Ara Rapor...

11 Haziran'da "tabağımda aslında ne var?" sorusuyla başladığım yolculuk ilk 15 gününü tamamladı. Çok fazla soru geldiği için bir "ara rapor" uygun olur diye düşündüm. Emin olun düşündüğüm, düşündüğünüz kadar "zor" değil hiç bir şey... 

ilk haftayı (11-18 haziran) sıfır hayvansal gıda ile geçirdim. Et, süt, peynir, yumurta dahil tamamen hayvansal gıdadan uzak bir haftaydı. Düşündüğüm/düşündüğünüz kadar zorlanmadım...

Çok şanslıyız. Hâlâ çeşit çeşit sebzelere, tahıllara, mantarlara kolayca erişilebilen bir ülkede yaşıyoruz. Endüstriyel canavarlıktan uzak kalarak hayatımızı sürdürebileceğimiz geniş bir alan var... 

İlk hafta biraz "sertti"... "Sıfır" hayvansal gıda tüketimi ile nasıl bir hafta geçireceğimi merak ettim. Öncelikle şu yanlışı düzeltmek gerek sanıyorum: "Sıfır hayvansal gıda" demek, proteinsiz bir hayat demek değil. Üstelik ilk akla geldiği gibi, tahıllara abanarak protein ihtiyacını karşılamak zorunda da değiliz. Mantarlar var... Türkiye bir mantar cenneti. Hem lezzetiyle hem protein değeriyle "etten" hiç de aşağı kalır yanı yok mantarların. Bildiğimiz, marketlerde kolayca erişilen kültür mantarları zaten bol ve ucuz. (Etin kilosu 35-40 TL arası, mantarları ise 8 ila 15 liraya kadar bulabiliyorsunuz). Kadıköy çarşısının yakınında olduğum için şanslıyım. Burada her türlü taze malzemeyi kolaylıkla bulmak mümkün. 

ilk hafta günlük menümde bol yeşillik, domates, her türlü sebze (nohut ve pirinçle pişirilerek) ve bol miktarda mantar tükettim. Özellikle kestane ve istiridye mantarı protein ihtiyacını mükemmel biçimde karşılıyor. normalde meyve tüketmem, öğün aralarında gün boyu meyve, kuru yemiş karışımları tükettim. Çok tahıllı ekmeklerle de destekleyerek geçirdim ilk haftayı... Şimdilik kendi ekmeğimi yapabilme becerim yok. Ama deneyeceğim:) 

Sabahları büyükçe bir kâsede bol yeşillik (nane, maydanoz, fesleğen, dere otu) bol domates ve zeytin, zeytinyağı, limon karışımı ile çok tahıllı ekmekler işimi gördü. Ara öğün olarak meyve atıştırdım bolca. Tahin-Pekmez hem lezzetiyle hem de besleyiciliği ile müthiş bir destek gıda. Hani o "şokobilmemneler" var ya, onlar bizim dededen kalma tahin-pekmezin yanında halt etmiş... Hele içine ceviz ya da fındık döverek ilave ederseniz, parmaklarınızı yersiniz!

Öğlen ve akşam yemeklerinde sebze, mantar, pilav ve makarna çeşitlerine başvurdum. Sebzeleri isterseniz pirinç, bulgur ya da nohutla birlikte pişirebilirsiniz. Çok lezzetli oluyor ve besin değerleri katlanıyor. Üstelik sebze, mantar, pirinç karışımları ile şaşırtıcı çeşitlilikte ve lezzette yemekler yapmak mümkün. Tatlı niyetine meyve, bir avuç kuruyemiş ya da tahin-pekmez... Ya da çilek başta olmak üzere meyveleri püre haline getirerek buzlukta biraz bekletmek suretiyle elde edeceğiniz "ev dondurması"... 

Et yok... Süt yok... Peynir yok... İlk hafta böyle geçti...

ikinci hafta Anadolu'da olmanın hem zorlayıcı hem kolaylaştırıcı yanları çoktu. Adana'dan, Urfa'dan, Kars'tan geçip de o kebaplara direnmek zor gibi görünebilir. Fakat hiç zorlanmadım. Bol yeşillik ve sebzeyi her yerde bulabildim. Çorbalar çok yardımcı oldu. Özellikle mercimek çorbası, neredeyse her gün tükettim. 

Anadolu'da köy peyniri, köy yumurtası bulmak çok kolay. Dolayısıyla ikinci hafta peynir ve yumurtayı ekledim menüye. Çayır çimende dolandığından emin olduğunuz tavukların yumurtalarını yemekte bir sakınca görmüyorum. 

Okuyup araştırdıkça temel problemin endüstriyel gıda olduğu kanısı güçlendi. Yine okuyup araştırdıkça kendi duruş noktamı belirlemeye çalışıyorum.

"şimdilik" Vardığım nokta şu: 

1- Endüstriyel gıdayı hayatımdan çıkarttım. (her türlü işlenmiş ürün yerine, Türkiye'de orijinali ve doğalı fazlasıyla mevcut zaten. İşin kolayına kaçmak yerine doğalına yönelmeyi daha akıllıca buluyorum kendi adıma)

2- Et- tavuk- balık meselesi... Bu konuda artık netim. Et ve tavuğu hayatımdan çıkardım. Karadeniz'de balık yemeyi denedim. Fakat rahatsız oldum ve balık konusunu "ileride yeniden düşünmek üzere" şimdilik rafa kaldırdım.

3- Yumurta meselesi... okuduğum ve izlediklerimden sonra endüstriyel yumurtaya kesinlikle hayır. marketlerden yumurta satın alırken, satın aldığınız marka her ne olursa olsun, erkek civcivleri "ekonomik değeri olmadığı gerekçesiyle" katlettiklerini ve binlerce tavuğu tıkıştırdıkları sözde "çiftliklerde" hayvanların sağlığını korumak için antibiyotik bastıklarını, daha da kötüsü hayvanlara yem olarak korkunç şeyler yedirdiklerini aklınızdan çıkarmayın. Yumurta yenebilir mi? Tabii yenebilir. Gerçekten köy, çiftlik ortamında ve gerçekten çayırda çimende serbestçe dolaşan tavukların yumurtaları olması kaydıyla. Kadıköy'de bir dükkan bu tür yumurtalar getiriyor. Oradan satın alabildiğim zamanlarda yumurta tüketeceğim. Yumurtayı sadece protein desteği olarak düşündüğüm için haftada 1-2 adedi geçirmeden kullanacağım. 

4- Süt meselesi... gerçi sütü zaten sevmem ama okuduğum ve izlediklerimden sonra endüstriyel süt tüketimine de kesinlikle hayır. Endüstriyel süt firmaları inekleri yüksek süt verimi için sürekli gebeliğe mahkum ediyorlar. "Verimli" (!) bir çiftlikte bir inek maksimum 100 günün sonunda yeniden gebe bırakılıyor. Yavru doğar doğmaz, sadece bir kez annesinin sütünü içebiliyor ve hemen anneden ayrılıyor. (Oysa biliyorsunuz, doğa süt denilen şeyi, anneler yavrularını beslesin diye veriyor). İçtiğimiz süt, buzağı ve kuzular içmeleri gereken sütü içemedikleri için soframıza geliyor... Sütü bir gereklilik olarak görmüyorum. Gerçekten serbest, köy/çiftlik ortamında yaşayan hayvanların sütünü bulabilirsem içebilirim. 

5- Dikkatli ve özenli bir beslenmeyle vücudun gereksinim duyduğu her türlü besin hayvansal ürünler dışındaki ürünlerde fazlasıyla mevcut. yapılması gereken tek şey biraz dikkat etmek sadece... Sağlıksız beslenen bir insanken şimdi yediklerime daha çok dikkat ederek, eskisinden daha düzenli ve sağlıklı besleniyorum. 

6- Temel sorunumuz ve düşmanımız endüstriyel gıda firmaları. Bunlarla mücadele her şeyden önce kendi tüketiminizi sınırlamak ve sıfırlamaktan geçiyor. Bu gayet mümkün. İlla birden bire, sert bir geçişle yapmanız şart değil. azaltarak, sınırlayarak sıfırlayabilirsiniz.

7- İsraf endüstriyel gıda firmalarının en büyük beslenme kaynağı. ihtiyacınız olmayan ürünü almayın. illa alacaksanız en küçük paketleri seçin. buzdolabınızı kontrol edin. aslında ne çok ürünü tüketemediğimiz için, son kullanma tarihini geçirdiğimiz için çöpe atıyoruz. onlar bunu iyi bildikleri için sürekli maxi, mega paketleri "ekonomik paket" diye bize iteliyorlar. Buzdolabınızı sürekli kontrol edin ve çöpe giden ürünü almayın.

Şimdilik bu kadar... İlerleyen tarihlerde, yazı dizimize bu tür küçük "ara raporlar" serpiştireceğim. 

Önceki Bölümler:

Başlarken...

Matrix!

En Az 3 Çocuk mu Dedi Biri?

Gıda Adaletsizliği

 

Son DüzenlenmeCuma, 27 Haziran 2014 11:19
Öğeyi Oyla
(3 oy)
  • Özlem Yağan

    Sinan bey merhaba;
    Öncelikle veganlıkla ilgili tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Ben de 1 yılı aşkın bir süredir veganım ve bu konuda sizinle fikirlerimi paylaşmak istedim.
    Köy yumurtası ve süt ile ilgili bazı eklemeler yapma ihtiyacı duydum.
    Köyde yumurtası için beslenen, serbest gezen tavuklar kuluçkaya yattıklarında çıkan civcivlerden erkek olanlar büyüyünce-vakitleri geldiğinde kesip yenir.
    Köylerde serbest gezen ineklerin süt vermeleri için doğurtulan yavrular; ya damızlığa ayrılır, bir süre kullanılır ve kesilir, ya süt danası olarak kesilir, ya besi olarak yetiştirilir ve kesilir ya da anneleri gibi süt makinesi olarak kullanılır ve kesilirler. Anneleri de malum bir süre süt almak için kullanıldıktan sonra kesilir.
    Maalesef insanlarda köyde serbest gezen, mutlu sömürü algısı yaratılıyor ancak mutlu ya da mutsuz her tür sömürü yanlış ve sonu ölüm.
    Hayvanların mal ve kaynak olarak görülmesi doğru değil. Hayvansal ürünler kullanmaya, tüketmeye ihtiyacımız yok. Sizin de yazınızda belirttiğiniz gibi hayvan yemeden ve sömürmeden de yaşamak mümkün, sağlıklı ve ucuz.
    Yeri gelmişken Hayvanlara Adil Davranma Kılavuzunu da sizinle paylaşmak isterim :)
    https://docs.google.com/file/d/0B4BoZ4boGqy6b0RiM2UzeFd5Zms/edit?pli=1
    İyi çalışmalar
    Özlem

    yazan Özlem Yağan Cuma, 27 Haziran 2014 13:09 Yorum Linki

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık