Yasalar ve Hayatın Gerçekleri...

Kadınların toplumsal konumunu en azından kâğıt üzerinde eşitlemeye dönük ilk adımlardan biri sayılan Medeni Kanun’un 1926’da kabulünün üzerinden 88 yıl geçti.

Öncesi de var tabii…

Örneğin çok eşliliğin sınırlandırılmasına ilişkin yasa, II. Meşrutiyet döneminde, 1917’de kabul edilmiş. Kız ve erkek çocuklara eşit miras hakkını tanıyan “irade-i seniye” 1847’de kabul edilse de kız çocuklarına arazide eşit miras hakkının tanınması ancak 1858’de yasalaşabilmiş.

Kadınların köle ve cariye olarak satılmasını yasaklayan kanun 1856’da çıkarılmış.

Kız çocuklarının okutulmasını zorunlu hale getiren “Maarif-i Umumiye Nizamnamesi” 1869’da yayınlanmış ama kız çocuklarına ilköğretimi zorunlu kılan yasa 1876’da Kanun-i Esasi ile birlikte çıkmış.

Resmi nikâh zorunluluğu 1871’de getirilmiş. Bu düzenlemeyle birlikte evlenme yaşı erkekler için 18, kızlar için 17 olarak belirlenmiş. Zorla evlendirmelerin geçersiz sayılmasını yasalaştıran “Hukuk-ı Aile Nizamnamesi” de aynı yıl yayınlanmış.

Emine Semiye Hanım’ın, 1909’da Osmanlı Demokrat Fırkası’na üye olmasıyla birlikte kadınlar siyaset sahnesinde görülmeye başlanmışlar.

Kadınların devlet memuru olabilmeleri için yasal düzenleme 1913 yılında gerçekleştirilmiş ve bu düzenlemeden yararlanarak Telefon İdaresi’ne devlet memuru olarak giren ilk kadın Bedriye Osman Hanım olmuş.

1920’de Süreyya Ağaoğlu Hukuk Fakültesine kaydını yaptıran ve eğitimini tamamlayan ilk kadın avukat olmuş. Safiye Ali elini biraz daha çabuk tutmuş ve 1921’de Almanya’daki eğitimini tamamlayarak ilk kadın hekim unvanını almış. 1843’ten itibaren sadece ebelik eğitimi alabilen kadınlar herhalde Safiye Hanım’dan cesaret almış olacaklar ki, 1922’de Tıbbiye’ye 7 genç kız birden kayıt yaptırmış.

Sene 2014…

Türkiye’de “okuma yazma bilmeyen” yaklaşık 2 milyon 800 bin kişinin 2 milyon 300 bini kadın… Okuma yazma bilmeyen her 10 kişiden 8’i kadın…

Erkek nüfusun %70’i iş gücüne dâhilken, kadın nüfusun ancak dörtte biri iş yaşamına katılabiliyor. Kamu personelinin sadece %36’sı, bürokraside üst düzey yöneticilerin yalnızca % 10.3’ü kadınlardan oluşuyor. 81 il valisinden sadece 1’i, 189 büyükelçiden sadece 22’si kadın.

2012-2013 öğretim yılında eğitim veren öğretmenlerin %51.7’sini kadınlar oluştururken, 81 İl Milli Eğitim Müdürünün yalnızca %2.5’i, İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin % 5’i, İlköğretim Okul Müdürlerinin ise yalnızca %13.2’si kadınlardan oluşuyor.

Daha kötüsü de var…

Eşi ya da eski eşi tarafından fiziksel şiddete maruz kalan kadınların oranı % 39… Kentte fiziksel şiddete uğrayan kadınların oranı %38 iken kırsal kesimde bu oran %43.

Fiziksel ve cinsel şiddeti bir arada yaşayan kadınların oranı % 41.9… Yaşadığı şiddeti kimseye anlatamayacağını söyleyen kadınların oranı % 48.5

2013 yılının ilk 9 ayında öldürülen kadın sayısı 842…

Hadi biraz daha dalalım rakamlara…

2013 yılında 5’i Türkiye’de olmak üzere, dünyada 238 transseksüel öldürüldü. Son 5 yıla bakıldığında dünyada 1374, Türkiye’de 34 transseksüel cinayeti işlendi.

Demem o ki kâğıt üzerindeki yasal düzenlemeler hayatta karşılığını bulmadığı sürece yaşanılan gerçeklikleri değiştirmiyor.

Yasalara bakarsanız Türkiye’de kadınların pek çok hakkı güvence altına alınmış durumda. Ama bakın sadece geçen yıl günde 2 kadın cinayete kurban gitmiş…

Dün, Kıbrıs’ın Kuzeyinde çağ dışı Fasıl 154’ü tarihin çöplüğüne süpürmek için kalkan o güzel eller, LGBTT bireylerin prangalarından sadece birinin kilidini kırdılar. Yasa tasarısı etrafında medyada ve kamuoyunda yapılan tartışmaları izlerken tanık olduğumuz yaklaşımlar, LGBTT bireyleri eşitlik ve hak mücadelesinde daha çok uzun, çok dikenli bir yolculuğun beklediğini gösteriyor. Toplumun en “mürekkep yalamış” kesimlerine mensup unsurların yaptığı çıkışlar, heteroseksizmin nasıl sinsice kafaları teslim aldığını ve kendi dışındaki hayatlara bırakın tahammül etmeyi, böyle bir tahammül ortamını tahayyül etmekte zorlandıklarını ortaya koyuyor.

Heteroseksizm ve onun kaba uzantısı homofobi, Kuzey Kıbrıs’ta küçümsenmeyecek bir darbe yedi. Artık yasal olarak suçlanamayacak LGBTT bireyler için asıl zorlu mücadele şimdi başlıyor… Hayatın her alanında tam eşitlik ve gerçek bir özgürleşme için…

28.01.2014 Gazedda Kıbrıs

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık