Çiya Sofrası

  • Perşembe, 16 Mayıs 2013 01:39

Gerçek bir "çirkin ördek yavrusu" hikâyesini "yerinde görmek" isterseniz Kadıköy Çarşı içerisindeki Çiya Sofrası 'na uğramalısınız. Neden mi "çirkin ördek yavrusu" hikâyesi?

80'lerin sonundan 90'ların sonuna kadar Kadıköy Çarşı'da küçük, salaş ama çok lezzetli kebapların servis edildiği mütevazı bir dükkândı Çiya.

En azından benim gördüğüm en güleç, en entelektüel kebapçı olan Musa Bey (Dağdeviren) kasada durur, müşterilerini gülümseyen bir yüzle ama hissedilir bir dikkatle izlerdi. Meğer o gülümseyen gözlerin ardında hayalleri olan bir adam varmış. Bir de baktık ki, o küçük, salaş kebapçı dükkânının karşısına kebabı aşan, Güneydoğu mutfağının en baba lezzetlerini sunan bir dükkân konduruverdi. O gün bugündür Çiya yılda en az 4 kez mutlaka uğranması gereken mekânlarım arasına girdi. Çirkin ördek yavrusu, şimdi alımlı bir kuğuya dönüştü.

Çiya'ya her mevsim dönümünde en az bir kez uğramalısınız. Zira menü mevsimden mevsime değişiyor. Bahar aylarında taze sarımsaklı, çağlalı, yenidünyalı lezzetler arasında kendinizi kaybedebilir, yaz aylarında vişneli, kirazlı yemeklerle damağınızı şenlendirebilirsiniz. Şıralar, şerbetler, birbirinden lezzetli çorbalar, salatalar, tatlılar tek tek yaşanması gereken deneyimlere dönüşüyor Musa'nın elinde.

Yetmedi, 3. dükkânı da konduruverdi Musa aynı sokağa. İstanbul'u ziyaret eden yerli-yabancı konuklarınızı gönül rahatlığıyla götürebileceğiniz, götürdüğünüzde hiç mahcup olmayacağınız olağanüstü bir lezzet durağı Çiya.

Rezervasyona gerek yok, bulduğunuz boş masaya yerleşebiliyorsunuz. Ama özellikle akşam saatlerinde, hele ki haftasonlarında yer bulmak hayli zorlaşıyor. İçki servisi yok. Fiyatlar oldukça makul.

yukarı çık