Bir Çapkına Yangınım...

Sakin olun “gençler”, Kıbrıslı Türklere “akıl vermeyeceğim”. Yaklaşık 1 yıl önce söylemiştim söyleyeceğimi, “Allah taksiratını affetsin” denmiş bitmiş bir meftanın arkasından kötü konuşma âdetim yok zaten. Ne havaalanında gözlerinden meftun bakışlar fışkıran hanımefendiye, ne sebilhane maşrapası gibi dizilmiş kat kravat bakanlara sözüm olabilir. Her toplum layığınca, hak ettiklerince yönetilir ki bizim layığımızın, sizin layık olduklarınıza tam da layık oldukları gibi davrandıklarından şüphem yok. O yüzden sakin olun “gençler”… Gerçekten kimseye akıl vermeyeceğim…

TC Cumhurbaşkanı, kendisinden öncekilerin geleneğini sürdürerek ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdiği ve sadece kendisine oy veren %38’in (%74.5’in %51.8’i yaklaşık %38 eder zira) gösterebileceği bir sıcaklıkla karşılandığı Kuzey Kıbrıs’ta önemli açıklamalar yaptı.

“Biz tribünde bir seyirci değiliz, adı üzerinde garantör ülkeyiz. Garantör ülke olduğumuza göre Kuzey Kıbrıs’taki gelişmelerle ilgili her zaman elimiz Kuzey Kıbrıs’ın üzerindedir ve buraya yönelik söyleyecek sözlerimiz her zaman vardır ve bundan sonra da olacaktır” dedi TC Cumhurbaşkanı. Türkiye’nin garantörlüğünü hatırlaması ve hatırlatması önemliydi elbette fakat TC Cumhurbaşkanı ve onu hararetle alkışlayanların göz ardı ettiği bir gerçek var ki, Türkiye; Yunanistan ve İngiltere ile birlikte Kıbrıs’ın herhangi bir “parçasının” değil, tamamının garantörüdür. 11 Şubat 1959 tarihli ve hepi topu 4 maddelik “Garanti Anlaşması” hiç de karmaşık bir metin değil. (Bkz: http://www.sinandirlik.com/yeni/belgeler/kibris/item/117-garanti-anlasmasi.html)

Garanti Anlaşmasının 2.maddesini hatırlayalım ve hatırlatalım:

“Yunanistan, İngiltere ve Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1’nci maddede belirtilen taahhütlerini kaydederek, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, ülke bütünlüğünü, güvenliğini ve anayasanın temel maddeleri ile oluşan durumu (state of affairs) tanırlar ve garanti ederler.

Yunanistan, İngiltere ve Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin diğer herhangi bir devlet ile gerek birleşmesini. gerekse Ada’nın taksimini doğrudan doğruya, veya dolaylı olarak gerçekleştirmeye yardım ve teşvik edici bir amacı olan tüm hareketleri kendi yetki ve ilgileri oranında önlemeyi üstlenirler. “

TC Cumhurbaşkanının “Garantör ülke olduğumuza göre Kuzey Kıbrıs’taki gelişmelerle ilgili her zaman elimiz Kuzey Kıbrıs’ın üzerindedir ve buraya yönelik söyleyecek sözlerimiz her zaman vardır ve bundan sonra da olacaktır” sözlerini Garanti Anlaşmasının 2. Maddesi ile alt alta koyup okuduğunuzda; Türkiye’nin 1974’ten beri neden uluslararası toplum tarafından mahkûm edildiğini ve neden Adadaki varlığının açıkça “işgal” olduğunu anlamak hiç de zor değil…

Şu sıralar pek revaçta olan deyimle “Yeni Türkiye”; anlaşılan o ki, “Eski Türkiye’den” kalma “ana vatan-yavru vatan” söylemini terk etmeye hiç niyetli değil. Sadece “Yeni Türkiye” mi? Kıbrıs’ın Kuzeyinde de eski ve yeni işbirlikçilerin o bildik “şükran sana anavatan” nidaları da hayli güçlenmiş görünüyor.

Meftun bakışlardan, dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz “esas duruşta oturuşlara”, karşılama görünümlü mitinglere ve o mitinglere katılanların ilginç profillerine kadar her şey, Adada Kıbrıslı Türkler için tehlike çanlarının artık yeri göğü inlettiğini ortaya koyuyor… Başbakanken düzenlenen karşılama görünümlü mitingden çok daha kalabalık ve coşkuyla yeni Cumhurbaşkanını karşılamaya koşan kitleler, Kıbrıslı Türklerin sadece nüfus olarak değil, kültürel ve çok yakında siyasal olarak da azınlık durumuna düşeceğini ilan ediyor adeta…

Ben Kıbrıs’a ilk geldiğim günlerde gençlerin ağzından, bakanlık koridorlarında çalan cep telefonlarına kadar tek bir şarkı duyardım: “İşte bir sabah/ uyandığımda/ çav bella çav bella çav bella çav çav çav/ elleri kolları bağlanmış buldum yurdumu/ her yanı işgal altında”

Şimdiyse İstanbul’dan gördüğüm fotoğraflara bakılırsa şarkı değişmiş… İnce Saz’ın o şurubi şarkılarına doğru seyrelmiş duygular…

“bir çapkına yangınım/ her yanı bilsen ne hoş/ neşesine baygınım/sarhoşum sarhoş”

2 Eylül 2014, GazeddaKıbrıs

Öğeyi Oyla
(0 oy)
Bu kategoriden diğerleri: « Kıbrıs İçin İç! Ak Saçlı Kurt »

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık