Tarihi Seçim

Tarihi bir seçim arifesinde Türkiye… Sadece Cumhurbaşkanının ilk kez halkoyuyla seçileceğinden dolayı değil.

İlk kez herhangi bir üniformalı müdahalesi, yönlendirmesi olmadan, tamamen sivil irade ile Cumhurbaşkanı seçimi yapılıyor. 1938’de M. Kemal’in vefatından 2007’de Abdullah Gül’ün seçilmesine kadar tüm Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisine “kurucu ve kollayıcı irade” misyonunu yükleyen ordunun açık ya da dolaylı etkisi olmuştu.

Turgut Özal’a kadar tüm Cumhurbaşkanlarının asker kökenli olması, Özal sonrasında da ordunun Cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahil olma isteği, en son Abdullah Gül’ün seçilmesi sırasında, dönemin Genelkurmay Başkanının “sözde değil özde laik Cumhurbaşkanı” isteğini dile getirmesiyle kendisini göstermişti. Bu da “kesmemiş”, o güne dek hiç başvurulmayan bir yöntem devreye sokulmuştu: “367 şartı!”.  

2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar sistem, Mecliste “ilk turda nitelikli çoğunluk” (367 milletvekilinin oyu) ve sonraki 2 turda da “salt çoğunluk” (276 milletvekilinin oyu) esasına göre işliyordu. Fakat AKP’nin meclisteki ezici çoğunluğu karşısında Abdullah Gül’ün seçilmesinin engellenemeyeceği anlaşılınca, ordunun da telkiniyle (meraklı okuyucunun bu konuda eski ANAP Genel Başkanlarından Erkan Mumcu’nun açıklamalarına göz atmasında yarar var) Cumhurbaşkanlığı seçimi için 367 şartı getirilivermişti…

Türkiye Cumhurbaşkanlarının nasıl ve kaç oyla seçildiği üzerinde pek durulmaz… Hatırlayalım:

TARİH

CUMHURBAŞKANI

TBMM ÜYE SAYISI

KATILAN ÜYE

ALDIĞI OY

29 Ekim 1923

M. Kemal Atatürk

281

158

158

1 Kasım 1927

M. Kemal Atatürk

316

281

281

4 Mayıs 1931

M. Kemal Atatürk

317

289

289

1 Mart 1935

M. Kemal Atatürk

399

386

386

11 Kasım 1938

İsmet İnönü

399

348

348

3 Nisan 1939

İsmet İnönü

429

413

413

8 Mart 1943

İsmet İnönü

455

435

435

5 Ağustos 1946

İsmet İnönü

465

451

388

22 Mayıs 1950

Celal Bayar

487

453

387

14 Mayıs 1954

Celal Bayar

541

513

486

1 Kasım 1957

Celal Bayar

610

413

413

26 Ekim 1961

Cemal Gürsel

638

607

434

28 Mart 1966

Cevdet Sunay

634

532

461

6 Nisan 1973

Fahri Korutürk

635

557

365

7 Kasım 1982

Kenan Evren

-

-

-

31 Ekim 1989

Turgut Özal

450

285

263

16 Mayıs 1993

Süleyman Demirel

450

431

244

5 Mayıs 2000

Ahmet N. Sezer

550

533

330

27 Nisan 2007

Abdullah Gül

550

448

339

Dikkatle bakılırsa, 1973’ten bu yana hiçbir Cumhurbaşkanının seçilmesinde 367 milletvekilinin oyu koşulu aranmamışken, 2007’de sırf Abdullah Gül’ün seçilmesini engellemek için ordunun da telkiniyle yapılan dayatmanın hukuksuzluğu ortada… Eğer 367 milletvekilinin oyu, Gül’ün seçilmesini engellemek için iddia edildiği gibi “mutlak bir koşul idiyse” Özal, Demirel ve Sezer’in Cumhurbaşkanlıkları meşruiyetini yitirmiş oluyordu. “Kurucu irade”, AKP adayının önünü kesebilmek için hukuk içi yolları işte bu kadar şuursuzca zorlayabilmişti… Eğer “merkez sağ ve sol siyaset” ordunun da telkiniyle “kendi hukukunu” bile tanımayan zorlamalara başvurmasaydı, bugün Cumhurbaşkanını seçmek üzere sandığa gitmiyor olacaktı Türkiye… Fena mı oldu? Bence her işte bir hayır var…

“Tarihi seçim” dedik ya…  3 Aday ve etraflarındaki bileşenler de çok ilginç bir kombinasyon oluşturuyor…

CHP ve MHP’nin başını çektiği 13 siyasi parti ortak bir “Çatı Aday” üzerinde mutabakat sağladı: Ekmeleddin ihsanoğlu!

Şöyle bir bakalım, kim kimi destekliyor?

RECEP TAYYİP ERDOĞAN

AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi)

EKMELEDDİN İHSANOĞLU

CHP (Cumhuriyet Halk Partisi

MHP (Milliyetçi Hareket Partisi)

DSP (Demokratik Sol Parti)

BBP (Büyük Birlik Partisi)

BTP (Bağımsız Türkiye Partisi)

DP (Demokrat Parti)

DYP (Doğru Yol Partisi)

HAP (Hak ve Adalet Partisi)

KP (Kadın Partisi)

TSİP (Türkiye Sosyalist İşçi Partisi)

DHP (Devrimci Halk Partisi)

TURKParti (Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma P.)

LDP (Liberal Demokrat Parti)

SELAHATTİN DEMİRTAŞ

HDP (Halkların Demokrasi Partisi)

EMEP (Emek Partisi)

DSİP (Devrimci Sosyalist İşçi Partisi)

YSGH (Yeşiller ve Sol Gelecek)

DİP (Devrimci İşçi Partisi)

EHP (Emekçi Hareket Partisi)

SYKP (Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi)

ESP (Ezilenlerin Sosyalist Partisi)

SDP (Sosyalist Demokrasi Partisi)

BOYKOTÇULAR

Komünist Parti

Halkın Türkiye Komünist Partisi

Hak-Par

İKP (İşçi Kardeşliği Partisi)

Saadet Partisi

Devam edelim, bu seçimi “tarihi” kılan konulara…

Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Cumhurbaşkanı adayı “Kürt kimliğiyle” yarışıyor: Selahattin Demirtaş… Üstelik tek başına da değil. Beraberinde Türkiye’nin tüm etnik, dinsel, cinsel ve siyasal “ötekilerini” de getirerek. Cumhuriyet tarihinde ilk kez Çankaya Köşküne aday olan biri, “Vicdani Ret bir haktır” diyor. “Ben Türklerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Lazların, Çerkezlerin, Süryanilerin, Ezidilerin, Sünnilerin, Alevilerin, kadınların, lgbtt bireylerin” adayıyım diyor tek tek adlarını sayarak. Erdoğan’ın “bana ne çirkin şeyler söylediler. Gürcü olduğumu söylediler. Daha da çirkini, afedersiniz Ermeni dediler” sözüne karşılık gülümseyerek “Ben Zaza, Kürt ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir adayım” diyor… İlk kez bir Cumhurbaşkanı adayı “Askersiz Kıbrıs” diyor.

Sonuçları ile de tarihi bir seçim olacak bu… Bu seçim, Türkiye’nin siyasi kaderini de değiştirecek. Erdoğan seçilirse muhtemelen çok kısa süre içerisinde yarı başkanlık ya da başkanlık sistemi tartışmaları başlayacak ve Türkiye’nin Parlamenter demokrasisi yerini başka bir sisteme bırakacak…

“Mevcut yetkileri sonuna kadar kullanacağını” açıkça beyan eden Erdoğan seçilirse, Cumhuriyet tarihinin en güçlü, en otoriter Cumhurbaşkanı Çankaya’ya oturmuş olacak. Mevcut Parlamenter Demokraside daha önce benzeri görülmemiş biçimde yetki kullanan fakat mevcut yasalar karşısında eskiden olduğu gibi “sorumsuz” bir Cumhurbaşkanı olacak Erdoğan… Yetkilerini sonuna kadar kullanan fakat yasalar gereği kullandığı yetkilerin sonuçlarından sorumlu tutulamayacak bir Cumhurbaşkanı… Dünyadaki yarı başkanlık ya da başkanlık sistemlerinin gereği olan yasal altyapının oluşturulmadığı bir parlamenter demokratik sistemde, başkanlık sistemi yetkilerini kullanmayı arzulayan bir Cumhurbaşkanı…

10 Ağustos, tüm sonuçlarıyla birlikte Türkiye, Kıbrıs, Ortadoğu ve Avrupa için tarihi bir gün olacak… Şimdiden hayırlı olsun… 

(Kıbrıs Detay Gazetesi, 8 Ağustos 2014)

Son DüzenlenmePazar, 15 Mart 2015 21:29
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık