Son Düzlük

Eğer başımıza bir son dakika kazası gelmezse, son düzlükteyiz. Yarın Türkiye, yakın tarihin en kritik seçimi için sandık başına gidecek. Sağından soluna tüm Türkiye siyaseti, ülkenin rotasını hızla yolsuzluk, görgüsüzlük ve otoriterleşme ile bezeli bir Ortadoğu diktatörlüğüne doğru yönelten Erdoğan rejiminin önünü kesmek için var gücüyle mücadele ediyor.

Devamını oku...

Kader Anı...

Türkiye siyasetinin değişmezlerinden biri daha gerçekleşti ve partisinin üzerine basarak gözünü cumhurbaşkanlığına diken tüm muhteris liderlerin başına gelen, Erdoğan’ın da başına geldi. Başkanlık sistemini bunun için istiyordu Erdoğan ama henüz partisinin başındayken, kendisi dışında güçlü bir başkan yaratmayı göze alamadığı için yapamadı.

Devamını oku...

FAZ 2

Taşra muhafazakârlığına ve orta sınıf ahlakına kocaman bir selam çaktığına bakılırsa Başbakan, büyük kentlerde durumunu üç aşağı beş yukarı netleştirdiğini düşünüyor olmalı.

Devamını oku...

Yalnız ve Güzel Ülkem...

Son dönem TC dış politikasına dair, Başbakanlık Danışmanı İbrahim Kalın’ın kullandığı “değerli yalnızlık” kavramı çokça tartışıldı. İbrahim Bey’e patentlense de hatırlayacaksınız, aslında “yalnız Türkiye” ifadesini ilk kez 2008’de 61. Cannes film festivalinde büyük ödülü alan Nuri Bilge Ceylan kullanmıştı: “Bu ödülü tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme adıyorum…”

Devamını oku...

Gezi'de Kim Ne Kazandı?

Sadece İstanbul ve Türkiye’yi değil, dünyayı sarsan “Gezi Direnişi”  18. Gününde hiç de küçümsenmeyecek bir başarı elde etti. “Her ne pahasına olursa olsun Gezi Parkı’nı yok edeceğim” diyen Erdoğan, “yargı kararı kesinleşene kadar Gezi’ye dokunulmayacak; yargı, idare lehine karar verse bile Gezi hakkındaki kararı İstanbul halkının oyuna sunacağı” çizgisine geldi.

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol