OXI, TSİPRAS, ABDÜLHAMİD HAN VE MENDERES...

Yunanlıların, küresel kreditörlerin dayattığı kemer sıkma politikalarına güçlü HAYIR yanıtı, Türkiye’de de büyük yankı uyandırdı. Komşunun OXI’si, Türkiye solunda SYRIZA’nın zaferinden sonra ikinci büyük coşku dalgasına yol açarken, özellikle AKP çevrelerinde şaşkınlık ve öfkeye yol açtı.

Sosyal ağlarda gündemin ilk sırasına yerleşen Komşudaki referenduma Türkiye solunun verdiği coşkulu tepkiye karşılık AKP’li unsurlar “borcunu ödememek ne demek arkadaş?” tepkisi verdiler. Tabii 22 milyar dolarlık IMF borcunu ödemekle övünürken, 2014 Mart ayı itibarıyla 387 milyar dolarlık dış borcu halkın sırtına yükleyen bir anlayışın, Tsipras’ın tavrını sevinçle karşılaması beklenemezdi. Fakat daha ilginci, “borcunu ödememek de nedir arkadaş?” diyenlerin, Türkiye’nin yakın tarihinde 3 kez moratoryum ilan ettiğinden hiç bahsetmiyor olmaları… Üstelik bu moratoryumlardan ilkinin o çok sevdikleri “Abdülhamid Han” döneminde, 1881’de, ikincisinin Demokrat Parti iktidarında, 1958’de ilan edildiğini “Menderes’le çok yakın tarihi, siyasal ve duygusal bağ kuranların” hiç dillendirmemeleri…

Moratoryum, yani bir devletin borçlarını ödeyemez duruma geldiğini ilan ve iflasını ilan etmesine Türkiye aslında hayli aşina. İlk moratoryum, 1881 Muharrem Kararnamesi ile ilan edildi.

Gelin kısaca yakın tarihteki bu iki moratoryumu hatırlayalım:

ABDÜLHAMİD HAN VE İLK İFLAS: MUHARREM KARARNAMESİ

Osmanlı Devletinin ödeyemediği iç ve dış borçlarını düzenlemek amacıyla, alacaklıların talepleri doğrultusunda şekillendirilerek 20 Aralık 1881 (28 Muharrem 1299) tarihinde açıkladığı mali kararlar, "Muharrem Kararnamesi" olarak anılır...  Osmanlı Devleti 1854 Kırım Savaşı'ndan sonra ilk kez borçlanmaya başlamıştır. Bu tarihten itibaren 20 yıl boyunca çeşitli aralıklarla iç ve dış piyasalardan borçlanılmıştır. Ancak bu kaynaklar verimli değerlendirilemediğinden dolayı borçların vadesi gelince ödeme sıkıntısı çekilmiş, zamanla anapara ve faizler ödenemez hale gelmiştir. En nihayetinde 1874-1875 yıllarında bütçe dengesi tamamen bozulmuş, gelirler borç faizlerini bile karşılayamaz olmuştur. Bunun neticesinde 30 Ekim 1875 tarihinde “Ramazan Kararnamesi” ile maliyenin iflası ve borçların ödenmesi ile ilgili bir plân ilan edilmiştir. Nisan 1876 tarihinden sonra ise borç geri ödemeleri tamamen durdurulmuştur.

1876-1881 yılları arasında Osmanlı Devleti'nin borçların ödenmesiyle ilgili mali sistemi düzenleyici çalışma yapamaması sonrasında, alacaklı devletlerin ve bankerlerin yoğun baskı ve lobileri neticesinde çeşitli müzakereler yapılmış ve alacaklıların anaparadan önemli ölçüde indirim yapmaları konusunda uzlaşılmasının ardından, 20 Aralık 1881 (28 Muharrem 1299) tarihinde açıklanan Muharrem Nizamnamesi(Kararnamesi) ile borçların ödenmesi için devletin iktisadi faaliyetlerinin yönetimi yabancıların kontrolüne verilmiştir. Bundan sonra Avrupalı devletler Tuz, İpek, Tütün, Alkollü içecek ve balık sektörlerinden gelecek olan vergilere el koymuştur. Bununla beraber Avrupa sermayesinin etkinliği artmıştır.

Kararnameye göre borçların ödenmesi için devletin tüm iktisadi faaliyetlerini yabancılar adına kontrol etmek amacıyla Duyun-u Umumiye (Borçlar İdaresi) kurulmuştur. Bu kararname neticesinde devlet ekonomik olarak bağımsızlığını kaybetmiştir.

GALATA BANKERLERİNDEN ALINAN BORÇLARLA DOLMABAHÇE SARAYI YAPTIRILMIŞTI...

Çok ilginçtir, Galata Bankerlerinden alınan borçlarla Kırım Seferi düzenlenmiş, büyük toprak kaybıyla sonuçlanan bu seferden sonra yine aynı Bankerlerden alınan borçla Dolmabahçe Sarayı yaptırılmıştı…

Ahmet Saltık, bu süreci şöyle aktarıyor: 1854’te Galata’daki varlıklarını İngilizlerden öğrendiği (!) Yahudi bankerlerden İngiltere aracılığı ile ilk borcu alan ve tıpkı eroin bağımlısı gibi “hızla Borçkolikleşen” Osmanlılar, borç para ile Kırım seferi düzenleyerek en büyük toprak yitiğine uğramıştı.

Sonrasında Dolmabahçe sarayı da böylesine borçla yapılmış ve çok değil 24 yıl sonra uluslararası iflas (Moratoryum) masasına oturtulmuştu.

 Bu arada Fransa Limni adasını – limanını kuşatıp bombalayarak Osmanlıdan alacaklarını tahsile çabalamıştı.

1881 ise Osmanlı maliyesine İngiltere – Fransa ve İtalya’nın “Düyun-u Umumiye” adıyla el koydukları tarihtir. Padişah hazretleri Kızıl Sultan 2. Abdülhamit,
Muharrem Kararnamesi‘ne kuzu kuzu imza koymuştu.

 MENDERES VE 1958 MORATORYUMU

1958 yılı, bu yılda girişilen istikrar programının gerektirdiği destekleyici dış kredilerin alınması sebebiyle en fazla borçlanılan yıl olmuştur. Temmuz 1958 Devalüasyonu ve istikrar programı ile soruna çözümler aranmış fakat bulunamamıştır. 1958 yılında borç erteleme ilan edilmesi ve dış borçların faiz ve taksitlerinin ödenmemesi bir çeşit iflastır ve 1959 Paris anlaşması ile bu iflas belgelenmiştir. Bu anlaşmada alınan kararlar 4 Ağustos kararları diye anılmaktadır. Bu anlaşmanın uzantısı olarak 11.05.1959’da borçların anapara ve faizlerinin 1971 sonuna kadar tasfiyesi kabul edilmiştir.

5 Temmuz 2015’te Yunanlıların OXI’sini “borçtan kaçmakla” eleştirenler, elbette nihai olarak ne Tsipras yönetiminin ne de Yunanlıların “borçtan kaçmadıklarını, kaçamayacaklarını” biliyorlar. Tsipras Hükümeti ve onu destekleyen Yunanlılar, yıllar süren kötü yönetimden ve tabii küresel kreditörlerin aç gözlülüğünden kaynaklanarak büyüyen borçları ülkeyi iflasa sürüklemeyecek, yükü yoksulların sırtına bindirmeyecek bir plan talep ediyorlar. Nitekim Tsipras Hükümeti, referandumda OXI kararı çıkar çıkmaz bir açıklama yaparak, kreditörlerle “makul ve uygulanabilir bir plan için” görüşmeye hazır olduklarını açıkladılar.

Ne Abdülhamit Han ve Menderes’in sonuçta devasa borçları Türkiye’nin yoksul halkına ödetmesine benzemiyor Tsipras’ın tutumu, ne de 12 yılda dünyaya 387 milyar dolar borçlanıp, IMF’ye 22 milyar dolar borcu ödedik diyenlerin tavrına…

 

Yararlanılan Kaynaklar:

Faruk Yılmaz, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dış Borçlar, Duyun-u Umumiye

Ahmet Saltık, Yunanistan’ın Borç Bunalımı ve Türkiye Dersleri

 

Son DüzenlenmeSalı, 31 Mayıs 2016 20:29
Öğeyi Oyla
(0 oy)
Bu kategoriden diğerleri: « Son Düzlük Barışı İstemek »

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık