Logo
Bu sayfayı yazdır

Şimdi Samimiyet Zamanı...

Anayasa Değişiklik Paketi önümüzde. Herkes tartışmalı, herkes fikrini söylemeli...

Anayasa değişiklik paketi taslağı kamuoyuyla paylaşıldı ve TBMM’ye tartışılmak üzere sevk edildi. Kimse “üzerime vazife değil” demesin.

Herkesin, hepimizin anayasa değişikliği paketi üzerine söyleyecek sözü olmalı. Bu, toplumun her kesimini yakından ilgilendiren bir konu çünkü.

 

Hatırlayalım: 12 Eylül 1980’de generaller anayasal düzeni silah zoruyla yıkıp, parlamentoyu feshetmişlerdi. Silah zoruyla yıktıkları anayasal düzen yerine, kendi Türkiye algılarına uygun yeni bir anayasayı, 1982 anayasasını topluma dayatmışlardı. Cunta başı, kentten kente dolaşarak yeni anayasanın faziletlerini anlatmış, buna karşılık 82 Anayasasını eleştirmek, tartışmak suç kabul edilmişti. Diktatörlük ortamında dayatılan 82 anayasası ile beraber kendisini devlet başkanı da “seçtiren” Evren, özel bir madde ile 12 Eylül döneminde halka karşı işledikleri suçların yargı önüne getirilmesini de engelleyecek önlemi almıştı.

82 Anayasası pek çok kez irili ufaklı değişikliklerle 2010’a kadar getirdi Türkiye’yi. Şimdi önümüze konulan kapsamlı bir anayasa değişikliği fırsatı var. Bu fırsat, AKP’nin vizyonuna, insafına bırakılamayacak kadar değerli bir fırsat. Bu fırsatı değerlendirip, toplumsal gelişime uygun, gerçekten demokratik bir tartışmanın ürünü ve Türkiye’yi 21. Yüzyılın değerlerine yaklaştıracak bir yeni anayasayı oluşturmanın önünü açabilmeliyiz.

Daha birkaç gün önce 100 bin Ermeni’yi sınırdışı etmekten söz ederek, 1915’in tehcir söylemini günümüze taşımaya kalkışan; daha birkaç gün önce “eşcinselleri ötekileştiren”, Kürt sorununa eli yüzü düzgün bir yaklaşım geliştiremeyen, çalışan kesimlerin yükselen taleplerine kulak tıkayan AKP liderliğinin,  böyle bir ruh haliyle Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu demokratikleşmenin zeminini oluşturacak bir anayasal değişikliğe imza atabileceği düşünülebilir mi?
Ya da CHP ve MHP’nin her konuda olduğu gibi, daha görmeden, görüp tartışmadan, tartışıp paketin cidarlarını genişletmeye, eksiklerini tamamlamaya, demokratikleştirmeye yeltenmeden topyekûn reddetmesiyle bir yere varılabilir mi?

Belki de temel soru, “1982 Diktatörlük Anayasası’nin değiştirilmesi gibi ciddi ve kapsamlı bir konunun sorumluluğu AKP, CHP, MHP gibi partilere bırakılabilir mi?” olmalıdır…
Bırakılamaz! Bırakılmamalıdır.

Bu nedenle bulunduğumuz her zeminde, sesimizi duyurabileceğimiz her alanda, her mecrada, bireysel ya da toplu olarak nasıl bir anayasa istediğimizi dile getirmekle yükümlüyüz… 82 Anayasasının baskıcı ruhunun özgürlükçü bir toplumsal mutabakata evrilmesi için tüm toplumsal kesimlerin derhal, acilen talep ve beklentilerini dile getirmesi gerekmektedir.

AKP’den gerçek bir demokratik anayasa değişikliği adımı beklemiyoruz. Ama hepimiz, el birliğiyle AKP’yi daha demokratik, daha özgürlükçü, toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçlarına yanıt vermeye en yakın bir anayasal değişikliğe zorlayabiliriz… Zorlamalıyız…

İlk bakışta AKP’nin anayasa değişikliği paketi bir çok olumlu değişimi içeriyor görünse de bu yetmez… Yetmemeli… 82 Anayasasından hepimiz yakınıyorduk. İşte şimdi kısmen de olsa bu diktatörlük anayasasının cidarlarını genişletme fırsatı var…
Şimdi hepimiz için samimiyet zamanı…

Son DüzenlenmePerşembe, 07 Mart 2013 17:06
Öğeyi Oyla
(0 oy)
Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.