Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası Tam Metin, 1960

KIBRIS CUMHURİYETİ 1960 ANAYASASI Tam Metin

KISIM I -. UMUMİ HÜKÜMLER

MADDE 1

Kıbrıs Devleti, bu Anayasa gereğince, Cumhur Başkanı Kıbrıs Elen Cemaatı tarafından seçilen bir Elen ve Cumhur Başkan Muavini Kıbrıs Türk Cemaatı tarafından seçilen bir Türk olan, başkanlık rejimine sahip bağımsız ve egemen bir Cumhuriyettir

MADDE 2

Bu Anayasa maksatları bakımından-

(1) Elen Cemaatı, Elen aslından ve ana dili Elence olan veya Yunan kültür ananelerini paylaşan veya Elen-Ortodoks Kilisesine mensup bulunan bütün Cumhuriyet vatandaşlarını içine alır.

(2) Türk Cemaatı, Türk aslından ve ana dili Türkçe olan veya Türk kültür ananelerini paylaşan veya Müslüman olan bütün Cumhuriyet vatandaşlarını içine alır.

(3) Bu maddenin (1)'inci ve (2)'nci fıkraları hükümleri şumulüne girmeyen Cumhuriyet vatandaşları, bu Anayasanın yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde, ferd olarak Elen veya Türk Cemaatına katılmak hususunda ihtiyarlarını kullanırlar, fakat bunlar bir dini gruba mensup iseler bu takdirde, dini grup olarak ihtiyarlarını kullanırlar ve bunun üzerine seçtikleri Cemaatın üyesi sayılırlar:

Ancak, böyle bir dini gruba mensup olan herhangi bir Cumhuriyet vatandaşı, grubunun ihtiyarı ile bağlı kalmamayı tercih edebilir ve mezkur ihtiyarın kullanılmasından itibaren bir ay içinde Cumhuriyetin ilgili memuruna ve Elen ve Türk Cemaat Meclisleri Reislerine göndereceği yazılı ve imzalı bir beyanla mezkûr grubun mensup sayılacağı Cemaattan başka Cemaata mensup olmayı ihtiyar edebilir:

Ancak yine, mezkûr bir din ve grubun izhar ettiği ihtiyar, üyeleri adedinin gerekli sayıdan az olması sebebiyle kabul edilmediği takdirde, böyle bir grubun herhangi bir üyesi bu ihtiyarın red edildiği tarihten itibaren bir ay içinde, yukarıda mezkûr tarzda, mensup olmak istediği Cemaata katılmayı ferden ihtiyar edebilir.

Bu fıkra maksatları bakımından bir "dini grup", ayni dine inanan ve ayni mezhebe mensup veya bu dinin yetkisine tabi olan Kıbrısta mutader mukim şahıslardan, sayısı bu Anayasa yürürlüğe girdiği tarihte bini aşan ve bu tarihte en az beş yüzü Cumhuriyet vatandaşı olan bir grubu ifade eder.

(4) Bu Anayasanın yürürlüğe girmesinden üç ay sonra herhangi bir tarihte Cumhuriyet vatandaşı olan bir şahıs, bu maddenin (3) üncü fıkrasında gösterilen ihtiyar hakkını vatandaş olma tarihinden itibaren üç ay içinde kullanır.

(5) Bu maddenin (1) inci ve (2) nci fıkraları hükümleri şumulüne giren Cumhuriyetin bir Elen veya bir Türk vatandaşı, aşağıdaki şartlarla, üyesi olduğu Cemaata mensup olmaktan çıkarak diğer Cemaata katılabilir.

(a) ilgili vatandaşın böyle bir değişikliği istediğine dair ve Cumhuriyetin ilgili memuruna ve Elen ve Türk Cemaat Meclisleri Reisliğine sunduğu yazılı ve imzalı bir beyanı;

(b) diğer Cemaatın Cemaat Meclisinin tasvibi.

(6) Bu maddenin (3) üncü fıkrası hükümleri gereğince Elen veya Türk Cemaatına mensup sayılan herhangi bir fert veya dini grup, aşağıdaki şartlarla, mezkûr Cemaata mensup olmaktan çıkarak diğer Cemaata mensup sayılabilir:-

(a) ilgili fert veya dini grubun böyle bir değişikliği istediğine dair ve Cumhuriyetin ilgili memuruna ve Elen ve Türk Cemaat Meclisleri Reislerine sunduğu yazılı ve imzalı bir beyanı;

(b) diğer Cemaatın Cemaat Meclisinin tasvibi

(7) (a) evli bir kadın kocasının mensup olduğu Cemaata mensup olur;

(b) yirmi bir yaşından küçük ve evli olmayan bir erkek veya kız çocuğu, babasının mensup olduğu veya, babası bilinmediği ve evlatlık da edinilmediği takdirde annesinin mensup olduğu Cemaata mensup olur.

MADDE 3

1. Cumhuriyetin resmi dilleri Elence ve Türkçedir.

2. Teşrii, icrai ve idari muamele ve vesikalar her iki resmi dilde yazılır ve Anayasanın

açıkça gerekli kıldığı hallerde Cumhuriyet Resmi Gazetesinde her iki resmi dilde

yayınlanmak suretiyle ilan edilir.

3. Bir Elene veya bir Türke hitap eden idari veya diğer resmi vesikalar muhatabına göre

Elence veya Türkçe yazılır.

4. Adli muamelelerin yürütülmesi veya yapılması ve kararların yazılması, taraflar Elen ise

Elence, taraflar Türk ise Türkçe ve taraflar Elen ve Türk ise hem Elence hem de Türkçe

olur. Diğer bütün hallerde, bu maksatlarla kullanılacak dil veya diller 163'üncü madde

gereğince Yüksek Mahkeme tarafından yapılacak Mahkeme Tüzüğü ile tesbit edilir.

5. Cumhuriyet Resmi Gazetesinde her metin her iki resmi dilde ve ayni sayıda, yayınlanır.

6. (1) Cumhuriyet Resmi Gazetesinde yayınlanan herhangi bir teşriî, icrai veya idarî

muamele veya vesikanın Elence ve Türkçe metinleri arasındaki herhangi bir

fark, yetkili bir mahkeme tarafından hal edilir.

(2) Bir Cemaat Meclisinin Cumhuriyet Resmi Gazetesinde yayınlanan herhangi bir

kanun veya kararının muteber metni bu Cemaat Meclisinin dilindeki metindir.

(3) Cumhuriyet Resmi Gazetesinde yayınlanmamakla beraber başka suretle

yayınlanmış bulunan bir icrai veya idari muamele veya vesikanın Elence ve

Türkçe metinlerinde herhangi bir fark ortaya çıktığı zaman ilgili Bakanın veya

ilgili herhangi bir başka makamın hangi metin muteber veya doğru sayılması

gerektiği hakkında yapacağı beyan nihaî ve kesin olacaktır.

(4) Yukarıda söylenilen şekilde metinlerde bir fark görüldüğü herhangi bir halde,

yetkili mahkeme muhik addedeceği bir tazminata karar verebilir.

7. Madenî ve kağıt paralarda ve pullarda her iki resmi dil kullanılır.

8. Her şahıs, Cumhuriyet makamlarına resmi dillerden biri ile müracaat etme hakkını

haizdir.

MADDE 4

1. Cumhuriyetin Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarafından, müştereken

seçilecek tarafsız şekil ve renkte bir bayrağı olacaktır.

2. Cumhuriyet makamları ve Cumhuriyet kanunları ile veya bunlara göre kurulan amme

hükmi şahısları veya amme menfaatine yararlı teşekküller Cumhuriyet bayrağını asarlar

ve tatil günlerinde bu bayrak ile birlikte Yunan ve Türk bayraklarının her ikisini ayni

zamanda asmak hakkını haizdirler.

3. Cemat makamları ve müesseseleri tatil günlerinde, Cumhuriyet bayrağı ile birlikte Yunan

ve Türk bayraklarından birini ayni zamanda asmak hakkını haizdirler.

4. Cumhuriyetin herhangi bir vatandaşı veya, üyeleri Cumhuriyet vatandaşı olan, amme

müesseselerinden başka hükmi şahsiyeti haiz olan veya olmıyan herhangi bir müessese

gayri menkullerine, Cumhuriyet, Yunan veya Türk bayraklarından herhangi birini hiç bir

tahdide tabi olmaksızın asmak hakkını haizdir.

MADDE 5

Elen Cemaatı Yunan millî bayramlarını ve Türk Cemaatı Türk millî bayramlarını tesit etmek

hakkını haizdirler.

KISIM II - ANA HAK VE HÜRRİYETLER

MADDE 6

Bu Anayasanın açık hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, Temsiciler Meclisinin veya Cemaat

Meclislerinden herhangi birinin hiçbir kanun veya kararı ve icra kuvveti kullanan veya idari

görevler ifa eden Cumhuriyet dahilindeki herhangi bir organ, makam veya şahsın hiçbir muamele

veya kararı, iki Cemaattan biri aleyhine veya şahıs olması veya bir Cemaata mensup olması

dolayısiyle herhangi bir şahıs aleyhine ayırd edici olmıyacaktır.

MADDE 7

1. Her şahıs hayat ve vücut bütünlüğü hakkına sahiptir.

2. Kanunun ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında yetkili bir mahkemece

verilen bir hükmün infazı dışında, hiç kimsenin hayatına son verilemez. Kanun böyle bir

cezayı ancak teammüden katil, ağır hiyanet, devletlerarası hukuka göre korsanlık ve

askeri kanuna göre ölüm cezasını gerektiren suçlar için koyabilir.

3. Kanunla konduğu zaman ve gösterildiği tarzda aşağıdaki hallerde kesin olarak lüzumlu

olduğu kadar cebir kullanılarak hayata son verilmesi, bu maddenin ihlali suretiyle

yapılmış sayılmaz:

(a) şahsın veya mülkün, başka türlü kaçınılması ve tamiri imkansız ayni

derecede bir zarara karşı savunulması;

(b) bir şahsın, yakalanması için veya kanuna uygun tutukluktan kaçmasını

önlemek için;

(c) bir ayaklanmayı veya karşı koymayı bastırmak maksadiyle girişilen

hareketler.

MADDE 8

Hiçbir şahıs işkenceye veya gayri insani yahut haysiyet kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulamaz.

MADDE 9

Her şahıs insanca bir hayat ve sosyal güvenlik hakkına sahiptir. İşçilerin korunması, fakirlere

yardım ve sosyal sigorta sistemi bir kanunla temin edilir.

MADDE 10

1. Hiçbir şahıs köle veya kul edinilemez.

2. Hiçbir şahıs zorla veya mecburi olarak çalıştırılamaz.

3. Bu madde maksatları bakımından aşağıdaki haller "zorla veya mecburi çalıştırma"

sayılmazlar:-

(a) 11'inci maddenin hükümlerine uygun bir tutukluğun devamı sırasında

veya böyle bir tutukluktan şartla salıvermenin devamınca istenilen

çalışma;

(b) konulabilecek askeri bir hizmet veya, kanunla kabul edilmesi şartiyle,

inançları gereğince askerlik vazifesini yapmaktan kaçınan kimselere

mecburi askerlik yerine gördürülecek başka bir hizmet;

(c) fevkalade halde veya sekenenin hayat veya refahını tehdit eden afet

halinde yaptırılan hizmet.

MADDE 11

1. Her şahıs hürriyet ve şahsi güvenlik hakkına sahiptir.

2. Bir şahıs hürriyetinden ancak aşağıdaki hallerde kanunla konduğu zaman ve gösterildiği

tarzda mahrum edilebilir:-

(a) yetkili bir mahkemece mahkum edilen bir şahsın tutukluğu;

(b) Bir mahkemenin kanun ve bir emrine itaatsızlıktan dolayı bir şahsın

yakalanması veya tutukluluğu;

(c) bir şahsın bir suç işlediği makul şüphesi üzerine yetkili adlî makam

önüne getirilmesi maksadiyle veya bir suç işlemesini önlemenin veya

işledikten sonra kaçmasına mani olmanın makul olarak lüzumlu

görüldüğü hallerde yakalanması veya tutukluğu;

(d) bir küçüğün, islahı maksadıyle kanun ve bir emirle nezaret altına

alnıması veya yetkili adl ve makam önüne getirilmesi maksadiyle

kanun ve tutukluğu;

(e) bulaşıcı bir hastalık yayabilecek şahısların, akıl hastalarının,

alkoliklerin, uyuşturucu madde müptelalarının veya serserilerin

tutukluğu;

(f) Bir şahsın Cunıhuriyet topraklarına müsaadesiz girmesini önlemek için

veya bir yabancının; sınırdışı edilmesi veya iadesi muamelesine

girişilmesi sebebiyle, yakalanması veya tutukluğu.

3. Hiçbir şahıs, ölüm veya hapis cezasını müstelzim suç üstü bir cürüm halinde kanunla

konduğu zaman ve gösterildiği tarz müstesna, kanunun gösterdiği usullere uygun olarak

tanzim edilmiş gerekçeli adli bir varaka bulunmaksızın yakalanamaz.

4. Yakalanan her şahsa, yakalanmasını icabettiren sebepler yakalanması sırasında, anladığı

bir dilde bildirilir ve seçtiği bir hukukçunun hizmetinden istifadesine müsaade olunur.

5. Yakalanan şahıs, yakalandıktan sonra mümkün olan en kısa zamanda ve, daha evvel

tahliye edilmediği takdirde, her halde yirmi dört saat geçmeden bir hakim önüne çıkarılır.

6. Yakalanan şahsın önüne çıkarıldığı hakim, derhal, yakalanan şahsın anladığı bir dille

yakalanma sebeplerini araştırır ve mümkün olan en kısa zamanda ve her halde hakim

önüne çıkma tarihinden itibaren üç günü geçmeyen bir süre zarfında, uygun göreceği

şartlarla yakalananı ya tahliye eder veya, yakalanma sebebi suç hakkındaki tahkikat

tamamlanmadığı takdirde, yakalanmanın devamına karar verir. Hakim, zaman zaman, her

defasında sekiz günü geçmemek şartiyle, bu yakalanmanın devamına karar verebilir:

Ancak, yakalanma süresinin toplamı, yakalanma tarihinden itibaren üç ayı tecavüz etmez

ve bu sürenin sonunda yakalamayı tatbikle görevli her şahıs veya makam yakalanan şahsı

derhal serbest bırakır.

Hakimin bu fıkraya göre verdiği kararlar istinaf edilebilirler.

7. Yakalanması veya tutukluğu sebebiyle hürriyetinden mahrum bırakılan her şahıs,

tutukluğunun kanuna uygunluğu hakkında bu mahkemece süratle karar verilmesi için

kanun yollarına müracaat hakkına sahiptir. Tutukluğu kanuna aykırı görüldüğü takdirde

serbest bırakılması mahkemece emredilir.

8. Bu madde hükümlerine aykırı olarak bir yakalanmanın veya bir tutukluğun mağduru her

şahıs, dava açmak suretiyle tazminat almak hakkına sahiptir.

MADDE 12

1. Hiçbir şahıs, işlendiği zaman kanunen suç teşkil etmeyen bir fiil veya ihmalden dolayı

suçlu tutulamaz; ve hiçbir şahıs, bir suç için, işlendiği zaman kanunun bu suç için açıkça

gösterdiği cezadan daha ağır bir cezaya çarptırılamaz.

2. Bir suçtan dolayı beraat eden veya mahkûm olan bir şahıs, ayni suçtan dolayı tekrar

muhakeme edilemez. Hiçbir şahıs, ayni fiil veya ihmalden dolayı, bu fiil veya ihmal ile

ölüme sebebiyet verilmiş olmadıkça, iki defa cezalandırılamaz.

3. Hiçbir kanun, suçun, vahameti ile mütenasip bulunmayan bir ceza koyamaz.

4. Bir suçtan sanık her şahıs, suçluluğu kanuna uygun olarak ispat edilinceye kadar masum

sayılır.

5. Bir suçtan sanık her şahıs, aşağıdaki asgari haklara sahiptir :-

(a) hakkında yapılan ithamın mahiyet ve sebebinin anladığı bir dille ve

etraflı surette derhal kendisine bildirilmesi;

(b) savunmasını hazırlaması için kafi zamana ve kolaylıklara, sahip

olmak;

(c) kendini bizzat veya seçeceği veya, eğer kafi mali imkanlardan mahrum

bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, kendisine meccanen

tayin edilecek bir hukukçu vasıtasiyle savunmak;

(d) iddia sanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek ve savunma

tanıklarının da iddia tanıkları ile ayni şartlar altında celp edilmelerinin

ve sorguya çekilmelerinin sağlanması;

(e) mahkemede kullanılan dili anlayamadığı veya konuşamadığı takdirde

bir tercümanın yardımından meccanen faydalanmak.

6. Malların toptan müsaderesi cezasının konması yasaktır.

MADDE 13

1. Yalnız savunma veya amme sağlığı için lüzumlu veya yetkili bir mahkemenin ceza

olarak vermesi için kanunla konmuş tahditler dışında her şahıs, Cumhuriyet toprakları

dahilinde serbestçe seyahat etmek ve herhangi bir yerinde ikamet etmek hakkına sahiptir.

2. Her şahıs, kanunun koyduğu makul tahditler altında devamlı veya geçici olarak

Cumhuriyet topraklarını terketmek hakkına sahiptir.

MADDE 14

Hiç bir vatandaş, hangi şartlar altında olursa olsun, Cumhuriyetin dışına sürülemez veya içeri

girmekten alıkonulamaz.

MADDE 15

1. Her şahıs, hususi veya ailevî hayatına riayet edilmesi hakkına sahiptir.

2. Yalnız Cumhuriyetin güvenliği veya Anayasa düzeni veya amme güvenliği veya amme

nizamı veya amme sağlığı veya amme ahlakı yararına veya yalnız bu Anayasanın

herhangi bir şahsa sağladığı hak ve hürriyetlerin korunması için lüzumlu ve kanuna

uygun olanlar dışında bu hakkın kullanılmasına hiç bir suretle müdahale edilemez.

MADDE 16

1. Her şahsın meskeni tecavüzden masundur.

2. Kanunla konduğu zaman ve gösterildiği tarzda ve gerekçeli bir adli varakaya dayanılarak

veya evi işgal eden şahsın açık rızasiyle veya bir cebir suçunun mağdurunu veya

herhangi bir afetin kurbanlarını kurtarmak maksadiyle olanlar dışında, hiçbir meskene

herhangi bir şekilde girilemez veya içinde herhangi bir arama yapılamaz.

MADDE 17

1. Her şahıs, yazışmalarına ve kanunla yasak edilmiş vasıtalarla yapılmış olmaması şartiyle

sair haberleşmelerine riayet ve bunların gizli kalması hakkına sahiptir.

2. Kanunun yalnız tutuklular için mahkûmiyetten evvel ve sonra ve iflas masası devamınca

müflislerin iş yazışmaları ve haberleşmeleri hallerinde koyduklarının dışında bu hakkın

kullanılmasına müdahalede bulunulamaz.

MADDE 18

1. Her şahıs, düşünme, vicdan ve din hürriyetine sahiptir.

2. Akide veya ayinleri gizli olmayan bütün dinler serbesttir.

3. Bütün dinler kanun önünde eşittir. Cemaat Meclislerine bu Anayasanın verdiği yetkiler

mahfuz kalmak şartiyle; Cumhuriyetin teşri, icraî veya idarî hiç bir muamelesi hiçbir din

veya dinî müessese aleyhine ayırd edici olamaz.

4. Her şahıs, ibadet, öğretim, tatbik veya riayet şekilinde, tek başına veya toplu olarak,

alenen veya hususi surette, itikatını ikrar ve din veya inancını açıklamak ve din veya

inancını değiştirmek hürriyet ve hakkına sahiptir.

5. Bir şahsın dinini değiştirmesini sağlamak veya dinini değiştirmesini önlemek maksadiyle

bedeni veya manevi zor kullanılması yasaktır.

6. Bir kimsenin din veya inancını açıklamak hürriyeti yalnız Cumhuriyet güvenliği veya

Anayasa düzeni veya amme selameti veya amme nizamı veya amme sağlığı veya amme

ahlakı yararına veyahut yalnız bu Anayasanın herhangi bir şahsa sağladığı hak ve

hürriyetlerin korunması için lüzumlu ve kanunun koyduğu tahditlere tabidir.

7. On altı yaşından küçük bir şahsın dinini kanuni vasisi tayin eder.

8. Hiçbir şahıs, geliri tamamen veya kısmen mensup olduğu dinden gayri bir dinin yararına

tahsis edilmiş her hangi bir vergi veya resim ödemeye zorlanamaz.

MADDE 19

1. Her şahıs, her şekli ile söz ve ifade hürriyeti hakkına sahiptir.

2. Bu hak, herhangi bir resmî makamın müdahalesi ve memleket sınırları bahis konusu

olmaksızın kanaat ifade etme ve haber ve fikir alma ve verme hürriyetlerini içine alır.

3. Bu maddenin 1'inci ve 2'nci fıkralarındaki hakların kullanılması, yalnız Cumhuriyet

güvenliği veya Anayasa düzeni veya amme selameti veya amme nizamı veya amme

sağlığı veya amme ahlakı yararı için veya başkalarının şöhret veya haklarının korunması

veya bir sırrın ifşasının önlenmesi veya adliyenin otorite ve tarafsızlığının idamesi için

lüzumlu ve kanunun koyduğu formalitelere şartlara, tahditlere veya cezalara tabi

tutulabilir.

4. Gazeteler veya diğer basılı şeyler, Cumhuriyet Baş Savcısının yazılı müsaadesi

olmaksızın toplattırılamaz. Bu müsaade, en geç yetmiş iki saat içinde yetkili mahkeme

kararı ile tasdik olunmadığı takdirde toplattırılma kalkar.

5. Bu madde hükümleri, Cumhuriyetin ses ve rüyet yayınları veya sinema işletmeleri için

ruhsat alınmasını istemesine engel olmaz.

MADDE 20

1. İlgili cemaat kanununa uygun ve yalnız Cumhuriyetin güvenliği veya Anayasa düzeni

veya amme selameti veya amme nizamı veya amme sağlığı veya amme ahlakı veya

eğitim seviye ve niteliği yararı için veya, ana babanın çocuklarına dini inançlarına uygun

bir eğitim sağlamak hakları dahil olmak üzere, başkalarının hak ve hürriyetlerinin

korunması için lüzumlu formalitelere, şartlara veya tahditlere tabi olmak kaydı ile, her

şahıs, öğretim veya eğitim görmek ve her şahıs veya müessese, öğretmek veya eğitmek

hakkına sahiptir.

2. İlk eğitimi Elen ve Türk Cemaat Meclisleri kendi Cemaat İlk Okullarında parasız

sağlıyacaklardır.

3. İlk eğitim, ilgili cemaat kanununca tesbit edilecek okul çağındaki bütün vatandaşlar için

mecburidir.

4. İlk eğitimden gayri eğitim, layık ve uygun bulunan hallerde, Elen ve Türk Cemaat

Meclislerince; ilgili bir cemaat kanunu ile tesbit olunacak hüküm ve şartlara göre,

sağlanacaktır.

MADDE 21

1. Her şahıs, asayişi bozmamak kaydı ile toplanma hürriyeti hakkına sahiptir.

2. Her şahıs, kendi menfaatlerini korumak için, sendikalar tesis etmek ve, sendikalara

girmek hakkı da dahil olmak üzere, başkaları ile bir araya gelerek dernek kurma hürriyeti

hakkına sahiptir. Hiçbir şahıs, 3'üncü fıkradaki tahditlere rağmen, bir derneğe girmeye

veya bir derneğin üyeliğinde kalmaya zorlanamaz.

3. Bu maddedeki hakların kullanılmasına, yalnız Cumhuriyet güvenliği veya Anayasa

düzeni veya amme selameti veya amme nizamı veya amme sağlığı veya amme ahlakı

yararı için veya yalnız, böyle bir toplantıya katılıp katılmadığına veya böyle bir derneğin

üyesi olup olmadığına bakılmaksızın, herhangi bir şahsa bu Anayasa ile tanınan hak ve

hürriyetlerin korunması için kesin olarak lüzumlu olan ve kanunun gösterdiklerinden

başka tahditler konamaz.

4. Hedef veya faaliyetleri Anayasa düzenine aykırı her dernek yasaktır.

5. Bu hakların, silahlı kuvvetler, polis veya jandarma mensuparınca kullanılmasına bir

kanunla tahditler konabilir.

6. Bu madde hükümleri, şirketlerin, birliklerin ve kar için faaliyette bulunan diğer

derneklerin kurulmasına, teşekkül veya hükmî şahıs olma, ortaklık (ortakların hak ve

mükellefiyetleri dahil), sevk ve idare, tasfiye ve fesih konularını düzenliyen kanun

hükümlerine tabi olarak tatbik edilir.

MADDE 22

1. Evlenme çağına erişen her şahıs, bu Anayasa hükümleri gereğince kendisine

uygulanabilecek evlenmeye dair kanuna göre evlenmekte ve bir aile kurmakta hürdür.

2. Bu maddenin 1'inci fıkrasının hükümleri, aşağıdaki hallerde aşağıdaki tarzda uygulanır:-

(a) 111'inci maddede gösterildiği üzere taraflara uygulanabilecek

evlenmeye dair kanun ayni olmadığı takdirde, taraflar, mezkur madde

gereğince ikisinden birine uygulanabilecek olan kanundan birinin

evlenmelerine uygulanmasını seçebilirler;

(b) 111'inci madde hükümleri evlenmeye taraf olanlardan hiçbirine

uygulanamaz ve taraflardan hiçbiri Türk Cemaatının üyesi değil ise,

evlenmeye, Temsilciler Meclisi tarafından yapılacak ve yaş, sağlık,

akrabalık derecesi ve çok karılılığın men'ine dair olanlardan başka

tahditler koymayacak olan bir Cumhuriyet, kanunu uygulanır;

(c) 111'inci madde hükümleri evlenmeye taraf olanlardan yalnız birine

uygulanabildiği ve diğer taraf Türk Cemaatının bir üyesi olmadığı

takdirde, evlenmeye, bu fıkranın (b) bendinde gösterilen Cumhuriyet

kanunu uygulanır:

Ancak, evlenmeye taraf olanlar, evlenmelerine cevaz vermesi şartı ile,

111'inci madde gereğince ikisinden birine uygulanabilecek olan

kanunun evlenmelerine uygulanmasını seçebilirler.

3. Bu madde hükmü, hiçbir suretle, Elen-Ortodoks Kilisesinin veya üyelerine 2'nci

maddenin (3) üncü fıkrası hükümleri uygulanacak olan herhangi diğer bir dini grubun,

evlenmeye dair olanlardan başka bu Anayasada gösterilen haklarına tesir etmez.

MADDE 23

1. Her şahıs, yalnız başına veya başkaları ile birlikte, herhangi bir menkul veya gayrı

menkul mal edinme, buna malik olma, zilyet olma, bundan intifa veya buna tasarruf etme

hakkına ve bu hakka riayet edilmesi hakkına sahiptir.

Cumhuriyetin, yer altı suları, madenler ve eski eserler üzerindeki hakkı mahfuzdur.

2. Bu maddede konanlar dışında, 1'inci fıkradaki hak hiçbir suretle kaldırılamaz veya

kısılamaz veya tahdit edilemez.

3. 1'inci fıkradaki hakkın kullanılmasına, amme selameti veya amme sağlığı veya amme

ahlakı veya şehir ve memleket planlanması veya herhangi bir mülkün amme menfaati

için geliştirilmesi ve faydalı kılınması yararına veya başkalarının haklarının korunması

için kesin olarak lüzumlu kısıntı veya tahditler kanunla konabilir.

Bir mülkün iktisadî değerini fiilen azaltan kısıntı ve tahditler için derhal tam bir tazminat

ödenir; anlaşmazlık halinde tazminatı hukuk mahkemesi tayin eder.

4. Cumhuriyet veya belediyeler veya, kendi yetkilerine tabi eğitim din, hayır veya spor

müesseseleri, teşekkülleri veya tesisleri için ve yalnız kendi Cemaat mensuplarından

olmak kaydı ile, Cemaat Meclisleri veya kanunun kendilerine zorla iktisap hakkı tanıdığı

amme hükmî şahısları veya amme menfaatine yararlı teşekküller, yalnız-

(a) Bu Anayasanın yürürlüğe girişi tarihinden itibaren bir sene içinde

çıkarılacak umumî bir zorla iktisap kanununda hususi surette

gösterilen ve amme menfaati yararına olan bir maksat için; ve

(b) bu maksadın, zorla iktisabı yapan makamın umumî zorla iktisap

kanunu hükümlerine uygun olarak verdiği ve zorla iktisap sebeplerini

açıkça bildiren bir kararı ile gösterilmesi halinde; ve

(c) Anlaşmazlık çıktığı takdirde bir hukuk mahkemesince tesbit edilecek

tam ve hakkaniyete uygun bir tazminatın nakten ve peşin ödenmesi

şartı ile, herhangi bir menkul veya gayrı menkul malı veya bu gibi mal

üzerindeki herhangi bir hak veya menfaati zorla iktisaba yetkilidirler.

5. Zorla iktisap edilmiş herhangi bir gayrı menkul mal veya bu gibi mal üzerindeki herhangi

bir hak veya menfaat, sadece bu iktisap maksadı için kullanılabilir. Bu maksat, iktisap

tarihinden itibaren üç sene içinde gerçekleşmediği takdirde, iktisap eden makam, bu üç

senelik sürenin sonunda iktisap edileni, iktisap fiatına eski sahibine iade etmeyi teklif

eder. Bu şahıs, kabul veya red cevabını, bu teklifi aldığı tarihten itibaren üç ay içinde

bildirilir ve kabul ettiğini bildirdiği takdirde, kabul tarihinden itibaren yine üç ay içinde

iktisap bedelini iade etmesi üzerine iktisap edilen hemen kendisine iade edilir.

6. Ziraî islah maksadı ile zorla iktisaplarda, toprak yalnız gayrı menkulü zorla iktisap edilen

malikin mensup olduğu Cemaate mensup şahıslara dağıtılabilir.

7. Bu maddenin 3'üncü ve 4'üncü fıkraları, herhangi bir verginin veya para cezasının tahsili,

herhangi bir hükmün infazı, mukaveleden doğma bir vecibenin ifası veya can veya malın

tehlikelerden korunması maksadı ile konmuş bir kanunun hükümlerine tesir etmez.

8. Cumhuriyet veya, kendi yetkilerine tabi eğitim, din, hayır veya spor müesseseleri,

teşekkülleri veya tesisleri için ve ancak maliki ve zilyeti kendi Cemaat mensuplarından

olmak kaydı ile, Cemaat Meclisleri, yalnız

(a) bu Anayasanın yürürlüğe girişi tarihinden itibaren bir sene zarfında

çıkarılacak umumî bir el koyma kanununda hususî surette gösterilecek

olan ve amme menfaati yararına bir maksat için; ve

(b) bu maksadın, el koymayı yapan makamın umumî el koyma kanununun

hükümlerine uygun olarak verdiği ve el koyma sebeplerini açıkça

bildiren bir kararı ile gösterilmesi halinde; ve

(c) üç seneyi geçmeyen bir süre için; ve

(d) Anlaşmazlık çıktığı takdirde bir hukuk mahkemesince tesbit edilecek

tam ve hakkaniyete uygun bir tazminatın hemen nakten ödenmesi şartı

ile, herhangi bir menkul ve gayrı menkul bir mala el koyma yetkisine

sahiptirler.

9. Bu maddenin 1'inci fıkrasında konulan hak, bu madde hükümlerine rağmen, herhangi bir

Piskobosluk, manastır, kilise veya herhangi bir diğer kilise hükmi şahsına ait herhangi

menkul veya gayrı menkul bir mal veya bu gibi mal üzerindeki herhangi bir hak veya

menfaat bakımından, bahis konusu malları murakabesi altında bulunduran yetkili kilise

makamının yazılı rizası olmadıkça, hiçbir suretle kaldırılamaz, kısılamaz veya tahdit

edilemez ve bu maddenin 3 ve 4'üncü, 7 ve 8'inci fıkraları hükümleri bu fıkra

hükümlerine tabidir:

Ancak, bu maddenin 3'üncü fıkrası hükümlerine göre şehir ve memleket planlaması için

yapılan kısıntılar veya tahditler, bu fıkra hükmüne girmez.

10. Bu maddenin 1'inci fıkrasında konulan hak, bu madde hükümlerine rağmen, vakıfların

meşrutunleyhleri ve mevkuflar ve Camilere veya diğer İslam din ve müesseselerine ait

olan mallar da dahil olmak üzere vakıf herhangi bir menkul veya gayrı menkul mal veya

bu gibi mal üzerindeki herhangi bir hak veya menfaat bakımından, Türk Cemaat

Meclisinin tasvibi olmaksızın ve ahkamülevkafa uygun bulunmadıkça, hiçbir suretle

kaldırılamaz, kısılamaz veya tahdit edilemez ve bu maddenin 3 ve 4'üncü, 7 ve 8'inci

fıkraları hükümleri bu fıkra hükümlerine tabidir:

Ancak, bu maddenin 3'üncü fıkrası hükümlerine göre şehir ve memleket planlaması için

yapılan kısıntılar veya tahditler, bu fıkra hükümlerine girmez.

11. İlgili her şahıs, bu madde hükümleri ile ilgili olarak veya bunlar gereğince mahkemeye

müracaat etmek hakkına sahiptir ve böyle bir müracaat zorla iktisap muamelelerini

durdurur; bu maddenin 3'üncü fıkrasına göre konulan herhangi bir kısıntı veya tahdit

hallerinde, mahkeme, bu muamelelerin durdurulmasını emredebilir.

Mahkemenin bu fıkra hükümlerine göre vereceği her karar istinaf edilebilir.

MADDE 24

1. Her şahıs, amme masraflarının karşılanmasına imkanı nisbetinde iştirakle mükelleftir.

2. Herhangi bir nevi vergi, resim veya mülk vergisi yolu ile yüklenecek böyle bir

mükellefiyet, ancak kanunla veya kanun gereğince konabilir.

3. Makabline şamil herhangi bir nevi vergi, resim veya mülk vergisi konamaz:

Ancak, herhangi bir gümrük ithal resmi, buna dair kanun tasarısının sunulduğu tarihten

itibaren konabilir.

4. Gümrük resimleri dışında herhangi bir nevi vergi, resim veya mülk vergisi yıkıcı veya

yasak edici olamaz.

MADDE 25

1. Her şahıs, herhangi bir meslek, sanat, ticaret veya iş ile iştigal etme hakkına sabiptir.

2. Bu hakkın kullanılması, münhasıran herhangi bir meslek ile iştigal için mutad olarak

lüzumlu vasıflara dair veya yalnız Cumhuriyet güvenliği veya Anayasa düzeni veya

amme selameti veya amme nizamı veya amme sağlığı veya amme ahlakı yararına veya

yalnız bu Anayasanın herhangi bir şahsa sağladığı hak ve hürriyetlerin korunması için

lüzumlu veya, yalnız amme yararına olan ve kanunla konulan formalitelere, şartlara veya

tahditlere tabi tutulabilir:

Ancak, bir formalite, şart veya tahdit, iki Cemaattan herhangi birinin menfaatlarına aykırı

ise böyle bir formalite, şart veya tahdit amme yararınadır diye kanunla konulamaz.

3. Bu maddenin yukarıdaki hükümlerine bir istisna olarak, amme yararına olmak kaydı ile,

mahiyeti itibarıyla ana amme hizmeti vasfında olan veya enerji kaynakları veya sair tabiî

kaynakların işletilmesi ile ilgili olan bazı işletmelerin yürütülmesi, bir kanunla,

Cumhuriyete veya belediyelere veya bu kanunla bu maksatla kurulan ve Cumhuriyetin

kontrolu altında idare edilen ve sermayesi yalnız amme ve hususi kaynaklardan veya

bunların herhangi birinden temin edilen amme hükmî şahıslara inhisar ettirebilir:

Ancak, böyle bir işletme, bir belediye veya amme hükmî şahsından gayrı bir şahıs

tarafından yürütüldüğü takdirde, bu işletme için kullanılan tesisler, bu şahsın isteği

üzerine, tam bir bedel ödenerek, hale göre, Cumhuriyet veya bahis konusu belediye veya

amme hükmî şahsı tarafından iktisap olunur.

MADDE 26

1. Her şahıs, mukavele hukukunun umumî prensiplerince konulan şartlar, kısıntılar veya

tahditlere tabi olmak kaydıyle, serbestçe mukavele yapmak hakkına sahiptir. İktisaden

kudretli şahıslar tarafından istismarı kanun önler.

2. Bir kanun, işverenler ile işçiler arasında mecburi kollektif iş mukaveleleri yapılmasını,

böyle bir mukavelenin aktinde temsil edilen veya edilmeyen herhangi bir şahsın haklarını

yeter olarak korumak üzere, koyabilir.

MADDE 27

1. Grev hakkı tanınmıştır. Bu hakkın kullanılması, yalnız Cumhuriyetin güvenliğini veya

Anayasa düzenini veya amme nizamını veya amme selametini veya sekenenin hayatı için

lüzumlu madde ve hizmetlerin idamesini veya bu Anayasanın herhangi bir şahsa

sağladığı hak ve hürriyetleri korumak maksadıyla konacak bir kanunla düzenlenebilir.

2. Silahlı kuvvetler, polis ve jandarma mensuplarının grev hakkı yoktur. Kanun bu yasağı

amme hizmeti mensuplarına da teşmil edebilir.

MADDE 28

1. Her şahıs, kanun, idare ve adliye önünde eşittir ve bunlar tarafından eşit olarak korunmak

ve muamele görmek hakkına sahiptir.

2. Her şahıs, bu Anayasada gösterilen bütün hak ve hürriyetlerden, Anayasada açıkça

aksine bir hüküm bulunmadıkça, cemaat, ırk, din, dil, cinsiyet, siyasî veya diğer inançlar,

millî veya sosyal menşe, doğuş, renk, servet, sosyal sınıf veya herhangi diğer bir sebeple

doğrudan doğruya veya dolayısiyle ayırd edilmeden istifade eder.

3. Hiçbir vatandaş; Cumhuriyet ülkesi sınırları içinde herhangi bir asalet veya sosyal

farklılık ünvanını kullanamaz veya bunun imtiyazlarından istifade edemez.

4. Cumhuriyet tarafından veya dahilinde hiçbir asalet veya diğer sosyal farklılık ünvanı

verilmez veya tanınmaz.

MADDE 29

1. Her şahıs, ferden veya diğer şahıslarla birlikte, yetkili herhangi bir amme makamına

yazılı olarak müracaat veya şikayet ve bunların süratle incelenmesi ve karara bağlanması

hakkına sahiptir. Gerekçeye dayanacak olan bu karar, derhal ve her halde otuz günü

geçmiyen bir süre içinde müracaat veya şikayet sahibine yazılı olarak bildirilir.

2. Böyle bir karardan zarar gören her ilgili veya bu maddenin 1'inci fıkrasında gösterilen

süre içinde kendisine bir karar bildirilmeyen her şahıs, müracaat veya şikayet konusu

hakkında yetkili bir mahkemeye müracaat edebilir.

MADDE 30

1. Hiçbir şahıs, bu Anayasa ile veya gereğince kendisine gösterilen mahkemeye müracaat

etmek hakkından mahrum edilemez. Her ne ad altında olursa olsun adli komisyonlar

veya istisnaî mahkemeler teşkili yasaktır,

2. Her şahıs, medeni hak ve vecibelerinin veya kendisine karşı yapılan bir cezaî isnadın bir

karara bağlanmasında, kanunla tesis olunan bağımsız, tarafsız ve yetkili bir mahkeme

tarafından makul bir süre içinde adil ve alenî bir surette davanın dinlenmesi hakkına

sahiptir. Karar, gerekçeye dayanır ve aleni bir celsede okunur. Cumhuriyet güvenliği

veya Anayasa düzeni veya amme nizamı veya amme selameti veya amme ahlakı yararına

olduğu veya küçüklerin menfaatları veya tarafların hususi hayatlarının korunması için

gerekli olduğu veya mahkemece yayının adaletin selameti için zararlı görüldüğü hususi

hallerde basın mensupları ve halk; mahkeme kararıyla duruşmaların tamamına veya bir

kısmına sokulmayabilir.

3. Her şahıs-

(a) mahkeme önüne çıkarılması sebeplerinin kendisine bildirilmesi;

(b) davasını mahkemeye sunmak ve bunu hazırlamak için gerekli zamana

sahip olmak;

(c) delillerini göstermek veya göstertmek ve tanıkların kanuna uygun

olarak sorguya çekilmesi;

(d) kendi seçeceği bir hukukçu tutmak ve adaletin selameti gerektiriyorsa

kanunun gösterdiği tarzda kendisine meccanen bir hukukçu tayin

edilmesi;

(e) mahkemede kullanılan dili anlayamadığı veya konuşamadığı takdirde

bir tercümanın yardımından meccanen faydalanmak, hakkına sahiptir.

MADDE 31

Her vatandaş, bu Anayasanın ve onun gereğince yapılan herhangi bir Cumhuriyet veya ilgili

Cemaat Meclisi seçim kanununun hükümlerine uygun olarak, bu Anayasa veya herhangi böyle bir

kanun gereğince yapılan herhangi bir seçimde rey kullanmak hakkına sahiptir.

MADDE 32

Bu Kısımdaki hiçbir hüküm, Cumhuriyetin, yabancılarla ilgili her hususu bir kanunla Devletler

Hukukuna uygun olarak düzenlemesine engel olmaz.

MADDE 33

1. Bu Kısımla sağlanan ana hak ve hürriyetler, Anayasanın fevkalade hal hakkındaki

hükümleri dışında, bu Kısımda konulanlardan gayrı hiçbir tahdit veya kısıntılara tabi

tutulamaz.

2. Bu Kısmın tahdit veya kısıntılara dair hükümleri dar şekilde tefsir edilir ve konduklarının

dışında diğer herhangi bir maksatla tatbik edilemez.

MADDE 34

Bu Kısımdaki hükümlerin hiçbiri, bir Cemaata, grup veya şahsa, bu Anayasa ile kurulan Anayasa

düzeninin baltalanmasını veya yok edilmesini veya bu Kısımla tanınan hak ve hürriyetlerin yok

edilmesini veya bu Kısımda konulduğundan daha geniş bir surette tahdit edilmesini hedef tutan bir

faaliyete girişmeye veya harekette bulunmaya hak verir şekilde tefsir olunamaz.

MADDE 35

Cumhuriyetin teşrîî icraî ve kazaî makamları, kendi yetki sınırları içinde, bu Kısım hükümlerinin

tam tatbikini sağlamakla mükelleftirler.

KISIM III - CUMHUR BAŞKANI, CUMHUR. BAŞKAN

MUAVİNİ VE BAKANLAR KURULU

MADDE 36

1. Cumhur Başkanı Devlet Başkanıdır ve Cumhuriyetteki bütün şahıslara tekaddüm eder.

Cumhur Başkan Muavini Devlet Başkan Muavinidir ve Cumhur Başkanından sonra

Cumhuriyetteki bütün şahıslara tekaddüm eder.

Geçici olarak gaybubeti veya görevlerini yapamaması hallerinde Cumhur Başkanına

vekalet etmek veya onun yerini almak bu maddenin 2'nci fıkrasında gösterildiği tarzda

olur.

2. Cumhur Başkanının veya Cumhur Başkan Muavininin geçici olarak gaybubeti veya

görevlerini yapamaması halinde, kendisine, bu halin devamınca, hale göre, Temsilciler

Meclisinin Reisi veya Reis Vekili ve onun gaybubeti veya bu makam münhal bulunduğu

takdirde, 72'nci madde gereğince ona vekalet eden Temsilci vekalet eder.

MADDE 37

Cumhur Başkanı Devlet Başkanı sıfatiyle-

(a) bütün resmî merasimlerde Cumhuriyeti temsil eder;

(b) 54'üncü madde gereğince tayin olunmuş diplomatik temsilcilerin

itimatnamelerini imzalar ve nezdine akredite edilecek diplomatik

temsilcilerin itimatnamelerini kabul eder;

(c) (i) milletlerarası andlaşma, sözleşme ve diğer anlaşmaları

müzakere etmek için veya bu Anayasa hükümlerine uygun ve

tabi olarak müzakere edilmiş bulunan bu gibi andlaşma,

sözleşme veya anlaşmaları imzalamak için 54'üncü madde

gereğince tayin olunmuş temsilcilerin selahiyetnamelerini;

(ii) bu Anayasada gösterildiği tarzda tasdik edilmiş milletlerarası

andlaşma, sözleşme veya anlaşmaların tasdiknamelerinin

gönderilmesine dair mektubu, imza eder;

(d) Cumhuriyet nişanlarını verir.

MADDE 38

1. Cumhur Başkan Muavini Devlet Başkan Muavini sıfatile aşağıdaki haklara sahiptir:-

(a) bütün resmî merasimlerde hazır bulunmak:

(b) yabancı diplomatik temsilcilerin itimatnamelerinin takdiminde hazır

bulunmak;

(c) Türk Cemaatı üyelerine Cumhuriyet nişanlarının verilmesi için

Cumhur Başkanına tavsiyelerde bulunmak. Cumhur Başkanı, aksine

vahim sebebler yoksa bu tavsiyeye uyar.

Bu suretle verilmiş nişanlar, arzu ettiği takdirde, Cumhur Başkan

Muavini tarafından muhatabına tevdi olunur.

2. Bu maddenin 1'inci fıkrasının (a) ve (b) bendleri maksatları bakımından gerekli bilgi,

bahis konusu olaylardan yeter zaman önce Cumhur Başkan Muavinine yazılı olarak

bildirilir.

MADDE 39

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavininin seçimi tek dereceli, genel ve gizli reyle

olacak ve, ara seçim hariç, ayni günde fakat ayrı ayrı cereyan edecektir:

Ancak, her iki halde de, seçim için yalnız bir aday mevcutsa bu aday seçilmiş olarak ilan

edilir.

2. Muteber olarak verilen reylerin yüzde ellisinden fazlasını alan aday seçilir. Adaylardan

hiçbiri gerekli ekseriyeti sağlayamadığı takdirde, seçim, müteakip haftanın ayni gününde,

muteber olarak verilen reylerin en çoğunu alan iki aday arasında tekrarlanır ve

tekrarlanan böyle bir seçimde muteber olarak verilen reylerin en çoğunu alan aday

seçilmiş sayılır.

3. Deprem, su baskını, genel salgın hastalık ve benzeri gibi olağanüstü ve beklenmedik

sebepler yüzünden seçim bu Anayasa gereğince tesbit edilen tarihte yapılamadığı

takdirde, müteakip haftanın ayni gününde yapılır.

MADDE 40

Seçim zamanında aşağıdaki vasıfları haiz olan her şahıs Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan

Muavini seçiminde aday olabilir:-

(a) Cumhuriyet vatandaşı olmak;

(b) otuz beş yaşına varmış olmak;

(c) bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte veya ondan sonra, haysiyeti

muhil veya ahlaka aykırı bir suçtan hüküm giymemiş veya herhangi

bir seçim suçundan dolayı yetkili bir mahkemece ehliyetsiz kılınmamış

olmak;

(d) Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini olarak görev

görmesine engel bir akıl hastalığı bulunmamak.

MADDE 41

1. Cumhur Başkan veya Cumhur Başkan Muavini görevi, Bakanlık veya Temsilcilik veya

bir Cemaat Meclisi üyeliği veya Belediye Başkanlığı da dahil olmak üzere herhangi bir

belediye meclisi üyeliği veya Cumhuriyetin silah veya emniyet kuvvetlerine mensubiyet

veya bir amme veya belediye görevi ile birleşemez.

Bu madde bakımından "amme görevi", Cumhuriyetin veya bir Cemaat Meclisinin amme

hizmetinde, ücreti Cumhuriyet veya bir Cemaat Meclisince kontrol edilen, ücretli

herhangi bir görevdir ve herhangi bir amme hükmî şahsındaki veya amme yararına bir

teşekküldeki herhangi bir görevi de içine alır.

2. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, görev süreleri boyunca, kendi namlarına

veya başka bir şahıs namına, doğrudan doğruya veya dolayısıyla, kar için olan veya

olmayan herhangi bir iş veya meslek ile iştigal edemezler.

MADDE 42

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini görevlerine Temsilciler Meclisi önünde

aşağıdaki sözü vererek başlarlar.

"Kıbrıs Cumhuriyetinin, Anayasasına ve buna uygun olarak yapılmış kanunlara,

bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün korunmasına, iman ve riayet edeceğine söz

veririm.".

2. Temsilciler Meclisi, bu maksatla, görevi biten Cumhur Başkanının ve Cumhur Başkan

Muavininin beş senelik görev sürelerinin son gününde ve 44'üncü maddenin 4'üncü

fıkrası gereğince bir ara seçimi yapıldığı takdirde, bu seçimden sonraki üçüncü gün

toplanır.

MADDE 43

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini görevlerine başladıkları tarihten itibaren

beş sene süre ile görev görürler ve kendilerinden sonra seçilen Cumhur Başkanının ve

Cumhur Başkan Muavininin görevlerinin başlamasına kadar görevlerine devam ederler.

2. 44'üncü maddenin 4'üncü fıkrası gereğince bir ara seçimde seçilen Cumhur Başkanı veya

Cumhur Başkan Muavini, yerine seçildiği Cumhur Başkanının veya Cumhur Başkan

Muavininin görev süresinin geri kalan kısmı için görev görür.

3. Yeni bir Cumhur Başkanının ve Cumhur Başkan Muavininin seçimi, bunların görevleri

biten Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavininin beş senelik görev sürelerinin son

gününde görevlerine başlayabilmeleri için, bu süre bitmeden evvel yapılır.

MADDE 44

1. Cumhur Başkanlığı veya Cumhur Başkan Muavinliği aşağıdaki hallerde inhilâl eder:-

(a) ölüm ile;

(b) Temsilciler Meclisine hitaben ve, hale göre, Reisi veya Reis Vekili

vasıtasiyle alınan yazılı istifa ile;

(c) ağır hiyanet veya haysiyeti muhil veya ahlaka aykırı bir suçtan hüküm

giyme halinde;

(d) görevi fiilen görmeye engel daimî bedenî veya aklî yetersizlik veya

geçici olanların dışında gaybubet halinde.

2. Cumhur Başkanlığı veya Cumhur Başkan Muavinliği inhilal ettiği takdirde, bu inhilal

süresince, Temsilciler Meclisinin Reisi veya Reis Vekili, hale göre, Cumhur Başkanına

veya Cumhur Başkan Muavinine vekalet eder.

3. Bu maddenin 1'inci fıkrasının (d) bendi ile ilgili olarak ortaya çıkacak her mesele

hakkında, hale göre, Cumhur Başkanının veya Cumhur Başkan Muavininin mensup

olduğu Cemaata mensup Temsilcilerin basit ekseriyeti ile verilecek bir karar üzerine Baş

Savcı ve Baş Savcı Yardımcısının yapacakları teklif ile, Yüksek Anayasa Mahkemesi

karar verir:

Ancak, mezkûr Temsilcilerin sayısı toplamının asgarî beşte biri tarafından imzalanan bir

karar teklifi olmaksızın, Temsilciler Meclisinde bu hususla ilgili karar alınamaz,

gündemine madde konamaz veya müzakere edilemez.

4. Cumhur Başkanlığı veya Cumhur Başkan Muavinliği inhilal ettiğinde, bu inhilal, vukuu

tarihinden itibaren kırk beş günü geçmeyen bir süre içinde yapılacak bir ara seçimi ile

doldurulur.

MADDE 45

1. Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini, görevi süresince, bu madde hükümleri

dışında, herhangi cezaî takibata tabî değildir.

2. Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini, Temsilciler Meclisinin gizli reyle ve

Temsilciler sayısı toplamının dörtte üçünün ekseriyeti ile vereceği bir kararına

dayanılarak Cumhuriyet Baş Savcısı ve Baş Savcı Yardımcısınca ileri sürülecek bir iddia

üzerine, Yüksek Mahkemede ağır hiyanetten muhakeme edilebilir:

Ancak, Temsilciler sayısı toplamının asgari beşte biri tarafından imzalanan bir karar

teklifi olmaksızın Temsilciler Meclisinde bu hususla ilgili bir karar alınamaz, gündemine

madde konamaz veya müzakere edilemez.

3. Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini, Yüksek Mahkeme Reisinin müsaadesi

ile Cumhuriyet Baş Savcısı ve Baş Savcı Yardımcısı tarafından ileri sürülecek bir iddia

üzerine, Yüksek Mahkemede; haysiyeti muhil veya ahlaka aykırı bir suçtan dolayı

muhakeme edilebilir.

4. (1) Bu maddenin 2'nci veya 3'üncü fıkrası gereğince takibata tabi tutulan Cumhur

Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini, görevlerini görmekten alıkonulur ve bu

takdirde 36'ncı maddenin 2'nci fıkrası hükümleri uygulanır.

(2) Böyle bir takibata tabi tutulan Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini

Yüksek Mahkemede muhakeme edilir; mahkûmiyeti halinde görevi inhilal eder

ve beraati halinde görevini yeniden görmeye başlar.

5. Bu maddenin 2'nci ve 3'üncü fıkraları hükümleri mahfuz kalmak şartıyla, Cumhur

Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini, görevlerinin ifasi sırasında işlediği herhangi bir

suçtan dolayı takip edilemez, ancak, görev süresi içinde işlediği herhangi başka bir

suçtan dolayı görevi sona erdikten sonra takip edilebilir.

6. Görevlerinden herhangi birinin ifası sırasında işlediği her hangi bir fiil veya ihmalinden

dolayı Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini aleyhine dava açılamaz:

Ancak, bu fıkra hükmü, herhangi bir şahsı, kanunda gösterildiği şekilde Cumhuriyeti

dava etme hakkından mahrum eder şekilde tefsir olunamaz.

MADDE 46

İcra kuvveti Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarsfından temin olunur.

İcra kuvvetini temin için Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavininin yedi Elen Bakan ve üç

Türk Bakandan müteşekkil bir Bakanlar Kurulu vardır. Bakanlar, hale göre, Cumhur Başkanı ve

Cumhur Başkan Muavini tarafindan inha edilirler ve her ikisi tarafından imzalanacak bir kararname

ile tayin olunurlar. Bakanlar Temsilciler Meclisi dışından seçilebilir.

Müteakip bakanlıklardan, yani Dışişleri, Millî Savunma veya Maliye Bakanlıklarından biri, bir

Türk Bakana verilir. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini anlaştıkları takdirde bu sistemin

yerine bir münavebe sistemi koyabilirler.

Bakanlar Kurulu 54'üncü maddede gösterildiği gibi icra kuvvetini kullanır.

Bakanlar Kurulunun kararları mutlak ekseriyetle alınır ve, 57'nci maddeye uygun olarak Cumhur

Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini veya her ikisi tarafından kesin veto veya iade hakkı

kullanılmadığı takdirde, bunlar tarafından 57'nci madde hükümlerine uygun olarak Cumhuriyet

Resmî Gazetesinde yayınlanmak suretiyle derhal ilan olunur.

MADDE 47

Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarafından müştereken kullanılan icra kuvveti

aşağıdakilerden ibarettir, yani:-

(a) 4'üncü maddede gösterildiği üzere Cumhuriyetin bayrağının şekil ve

rengini tesbit etmek;

(b) Cumhuriyetin nişanlarının ihdas veya tesisi;

(c) 46'ncı maddede gösterildiği üzere, ikisi tarafından imzalanmış bir

kararname ile, Bakanlar Kurulu üyelerinin tayini;

(d) 57'nci maddede gösterildiği üzere, Bakanlar Kurulunun kararlarının

Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlanması sureti ile ilanı;

(e) 52'nci maddede gösterildiği üzere, Temsilciler Meclisinin kabul ettiği

herhangi bir kanun veya kararın Cumhuriyet Resmî Gazetesinde,

yayınlanması suretile ilanı;

(f) 112, 115, 118, 124, 126, 131, 133, 153 ve 184'üncü maddelerde

gösterilen tayinler; 118'inci maddede gösterildiği üzere görevlere ve

181'inci madde gereğince yapılan tayinlere son verilmesi;

(g) 129'uncu maddede gösterildiği üzere, mecburî askerlik hizmetinin

konması;

(h) 130'uncu maddede gösterildiği üzere emniyet kuvvetlerinin azaltılması

veya çoğaltılması;

(i) 53'üncü maddede gösterildiği üzere, zarar gören tarafın ve mahkûm olan

şahsın ayrı Cemaatlere mensup olduğu hallerde hususî af hakkının

kullanılması; 53'üncü maddede gösterildiği üzere mahkûmiyet

kararlarının azaltılması, durdurulması ve değiştirilmesi;

(j) 140'ıncı maddede gösterildiği üzere, Yüksek Anayasa Mahkemesine

yollama hakkı;

(k) 137'nci, 138'inci, 139'uncu ve 143'üncü ınaddelerde gösterildiği üzere,

Yüksek Anayasa Mahkemesinin kararlarının Cumhuriyet Resmî

Gazetesinde yayınlanması;

(l) 46'ncı maddede gösterildiği üzere, üç bakanlıktan, yani Dışişleri veya

Millî Savunma veya Maliye Bakanlıklarından birine bir Türk Bakanın

tayini sistemi yerine bir münavebe sisteminin konması;

(m) 48 ve 49'uncu maddelerin (d), (e), (f) ve (g) fıkralarında ve 50 ve 51'inci

maddelerde belirtilen ve, hale göre, Cumhur Başkanının veya Cumhur

Başkan Muavininin ayrı ayrı kullanabilecekleri yetkilerden herhangi

birinin kullanılması;

(n) 79'uncu maddede gösterildiği üzere, Temsilciler Meclisine mesaj

göndermek.

MADDE 48

Cumhur Başkanı tarafından kullanılan icra kuvveti aşağıdakilerden ibarettir, yani: -

(a) Elen Bakanları inha ve görevlerine son verme;

(b) 55'inci maddede gösterildiği üzere Bakanlar Kurulunu toplantıya

çağırmak, bu toplantılara başkanlık etmek ve Bakanlar Kurulu

müzakerelerine rey hakkı olmaksızın katılmak;

(c) 56'ncı maddede gösterildiği üzere, bu toplantıların gündemini

hazırlamak;

(d) 57'nci maddede gösterildiği üzere, Bakanlar Kurulunun dışişleri, milli

savunma veya güvenlik ile ilgili kararlarına karşı kesin veto hakkı;

(e) 57'nci maddede gösterildiği üzere, Bakanlar Kurulunun kararlarını iade

hakkı;

(f) 50'nci maddede gösterildiği üzere, Temsilciler Meclisinin dışişleri, millî

savunma veya güvenlikle ilgili kanun veya kararlarına karşı kesin veto

hakkı;

(g) 51'inci maddede gösterildiği üzere, T'emsilciler Meclisinin kanun veya

kararlarını veya Bütçeyi iade hakkı;

(h) 137, 138 ve 143'üncü maddelerde gösterildiği üzere, Yüksek Anayasa

Mahkemesine müracaat hakkı;

(i) 141'inci maddede gösterildiği üzere, Yüksek Anayasa Mahkemesine

yollama hakkı;

(j) 104'üncü maddede gösterildiği üzere, Elen Cemaat Meclisinin cemaat

kanunlarını ve kararlarını yayınlamak;

(k) 142'nci maddede gösterildiği üzere, Elen Cemaat Meclisinin herhangi bir

kanun veya kararını Yüksek Anayasa Mahkemesine yollama hakkı;

(l) 139'uncu maddede gösterildiği üzere, Temsilciler Meclisi ile Cemaat

Meclisleri veya herhangi bir Cemaat Meclisi arasında veya

Cumhuriyetin organları veya Cumhuriyet dahilindeki makamlar arasında

kuvvet veya yetki uyuşmazlık veya itirazlarına dair herhangi bir konu ile

ilgili olarak Yüksek Anayasa Mahkemesine müracaat hakkı;

(m) 53'üncü maddede gösterildiği üzere, ölüm cezalarında hususî af hakkı;

(n) 47'nci maddede belirtilen yetkilerden herhangi birini Cumhur Başkan

Muavini ile müştereken kullanmak;

(o) 79'uncu maddede gösterildiği üzere, Temsilciler Meclisine mesaj

göndermek.

MADDE 49

Cumhur Başkan Muavini tarafından kullanılan icra kuvveti aşağıdakilerden ibarettir, yani: -

(a) Türk Bakanları inha ve görevlerine son verme;

(b) 55'inci maddede gösterildiği üzere, Bakanlar kurulunu toplantıya

çağırmasını Cumhur Başkanından talep etmek ve Bakanlar Kurulunun

bütün toplantılarında bulunmak ve müzakerelerine rey hakkı olmaksızın

katılmak;

(c) 56'ncı maddede gösterildiği üzere, Cumhur Başkanına göndeme

geçirilecek konular teklif etmek;

(d) 57'nci maddede gösterildiği üzere, Bakanlar Kurulunun dışişleri; millî

savunma veya güvenlik ile ilgili kararlarına karşı kesin veto hakkı;

(e) 57'nci maddede gösterildiği üzere, Bakanlar Kurulu kararlarını iade

hakkı;

(f) 50'nci maddede gösterildiği üzere, Temsilciler Meclisinin dışişleri, millî

savunma veya güvenlik ile ilgili kanun veya kararlarına karşı kesin veto

hakkı;

(g) 51'inci maddede gösterildiği üzere, Temsilciler Meclisinin kanun veya

kararlarını veya Bütçeyi iade hakkı;

(h) 137, 138 ve 143'üncü maddelerde gösterildiği üzere, Yüksek Anayasa

Mahkemesine müracaat hakkı;

(i) 141'inci maddede gösterildiği üzere, Yüksek Anayasa Mahkemesine

yollama hakkı;

(j) 104'üncü maddede gösterildiği üzere, Türk Cemaat Meclisinin cemaat

kanunlarını ve kararlarını yayınlamak;

(k) 142'nci maddede gösterildiği üzere, Türk Cemaat Meclisinin herhangi

bir kanun veya kararını Yüksek Anayasa Mahkemesine yollama hakkı;

(l) 139'uncu maddede gösterildiği üzere, Temsilciler Meclisi ile Cemaat

Meclisleri veya her hangi bir Cemaat Meclisi arasında veya

Cumhuriyetin organları veya Cumhuriyet dahilindeki makamlar arasında

kuvvet veya yetki uyuşmazlık veya itirazlarına dair herhangi bir konu ile

ilgili olarak Yüksek Anayasa Mahkemesine müracaat hakkı;

(m) 53'üncü maddede gösterildiği üzere, ölüm cezalarında hususî af hakkı;

(n) 47'nci maddede belirtilen yetkilerden herhangi birini Cumhur Başkanı ile

müştereken kullanmak;

(o) 79'ncu maddede gösterildiği üzere, Temsliciler meclisine mesaj

göndermek.

MADDE 50

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, Temsilciler Meclisinin aşağıdaki konular

ile ilgili herhangi bir kanun veya kararına veya onun herhangi bir kısmına karşı kesin

veto hakkına, ayrı ayrı veya müştereken, sahiptirler:-

(a) Yunanistan kırallığının ve Türkiye Cumhuriyetinin ikisinin birden

katıldığı milletlerarası teşekküller ve ittifak anlaşmalarına Cuınhuriyetin

katılması müstesna olmak üzere, dışişleri;

Bu bend maksatları bakımından "dışişleri" aşağıdaki konuları içine alır:-

(i) devletlerin tanınması, diğer memleketlerle diplomatik ve

konsolosluk münasebetlerinin tesisi ve bu münasebetlerin

kesilmesi. Diplomatik temsilcilere agreman ve konsolosluk

temsilcilerine exequatur verilmesi. Dışişleri hizmetinde

bulunan diplomatik temsilcilerin ve konsolosluk temsilcilerinin

yabancı memleketlerde görevlendirilmeleri. Dışişleri

hizmetinde bulunan hususî temsilcîlerin yabancı memleketlerde

görevlendirilmeleri. Dışişleri hizmetinde olmayan şahısların

yabancı memleketlerde dipmatik temsilci veya konsolosluk

temsilcisi olarak herhangi bir göreve tayin ve gönderilmeleri ve

Dışişleri hizmetinde olmıyan şahısların hususî temsilci olarak

yabancı memleketlerde görevlendirilmeleri;

(ii) milletlerarası andlaşma, sözleşme ve anlaşmaların akti;

(iii) harp ilanı ve sulh akti;

(iv) Cumhuriyet vatandaşlarının ve menfaatlarının yabancı

memleketlerde korunması;

(v) yabancıların Cumhuriyette ikamet, statü ve menfaatları;

(vi) Cumhuriyet vatandaşlarının yabancı tabiiyetini iktisapları ve

yabancı bir hükümetin görevini kabul etmeleri veya hizmetine

girmeleri;

(b) aşağıdaki savunma konuları :-

(i) silahlı kuvvetlerin terkibi ve vüsati ile bu kuvvetlere ayrılacak

tahsisat;

(ii) kadrolara tayinler ve bunlardaki terfiler;

(iii) harp malzemesinin ve her nevi patlayıcı maddelerin ithali;

(iv) müttefik memleketlere üsler verilmesi ve diğer kolaylıkların

tanınması;

(c) aşağıdaki emniyet konuları :-

(i) kadrolara tayinler ve bunlardaki terfiler;

(ii) kuvvetlerin dağıtımı ve yerleştirilmesi;

(iii) fevkalade tedbirler ve sıkı yönetim;

(iv) polis kanunları.

Yukarıda (c) bendi gereğince veto hakkının, polis ve jandarmanın normal çalışmasını

ilgilendirenlerin dışındaki bütün istisnaî tedbir ve kararları kavradığı belirtilir.

2. Yukarıdaki veto hakkı bir kanun veya kararın bütününe veya herhangi bir kısmına karşı

kullanılabilir ve sonuncu halde kısmen veto edilmiş kanun veya karar, veto edilmemiş

kısmının bu Anayasanın ilgili hükümleri gereğince ilan edilmek üzere sunulup

sunulmayacağı hakkında bir karar verilmesi için Temsilciler Meclisine iade edilir.

3. Bu madde gereğince veto hakkı, Temsilciler Meclisi kanunlarının veya kararlarının ilanı

için 52'inci maddede konulan süre içinde kullanılır.

MADDE 51

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, Temsilciler Meclisinin herhangi bir kanun

veya kararını veya onun herhangi bir kısmını, tekrar incelenmesi için, Meclise iade

etmek hakkına, ayrı ayrı veya müştereken, sahiptirler.

2. Bütçenin Temsilciler Meclisi tarafından kabul olunması üzerine, Cumhur Başkanı ve

Cumhur Başkan Muavini, Bütçeyi, kendi kanaati veya kanaatlarınca ayırd edici olması

sebebine dayanarak Temsilciler Meclisine iade etmek hakkına veya haklarına ayrı ayrı

veya müştereken, sahiptirler.

3. Bu maddenin 1'inci fıkrasında gösterildiği üzere, bir kanun veya karar veya onun

herhangi bir kısmı, Temsilciler Meclisine iade edildiği takdirde, Temsilciler Meclisi iade

olunan konu hakkında iade tarihinden itibaren onbeş gün içinde karar verir ve bu

maddenin 2'nci fıkrasında gösterildiği üzere Bütçe iade edildiği takdirde, Temsilciler

Meclisi iade olunan konu hakkında iade tarihinden itibaren otuz gün içinde karar verir.

4. Temsilciler Meclisi kararında israr ettiği takdirde, Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan

Muavini, hale göre, kanun veya karar veya Bütçeyi, bu Anayasa hükümleri mahfuz

kalmak şartiyle, Temsilciler Meclisinin kanun veya kararlarının ilanı için tesbit olunan

süre içinde Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlamak suretiyle ilan ederler.

5. Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini bu maddede gösterildiği üzere iade

hakkını kullandığı zaman bunu diğerine hemen bildirir.

6. Bu maddede gösterilen iade hakkı, Temsilciler Meclisinin kanunlarının veya kararlarının

ilanı için 52'nci maddede gösterilen süre içinde kullanır.

MADDE 52

Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, Temsilciler Meclisinin herhangi bir kanun veya

kararının kendi dairelerine ulaştırılmasından itibaren onbeş gün içinde, bu kanun veya kararı, bu

süre içinde, hale göre, 50'nci maddede gösterildiği üzere veto haklarını veya 51'inci maddede

gösterildiği üzere iade haklarını veya 140 ve 141'inci maddelerde gösterildiği üzere Yüksek

Anayasa Mahkemesine yollama haklarını veya Bütçe hakkında 138'inci maddede gösterildiği üzere

Yüksek Anayasa Mahkemesine müracaat haklarını, ayrı ayrı veya müştereken, kullanmadıkları

takdirde, Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlamak suretiyle ilan ederler.

MADDE 53

1. Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini, kendi Cemaatlarına mensup olup ölüm

cezasına mahkûm edilen şahısları af etme hakkına sahiptir.

2. Zarar gören kimse ile suçlu ayrı Cemaatlara mensub oldukları takdirde, bu af hakkını,

Cumhur Başkanı ile Cumhur Başkan Muavini aralarında varacakları anlaşma ile

kullanırlar; ikisi arasında anlaşmazlık halinde şefaat lehindeki rey üstün tutulur.

3. Bu maddenin 1'inci veya 2'nci fıkrası gereğince af hakkı kullanıldığı takdirde, ölüm

cezası müebbet hapise çevrilir.

4. Diğer bütün hallerde; Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, Cumhuriyetin bir

mahkemesi tarafından verilen herhangi bir cezayı, Cumhuriyet Baş Savcısının ve Baş

Savcı Yardımcısının müşterek tavsiyesi üzerine, azaltabilirler, durdutabilirler veya

değiştirebilirler.

MADDE 54

Ayrı ayrı veya müşterek hareket etmek üzere Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavinine, 47,

48 ve 49'uncu maddeler gereğince açıkça ayrılmış olan icra kuvveti mahfuz kalmak şartiyle,

Bakanlar Kurulu, bu Anayasanın açık hükümlerine göre bir Cemaat Meclisinin yetkisine giren

konular dışında kalan, aşağıdakiler de dahil olmak üzere, bütün konularda icra kuvvetini kullanır:-

(a) Cumhuriyet idaresinin umumî sevkiidaresi ve mürakabesi ve umumî

siyasetin idaresi;

(b) 50'inci maddede gösterilen dışişleri,

(c) 50'inci maddede gösterilen konular da dahil olmak üzere millî savunma

ve emniyet;

(d) bütün amme hizmetlerinin koordinasyonu ve bunlara nezaret;

(e) bu Anayasanın ve kanunun hükümlerine uygun olarak Cumhuriyete ait

olan mallara nezaret ve bunlar üzerinde tasarruf;

(f) bir Bakan tarafından Temsilciler Meclisine sunulacak olan Kanun

Tasarılarını incelemek;

(g) herhangi bir kanunu tatbik için bu kanunda gösterildiği üzere kararname

veya nizamname yapmak;

(h) Temsilciler Meclisine sunulacak olan Cumhuriyet Bütçesini incelemek.

MADDE 55

Cumhur Başkanı Bakanlar kurulunu toplantıya çağırır. Bu çağrı; Cumhur Başkanınca resen veya

Cumhur Başkan Muavininin belli bir konu için zamanında istemesi üzerine yapılır.

MADDE 56

Bakanlar Kurulunun herhangi bir toplantısının gündemi, Cumhur Başkanı tarafından istediği

şekilde hazırlanır ve toplantıdan evvel bütün ilgililere bildirilir. Cumhur Başkan Muavini herhangi

bir konuyu herhangi bir toplantının gündemine alınmak üzere Cumhur Başkanına teklif edebilir.

Cumhur Başkanı bu konuyu teklif edilen toplantıda görüşülmesi mümkünse bu toplantının

gündemine alır, aksi takdirde, bu konu müteakip toplantının gündemine alınır.

MADDE 57

(1) Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararlar derhal Cumhur Başkanının ve Cumhur

Başkan Muavininin dairelerine ulaştırılır.

(2) Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini veya her ikisi, Bakanlar Kurulunun

kararlarını, bunların dairelerine ulaştırılmasından itibaren dört gün içinde tekrar

incelenmek üzere Bakanlar Kuruluna iade etmek hakkına sahiptirler. Bu iade üzerine,

Bakanlar Kurulu konuyu tekrar inceler ve kararında ısrar ederse Cumhur Başkanı ve

Cumhur Başkan Muavini bu kararı, bu maddenin 4’üncü Fıkrası gereğince yayınlamak

suretile ilan ederler:

Ancak, veto hakkının mevcut olduğu hallerde, iade hakkının kullanılması, Cumhur

Başkanının veya Cumhur Başkan Muavininin veya her ikisinin, üzerinde israr edilen

karara karşı, bunun dairelerine ulaştırılmasından itibaren dört gün içinde, veto hakkını

kullanmalarına engel olmaz.

3 Bir karar, 50'nci maddede gösterilen dışişleri, millî savunma veya emniyet ile ilgili ise,

Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini veya her ikisi, bu karara karşı, bunun

kendi dairelerine ulaştırılmasından itibaren dört gün içinde, veto kullanmak hakkına

sahiptirler.

4 Kararın tatbiki gerekiyor ve hakkında bu maddenin 2'nci veya 3'üncü fıkralarında

gösterildiği üzere veto veya iade hakkı kullanılmış ise bu karar, Bakanlar Kurulunun

aksine bir ifadesini ihtiva etmiyorsa, Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini

tarafından Cumhuriyet Resmi Gazetesinde yayınlanmak suretile derhal ilan olunur.

MADDE 58

1 Her Bakan Bakanlığının başıdır.

2 Bu Anayasa gereğince, ayrı ayrı veya müşterek hareket etmek üzere Cumhur Başkanına

ve Cumhur Başkan Muavinine, ve Bakanlar kuruluna açıkça ayrılmış olan icra kuvveti

mahfuz kalmak şartiyle, her Bakan tarafından kullanılan icra kuvveti aşağıdaki konuları

içine alır:-

(a) Bakanlığını ilgilendiren kanunları tatbik etmek, ve normal olarak

Bakanlığının sahasına giren bütün konu ve işleri idare etmek;

(b) Bakanlar Kuruluna sunulmak üzere Bakanlığını ilgilendiren kararname

ve nizamnameleri hazırlamak;

(c) kendi Bakanlığını ilgilendiren herhangi bir kanun ve bu kanun gereğince

çıkarılmış bir kararname veya nizamname hükümlerinin tatbiki için emir

vermek ve genelge yapmak;

(d) Bakanlar Kuruluna sunulmak üzere Cumhuriyet Bütçesinin kendi

Bakanlığına ait kısmını hazırlamak,

MADDE 59

1 Cumhuriyet vatandaşı olmayan ve Temsilciler Meclisi üyesi seçiminde aday olabilmek

için gerekli vasıfları haiz bulunmayan bir şahıs Bakan tayin edilemez.

2 Bakanlık görevi, Temsilcilik veya Cemaat Meclisi üyeliği veya Belediye Reisliği de

dahil olmak üzere herhangi bir belediye meclisi üyeliği veya Cumhuriyetin silahlı veya

emniyet kuvvetlerine mensubiyet veya bir amme veya belediye görevi veya, bir Türk

Bakan bakımından, bir din adamı görevi ile birleşemez.

Bu fıkra bakımından "amme görevi" 41'inci maddedeki ile ayni manadadır.

3 Bakanlar, Elen Bakan olanlar Cumhur Başkanınca görevlerine son verilinceye kadar ve

Türk Bakan olanlar Cumhur Başkan Muavinince görevlerine son verilinceye kadar,

görevlerinde kalırlar.

4 Bakan olarak tayin edilen her şahıs, görevine başlamadan evvel Cumhur Başkanının ve

Cumhur Başkan Muavininin önünde aşağıdaki sözü verir: -

"Kıbrıs Cumhuriyetinin, Anayasasına ve buna uygun olarak yapılmış kanunlara,

bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün korunmasına, iman ve riayet edeceğime söz

veririm."

MADDE 60

1 Bakanlar Kurulunun biri Elen Cemaatına ve diğeri Türk Cemaatına mensup amme

memuru olan iki Katibin idaresinde bir Müşterek Sekreteryası olur.

2 Bakanlar Kurulunun Müşterek Sekreteryasının iki katibi, Bakanlar Kurulu Dairesini

idare ederler ve, Bakanlar Kurulu tarafından verilecek talimata uygun olarak, Kurulun

toplantılarına iştirak ederler ve zabıtlarını tutarlar ve Bakanlar Kurulunun kararını ilgili

organ veya makama veya şahsa ulaştırırlar.

KISIM IV - TEMSİLCİLER MECLİSİ

MADDE 61

Cumhuriyetin Teşriî Kuvveti, bu Anayasa ile açıkça Cemaat Meclislerine ayrılanlardan başka

bütün konularda Temsilciler Meclisi tarafından kullanılır.

MADDE 62

1 Temsilcilerin sayısı ellidir.

Bu sayı, Temsilciler Meclisinin, Elen Cemaatinin seçtiği Temsilcilerin üçte ikisini ve

Türk Cemaatinin seçtiği Temsilcilerin üçte ikisini ihtiva eden bir ekseriyetle alacağı bir

karar ile değiştirilebilir.

2 Bu maddenin 1'inci fıkrasında gösterilen Temsilci sayısının yüzde yetmişi Elen Cemaati

ve yüzde otuzu Türk Cemaati tarafından kendi üyeleri arasından ve Temsilcilik

sayısından fazla aday olduğu takdirde, ayni günde genel, tek dereceli ve gizli olarak ayrı

ayrı yapılacak seçimle seçilir.

Bu fıkrada konulan Temsilciler nisbeti herhangi bir istatistik sayısına tabi değildir.

MADDE 63

1 Bu maddenin 2'nci fıkrası hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, yirmi bir yaşına varmış ve

Seçim Kanununda gösterilen ikamet şartlarını haiz her Cumhuriyet vatandaşı seçmen

olarak Elen veya Türk seçim listesinden birine kaydedilmek hakkına sahiptir:

Ancak, Elen Cemaati üyeleri yalnız Elen seçim listesine ve Türk cemaati üyeleri yalnız

Türk seçim listesine kayıt edilebilirler.

2 Seçim Kanunu gereğince kayıt dışı bırakılan bir şahıs seçmen olarak kayıt edilme

hakkına sahip değildir.

MADDE 64

Seçim zamanında aşağıdaki vasıfları haiz olan her şahıs bir Temsilci seçiminde aday olabilir: -

(a) Cumhuriyet vatandaşı olmak;

(b) yirmi beş yaşına varmış olmak;

(c) bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte veya ondan sonra, haysiyeti

muhil veya ahlaka aykırı bir suçtan hüküm giymemiş veya herhangi bir

seçim suçundan dolayı yetkili bir mahkemece ehliyetsiz kılınmamış

olmak;

(d) Temsilci olarak görev görmesine engel bir akıl hastalığı bulunmamak.

MADDE 65

1 Temsilciler Meclisinin görev süresi beş yıllık bir devredir. Birinci Temsilciler Meclisinin

görev süresi bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte başlar.

2 Yeni seçilen Meclis bu maddenin 1'inci fıkrası gereğince görevine başlayıncaya kadar

süresi bitmiş Meclis görevine devam eder.

MADDE: 66

1 Temsilciler Meclisi için genel seçim, süresi biten Meclisin süresinin bittiği aydan bir

evvelki ayın ikinci Pazar günü yapılır.

2 Bir Temsilcilik inhilal ettiğinde bu inhilal, vukuu tarihinden itibraren kırk beş günü

geçmeyen bir süre içinde Temsilciler Meclisi tarafından tayin edilecek bir tarihte

yapılacak bir ara seçimi ile doldurulur.

3 Bu maddenin 1'inci veya 2'nci fıkrasında gösterilen bir seçim, deprem, su baskını, genel

salgın hastalık ve benzeri gibi olağanüstü ve beklenmedik sebepler yüzünden, bu

Anayasa ile veya gereğince tesbit edilen tarihte yapılamadığı takdirde, bu seçim

müteakip haftanın ayni gününde yapılır.

MADDE 67

1 Temsilciler Meclisi, ancak, Türk Cemaati tarafından seçilen Temsilcilerin asgari üçte

birinin katıldığı mutlak bir ekseriyetle vereceği bir karar ile kendini fesih edebilir.

2 Bu kararda, 65'inci ve 66'ncı maddelerin 1'inci fıkraları hükümlerine rağmen, karar

tarihinden itibaren en erken otuz gün ve en geç kırk gün sonra yapılması gereken genel

seçimin tarihi ve genel seçim tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde olmak üzere

yeni seçilecek Meclisin ilk toplantısının tarihi tesbit edilir ve bu tarihe kadar eski Meclis

görevine devam eder.

3 65'inci maddenin 1'inci fıkrası hükümlerine rağmen, fesihten sonra seçilen Temsilciler

Meclisinin görev süresi; fesh olunan Meclisin görev süresinin geri kalan kısmı kadar

devam eder. Fesih, beş yıllık görev süresinin son yılı içinde vukubulduğu takdirde,

Temsilciler Meclisi için genel seçim, hem feshedilen Meclisin görev süresinin geri kalan

kısmı hem de müteakip beş yıllık görev süresi için yapılır ve yeni seçilen Meclisin, fesih

edilmiş Meclisin görev süresinden geri kalan kısım içinde yaptığı toplantılar olağanüstü

içtima sayılır.

MADDE 68

65'inci maddenin 2'nci fıkrası veya 67'nci maddenin 2'nci fıkrası gereğince yeni seçilen Meclis

görevine başlayıncaya kadar görevine devam eden bir Temsilciler Meclisi, ilgili kanun veya

kararda açıkça gösterilecek acele ve istisnai beklenmedik haller dışında herhangi bir konu hakkında

herhangi bir kanun yapmak veya herhangi bir karar almak yetkisine sahip değildir.

MADDE 69

Bir Temsilci, Temsilciler Meclisindeki görevine başlamadan evvel ve Meclisin genel bir

oturumunda aşağıdaki sözü verir: -

"Kıbrıs Cumhuriyetinin, Anayasasına ve buna uygun olarak yapılmış kanunlara, bağımsızlığının ve

toprak bütünlüğünün korunmasına, iman ve riayet edeceğime söz veririm.".

MADDE 70

Temsilcilik görevi, Bakanlık veya Cemaat Meclisi, üyeliği veya Belediye Reisliği de dahil olmak

üzere herhangi bir belediye meclisi veya Cumhuriyetin silahlı veya emniyet kuvvetlerine

mensubiyet veya bir amme veya belediye görevi ile veya, Türk Cemaati tarafından seçilen bir

Temsilci bakımından, bir din adamı görevi ile birleşemez.

Bu madde bakımından "amme görevi", Cumhuriyetin veya bir Cemaat Meclisinin hizmetinde,

ücreti Cumhuriyet veya bir Cemaat Meclisince kontrol edilen, ücretli herhangi bir görevdir ve

herhangi bir amme hükmi şahsında veya amme yararına bir teşekküldeki herhangi bir görevi de

içine alır.

MADDE 71

Temsilcilik aşağıdaki hallerde inhilal eder: -

(a) ölüm ile;

(b) yazılı istifa ile;

(c) 64'üncü maddenin (c) veya (d) fıkralarında gösterilen hallerden herhangi

birinin vukuu veya Cumhuriyet vatandaşlığı sıfatının kayıbı ile;

(d) 70'inci maddede gösterilen görevlerden birini almakla,

MADDE 72

1 Temsilciler Meclisinin Reisi, Elen Cemaatı tarafından seçilen Temsilciler tarafından

seçilecek olan bir Elen ve Reis Vekili Türk Cemaatı tarafından seçilen Temsilciler

tarafından seçilecek olan bir Türktür. Her biri, Temsilciler Meclisinin görev süresinin

başlangıcında ve bu sürenin tamamı için ayni toplantıda yukarıda gösterildiği gibi ayrı

ayrı seçilir.

2 Bu maddenin 1'inci fıkrasında gösterilen görevlerden her hangi biri inhilal ettiğinde, bu

inhilali doldurmak için gereken süretle ve icabediyorsa olağanüstü bir oturumda,

bahiskonusu fıkrada gösterildiği tarzda bir seçim yapılır.

3 Meclis Reisinin veya Reis Vekilinin geçici gaybubeti sırasında veya bu maddenin 2'nci

fıkrasında gösterildiği üzere bu görevlerden herhangi birindeki münhal dolduruluncaya

kadar, hale göre, Reis veya Reis Vekilinin görevlerini, kendi Cemaati Temsilcilerince

başka türlü karar vermedikçe, kendi Cemaatinin en yaşlı Cemaat Temsilcisi görür.

4 Meclis Reisi ve Reis Vekilinden başka Temsilciler arasından iki Elen ve bir Türk Meclis

Başkanlık Katibi ile iki Elen ve bir Türk Meclis İdare Amiri, hale göre, Reis veya Reis

Vekili tarafından tayin olunur ve bunlar kendilerini tayin eden Reis veya Reis Vekilinin

bürosuna verilirler.

MADDE 73

1 Bu maddenin aşağıdaki hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, Temsilciler Meclisi, İç

Tüzüğü ile Meclis usulüne ve görevlerinin görülmesine ait her konuyu düzenler.

2 Başkan olarak Meclis Reisi ve Başkan Muavini olarak Meclis Reis Vekili ile, Meclis

Reisi ve Reis Vekili seçimlerinden sonraki oturumunda Temsilciler Meclisi tarafından,

Elen Cemaati Temsilcileri arasından altı ve Türk Cemaati Temsilcileri arasından iki

olmak üzere, seçilecek diğer sekiz üyeden müteşekkil ve Seçme Komitesi adını taşıyan

bir Komite kurulur.

3 Seçme Komitesi Temsilciler Meclisinin Daimi Komitelerini ve diğer geçici, ad hoc veya

özel Komitelerini tesis eder ve bu Komitelerin üyeliklerine Temsilciler tayin eder ve

bunları yaparken Komite tesisi veya tayinler hakkında Meclisteki Elen ve Türk Cemaat

gruplarının veya siyasi parti gruplarının tekliflerini önemle nazara alır. Bahis konusu

komitelere tayinler, müteakip fıkra hükümlerine tabidir.

4 Temsilciler Meclisindeki Elen ve Türk Cemaat grupları ve siyasi parti grupları, Meclisin

Daimi ve diğer herhangi geçici, ad hoc veya özel Komitelerinin her birinde yeter sayıda

temsil olunur:

Ancak, bu Komitelerde Elen ve Türk Cemaatları tarafından seçilen Temsilcilere verilen

yerlerin sayısının toplamı, Mecliste Elen ve Türk Cemaatları tarafından seçilen

Temsilcilere ayrı ayrı verilen yerler arasındaki nisbetin ayni olur.

5 Temsilciler Meclisine sunulan her Kanun Tasarısı ve Teklifi evvela müzakere edilmek

üzere ilgili Komiteye havale olunur.

Müstacel mahiyette sayılanlar hariç olmak üzere; Komite safhasını geçen hiçbir Tasarı ve

Teklif, Komitenin raporu ile birlikte Temsilcilere dağıtımından sonra kırk sekiz saat

geçmeden, Temsilciler Meclisinde müzakere edilemez.

6 Temsilciler Meclisi toplantılarının, Meclis Reis Vekili tarafından teklif olunan herhangi

bir ilave konuyu da ihtiva edecek olan, gündemi, Meclis Reisi tarafından hazırlanır ve

Temsilciler Meclisine sunulur.

Gündemin Temsilciler Meclisine sunulmasından sonra, herhangi bir Temsilci bu

gündeme ilaveler veya değişiklikler yapılmasını teklif edebilir ve bu teklifler hakkında

Temsilciler Meclisi tarafından karar verilir.

7 Hiçbir Temsilci, Temsilciler Meclisinin hiçbir toplantısında özel Kayıt Defterine, ismini

kaydettirmeden veya toplantıya Başkanlık eden şahsın müsaadesini almadıkça

konuşamaz.

Bu formaliteye uyan her Temsilci, söz aldığı toplantıda, konuya göre makul yeterlikte bir

süre konuşmak ve dinlenmek hakkına sahibtir.

Konuşmalar; konuşmak istiyenlerin; hale göre, kayıt veya sözlü talep sırasına göre

yapılır;

Ancak, zıt görüşler ileri sürüldüğü hallerde, birbirine zıt görüşleri ileri süren hatipler,

imkan nisbetinde, birbirlerini takip ederler. Mamafih, Temsilciler Meclisindeki

Komiteler veya siyasi parti grupları adına konuşan Temsilciler, bu sıraya tabi değildirler.

Gündemle ilgili herhangi bir konu, İç Tüzüğün tatbiki veya müzakere yeterliği ile ilgili

takrirler hakkında konuşmak isteyen Temsilcilere, müzakere konusunun esası hakkında

konuşmak isteyen Temsilcilerden daha önce söz verilir ve bu halde, biri takririn lehinde

diğeri aleyhinde olan iki Temsilciye on beşer dakika konuşmak üzere söz verilir.

8 Temsilciler Meclisindeki bütün konuşmalar, Meclis kürsüsünden ve Temsilciler

Meclisine hitaben yapılır. Meclisteki ve bütün Komite toplantılarındaki bütün konuşma

ve diğer işlemler, yapıldıkları anda, söylendikleri veya yapıldıkları resmi dilden diğer

Resmi dile tercüme edilir.

9 İç Tüzükte aksi gösterilmedikçe Mecliste ve Komite toplantılarında, bir Temsilcinin

sözünün kesilmesi veya herhangi bir Temsilciye, müzakere olunan konu ile ilgisi

bulunmayan şahsi hücumlar yapılması yasaktır.

10 Temsilciler Meclisinde verilen reyler Elen Meclis Başkanlık Katiplerinden biri ve Türk

Meclis Başkanlık Katibi tarafından müştereken sayılır ve kayıt edilir.

11 Temsilciler Meclisi müzakerelerinin zabıtları bütün işlemleri tam olarak ihtiva eder.

Komitelerdeki işlemlerin zabıtları hülasa olarak tutulur. Temsilciler Meclisinin bir

toplantısının zabıtlarına müteakip ilk toplantıda bir Temsilci tarafından yapılan sözlü

itiraz veya ilgili toplantının Başkanına gönderilen yazılı itiraz üzerine Temsilciler

Meclisi, bahis konusu zabıtların itiraza göre doğrultulmasına karar verebilir.

12 Temsilciler Meclisinde Temsilciler sayısı toplamının asgari yüzde on ikisi tarafından

temsil edilen her siyasi parti, bir siyasi parti grubu teşkil edebilir ve bu sıfatla tanınmak

hakkına sahiptir.

MADDE 74

1 Temsilciler Meclisi, bir genel seçimden sonra bunu takip eden on beşinci gün ve bundan

sonraki yıllarda yılın ayni gününde olağan içtimaını yapmak üzere, davetsiz toplanır.

2 Temsilciler Meclisinin olağan içtimaı, her yıl, Temsilciler Meclisinin kararına göre üç ila

altı ay sürer.

3 On Temsilci tarafından Meclis Reisi ve Reis Vekilinin her ikisine de yapılacak olan bir

talep üzerine Temsilciler Meclisi, Meclis Reisi veya Reis Vekili tarafından olağanüstü

içtimaa çağrılır.

MADDE 75

1 Temsilciler Meclisinin toplantıları alenidir ve müzakerelerinin zabıtları yayınlanır.

2 Temsilciler Meclisi, gerekli görürse, Temsilciler sayısı toplamının dörtte üçünün

ekseriyeti ile vereceği bir karar üzerine, gizli toplantılar yapabilir.

MADDE 76

1 Meclis Reisi, her toplantının başladığını ve sona erdiğini bildirir.

2 Meclis Reisi, bir toplantının sona erdiğini bildirirken, ayni zamanda, Temsilciler

Meclisinin rizasile, müteakip toplantı için tesbit edilen tarih ve saati de bildirir ve

Temsilciler Meclisine bu toplantının gündemini sunar ve bunun üzerine 73'üncü

maddenin 6'ncı fıkrası hükümleri uygulanır.

3 Herhangi bir gündem, toplantıdan en az yirmi dört saat evvel basılır ve Temsilcilere

dağıtılır. Ancak, gündem, müzakeresi başlamış olan konularla ilgili ise, dağıtımı

toplantıdan evvel herhangi bir zaman, yapılabilir.

MADDE 77

1. Temsilciler Meclisinde nisap üyelerin sayısı toplamının asgari üçte biridir.

2. Herhangi belli bir konuya ait müzakere, iki Cemaatten birinin toplantıda hazır bulunan

Temsilcilerinin ekseriyetinin talebi üzerine, bir defa yirmi dört saat tehir olunur.

MADDE 78

1. Temsilciler Meclisinin kanun ve kararları, hazır bulunan ve reylerini kullanan

Temsilcilerin reylerinin basit ekseriyeti ile kabul olunur.

2. Seçim Kanununda her hangi bir değişiklik, belediyeler ile ilgili veya resimler veya

vergiler koyan herhangi bir kanunun kabulü, Elen ve Türk Cemaatları tarafından seçilen

ve reye iştirak eden, Temsilcilerin ayrı ayrı basit ekseriyetini gerektirir.

MADDE 79

1. Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini Temsilciler Meclisine mesaj

gönderebilir veya görüşlerini Bakanlar vasıtasiyle bildirebilir.

2. Bakanlar, Temsilciler Meclisinin veya herhangi bir Komitesinin müzakerelerini takip

edebilirler ve yetkilerine giren herangi bir konuda Temsilciler Meclisine veya herhangi

bir Komitesine demeçte bulunabilirler veya bilgi verebilirler.

MADDE 80

1. Kanun tekliflerinde bulunmak hakkı Temsilcilere ve Bakanlara aittir.

2. Hiçbir Temsilci bütçe masraflarında artış ile ilgili hiçbir Kanun Teklifi yapamaz.

MADDE 81

1. Bütçe, Temsilciler Meclisine, kanun tarafından malî yılın başlangıcı olarak tayin edilen

günden asgarî üç ay önce sunulur ve tayin edilen bu günden evvel kabul olunur.

2. Malî yılın sonunu takip eden üç ay içinde, kesin hesaplar Temsilciler Meclisinin

tasvibine sunulur.

MADDE 82

Temsilciler Meclisinin bir kanun veya kararı, bu kanun veya kararda başka bir tarih tayin

edilmedikçe, Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlanmakla yürürlüğe girer.

MADDE 83

1. Temsilciler, Temsilciler Meclisindeki her türlü demeç veya reylerinden dolayı hukukî

veya cezaî takibata tabi değildirler.

2. Bir Temsilci, Temsilcilik sıfatı devam ettikçe, Yüksek Mahkemenin müsaadesi

olmaksızın, takip olunamaz, yakalanamaz veya hapis edilemez. Ölüm veya beş yıl veya

daha fazla hapis cezası ile cezalandırılabilen suç işlemesinde, suçlu, suç üstü yakalandığı

takdirde, bu müsaadenin alınmasına lûzum yoktur. Bu halde yetkili makam tarafından

derhal haberdar edilecek olan Yüksek Mahkeme, ilgilinin, Temsilcilik süresince,

takibinin veya tutukluğunun devamına müsaade edip etmiyeceğini kararlaştırır.

3. Yüksek Mahkeme, bir Temsilcinin takip edilmesine müsaade etmezse, bu Temsilcinin bu

suretle takip edilemediği süre, bahis konusu suçun zaman aşımı bakımından nazara

alınmaz.

4. Yüksek Mahkeme, bir Temsilciye yetkili bir mahkeme tarafından verilen bir hapis cezası

hükmünün infazına müsaade etmezse, bu hükmün infazı Temsilcilik sıfatı sona erinceye

kadar tehir olunur.

MADDE 84

1. Temsilciler, Amme Gelirlerinden kanunun tayin ettiği tahsisatlarını alırlar.

2. Bu tahsisatlarda yapılan her hangi bir artış, yapıldığı Temsilciler Meclisi süresi içinde

yürürlüğe girmez.

MADDE 85

Seçim için adayların haiz olması gereken vasıflar ile ilgili her hangi bir konu ve seçim itirazları,

Yüksek Anayasa Mahkemesi tarafından kesin olarak karara bağlanır.

KISIMI V - CEMAAT MECLİSLERİ

MADDE 86

Elen ve Türk Cemaatlerinin her biri, kendi üyeleri arasından, bu Anayasa hükümleri gereğince

açıkça kendisine ayrılmış bulunan yetkilere sahip olacak bir Cemaat Meclisi seçer.

MADDE 87

1. Cemaat. Meclisleri, Cemaatları bakımından, bu Anayasanın sınırları içinde ve bu

maddenin 3'üncü fıkrası hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, yalnız aşağıdaki konularda

teşriî kuvveti kullanmak hakkına sahiptirler: -

(a) Bütün dinî konular;

(b) Bütün eğitim, kültür ve öğretim konuları;

(c) ahvali şahsiye;

(d) ahvali şahsiye ve dinî konular ile ilgili hukuk davalarına bakacak

mahkemelerin terekküp ve dereceleri;

(e) kendi Cemaatlarının refahını arttırmak gayesi ile kurulan hayır ve spor

tesis, teşekkül ve dernekleri gibi münhasıran cemaata ait mahiyette

menfaat ve müesseseler ile ilgili konular;

(f) kendi ihtiyaçlarını ve mürakebeleri altında bulunan teşekkül ve

müesseselerin ihtiyaçlarını karşılamak için kendi Cemaatları üyelerine

88'inci maddede gösterildiği gibi şahsî vergiler ve resimler koymak;

(g) Cemaat Meclisinin, münhasıran kendi Cemaatı üyelerinden müteşekkil

belediyelerce takip olunan gayelerin tahakkuk ettirilmesini mümkün

kılmak için belediyelere ait kanunların sınırları içinde nizamnameler

veya talimatnameler şeklinde munzam mevzuatı gerektiren konular;

(h) kendilerine bu Anayasa ile verilen, istihsal ve istihlak kooperatiflerini ve

kredi müesseselerini mürakabe etme ve münhasıran kendi

Cemaatlarından müteşekkil belediyelere görevlerinde nezaret yetkilerini

kullanmaları ile ilgili konular:

Ancak-

(i) bir Cemaat Meclisi tarafından bu (h) bendi gereğince yapılacak

olan herhangi bir Cemaat kanunu, nizamname ve talimatname

veya alınacak herhangi bir karar, doğrudan doğruya veya

dolayısile, istihsal ve istihlak kooperatiflerini ve kredi

müesseselerini düzenleyen veya belediyelere ait herhangi bir

kanuna aykırı veya onunla uyuşmaz olamaz;

(ii) bu bendin yukarıda (i)'nin hükümlerinin hiçbiri bu (h) bendi ile

bir Cemaat Meclisine verilen yetkilerin kullanılması ile ilgili

herhangi bir konuda Temsilciler Meclisine kanun yapmak

yetkisini tanır şekilde tefsir edilemez;

(iii) bu Anayasa tarafından açıkça gösterilen diğer konular.

2. Bu maddenin 1'inci fıkra'sının (f) bendinin hiçbir hükmü, Temsilciler Meclisinin, bu

Anayasanın hükümlerine uygun, olarak, şahsî vergi koyma yetkisini herhangi bir suretle

tahdit edecek şekilde tefsir edilmez.

3. Bir Cemaat Meclisinin, bu maddenin 1'inci fıkrası ile kendisine verilen kuvveti

kullanmak sureti ile, yapacağı herhangi bir kanun veya alacağı herhangi bir karar, hiçbir

suretle, Cumhuriyetin, güvenliği veya Anayasa düzeni veya amme selameti veya amme

nizamı veya amme sağlığı veya amme ahlakı yararına veya bu Anayasa ile herhangi bir

şahsa sağlanan ana hak ve hürriyetlere aykırı hiç bir hükmü ihtiva etmez.

MADDE 88

1. Bir Cemaat Meclisinin, 8'inci maddenin 1'inci fıkrasının (f) bendi gereğince vergi

koymak yetkisi, her malî yıl bütçesinde gösterilen masraflarının, bu malî yıl için

Cumhuriyet tarafından bu maddenin 2'nci fıkrasında gösterildiği üzere Bütçesinden bu

Cemaat Meclisine yapılan ödemelerle veya ayni malî yıl içinde bu Meclisin elde

edebileceği başka herhangi bir gelir ile karşılanmıyan kısmının karşılanması maksadı ile

kullanılır.

2. Temsilciler Meclisi, her malî yıl, Cemaat Meclislerinin kendi malî yılları bakımından

kendi yetkileri dahilindeki konular ile ilgili ihtiyaçları için, Elen ve Türk Cemaat

Meclislerine aşağıda gösterildiği üzere ayrılan bir iki milyon pound'dan az olmayan bir

tahsisatı, Bütçeye koyar ve her iki Cemaat Meclisine de ödenmeye hazır tutar: -

(a) Elen Cemaat Meclisine bir milyon altı yüz bin pound'dan az olmayan bir

meblağ; ve

(b) Türk Cemaat Meclisine dört yüz bin pound'dan az olmayan bir meblağ:

Ancak, her iki Cemaat Meclisine ödenecek asgarî meblağ toplamını

arttırıldığı takdirde, bu arttırılan meblağ kısmının Cemaat Meclislerinden

her birine ayrılması, Temsilciler Meclisinin kararlaştıracağı tarzda

yapılır.

3. Bir Cemaat Meclisi talep ettiği takdirde, bu Meclisin koyduğu vergiler, Cumhuriyet

makamları tarafından bu Cemaat Meclisi namına toplanır ve bu Meclise ödenir.

4. Bu madde ve 87'nci maddenin 1'inci fıkrasının (f) bendi maksatları bakımından, "üye",

bahis konusu üyelerin iştirak ettikleri hükmî şahıs olan veya olmayan teşekkülleri de,

hisseleri nisbetinde içine alır.

MADDE 89

1. Cemaat Meclisleri, kendi Cemaatları bakımından, ayrıca aşağıdaki konularda da yetkiye

sahiptirler :-

(a) 87'nci maddenin, müteakip bendlerde özel hükümler bulunan, 1'inci

fıkrasının (g) ve (h) bendlerinde gösterilenlerin dışındaki hükümleri

gereğince teşriî kuvveti kullanmaya yetkili oldukları herhangi bir konu

ile ilgili olarak,

(i) kendi Cemaat kanunları çerçevesi içinde siyaseti idare etmek;

(ii) bir Cemaat kanunu tarafından gösterilen tarzda ve şahıslar

vasıtasile idarî yetkileri kullanmak;

(b) kendi Cemaatlarının refahını arttırmak gayesi ile kurulan ve kanunlarla

düzenlenen istihsal ve istihlak kooperatifleri ve kredi müesseselerini

murakabe etmek;

(c) münhasıran kendi Cemaatları üyelerinden müteşekkil olan belediyelerin

takip ettikleri gayeleri tahakkuk ettirmek ve kanunlara tabi olan bu gibi

belediyelere görevlerinde nezaret etmek.

2. 87'nci maddenin 1'inci fıkrasının (e) bendindeki ve bu maddenin 1'inci fıkrasının (b)

bendindeki hükümlerin hiçbiri, sekene istediği takdirde, bu bendlerde gösterilen

mahiyette karma ve müşterek müesseselerin kurulmasını önleyecek şekilde tefsir

edilmez.

3. Merkezî idare, bu maddenin 1'inci fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde gösterilen müessese,

teşekkül veya belediyeleri, kendi bakımından, yürürlükte olan mevzuat gereğince

murakabe etmek istediği takdirde, bu murakabe, bahis konusu müessese, teşekkül veya

belediyenin ait olduğu Cemaata mensup memurlar tarafından yapılır.

MADDE 90

1. Bu maddenin müteakip hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, her Cemaat Meclisi, kendi

cemaat kanunları ile veya onlar gereğince kendi kanun ve kararlarının tatbiki için

hükümler koymak kuvvetine sahiptir.

2. Bir Cemaat Meclisi, bu Anayasa gereğince kendisine verilen herhangi bir kuvveti

kullanırken kendi kanunlarının ve kararlarının her hangi birinde, bunların ihlali veya,

verdiği bir talimata riayetsizlik için hapis cezasına veya tutukluk koyma kuvvetine sahip

değildir.

3. Cemaat Meclisleri, kendi cemaat kanunlarına veya kararlarına ve yetkileri içinde bulunan

ahvali şahsiye ve dinî konular ile ilgili hukuk davalarına bakan mahkemelerin

hükümlerine riayeti sağlamak için cebir kullanma yetkisine sahip değildirler.

4. Bir Cemaat Meclisinin herhangi bir kanun veya kararına veya bu Meclisin murakabe

veya nezaret yetkisini kullanması ile ilgili bir konuda riayeti sağlamak için cebir

kullanması gerektiği zaman, bu cebir, Cemaat Meclisi tarafından veya onun namına

yapılacak talep üzerine, bunu tatbik etmek münhasır yetkisine sahip olan Cumhuriyetin

amme makamları tarafından tatbik olunur.

5. Bir mahkemenin, bir Cemaat Meclisinin münhasır yetkisi içinde bulunan herhangi bir

konu ile ilgili herhangi bir karar veya emri Cumhuriyetin amme makamları vasıtasiyle

infaz edilir.

MADDE 91

1. Her Cemaat Meclisi, her yılda, müteakip malî yıl için gelir ve giderinin bütçesini hazırlar

ve kabul eder.

2. Cemaat Meclisi, bu bütçeyi, en geç, bir cemaat kanunu ile cemaat malî yılının başlangıcı

olarak tesbit olunan güne kadar kabul eder.

MADDE 92

Her Cemaat Meclisinin üyelerinin sayısı, ilgili Cemaat Meclisinin üyeleri sayısı toplamının üçte

ikisinin ekseriyeti ile kabul olunan bir cemaat kanunu ile tayin edilir.

MADDE 93

Her iki Cemaat Meclisi için seçimler, genel, tek dereceli ve gizli reyle yapılır.

MADDE 94

1. Bu maddenin 2'nci fıkrası hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, yirmibir yaşına varmış ve

ilgili cemaat seçim kanununda gösterilen ikamet şartlarını haiz her Cumhuriyet

vatandaşı, ilgili cemaat seçim listesine seçmen olarak kaydedilmek hakkına sahiptir:

Ancak, Elen Cemaati üyeleri yalnız Elen cemaat seçim listesine ve Türk Cemaatı üyeleri

yalnız Türk cemaat seçim listesine kayıt edilebilirler.

2. İlgili cemaat seçim kanunu gereğince kayıt dışı bırakılan bir şahıs seçmen olarak

kaydedilmek hakkına sahip değildir.

MADDE 95

Seçim zamanında aşağıdaki vasıfları haiz olan her şahıs bir Cemaat Meclisi üyeliği seçiminde aday

olabilir: -

(a) Cumhuriyet vatandaşı olmak ve ilgili cemaat seçim listesinde kayıtlı olmak;

(b) yirmi beş yaşına varmış olmak;

(c) bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte veya ondan sonra, haysiyeti muhil veya

ahlaka aykırı bir suçtan hüküm giymemiş veya herhangi bir seçim suçundan

dolayı yetkili bir mahkemece ehliyetsiz kılınmamış olmak;

(d) bir Cemaat Meclisi üyesi olarak görev görmesine engel bir akıl hastalığı

bulunmamak.

MADDE 96

1. Cemaat Meclislerinin görev süresi, ilgili cemaat kanununun tesbit ettiği tarihten

başlamak üzere beş yıllık bir devredir.

2. Yeni seçilen Cemaat Meclisi bu maddenin 1'inci fıkrası gereğince görevine başlayıncaya

kadar süresi bitmiş Cemaat Meclisi görevine devam eder.

MADDE 97

1. Bir Cemaat Meclisi için bir cemaat genel seçimi, süresi biten Cemaat Meclisinin

süresinin bitmesinden en az otuz gün evvel yapılır.

2. Bir Cemaat Meclisi üyeliği inhilal ettiğinde bu inhilal, vukuundan itibaren kırk beş günü

geçmeyen bir süre içinde yapılacak bir ara seçimi ile doldurulur.

3. Bu maddenin 1'inci veya 2'nci fıkralarında gösterilen bir seçim, deprem, su baskını, genel

salgın hastalık ve benzeri gibi olağanüstü ve beklenmedik sebepler yüzünden, bu

Anayasa ile veya gereğince tesbit edilen tarihte yapılmadığı takdirde, bu seçim müteakip

haftanın ayni gününde yapılır.

MADDE 98

1. Cemaat Meclislerinden her biri, ancak mutlak ekseriyet ile vereceği bir karar ile kendini

feshedebilir.

2. Bu kararda; 96'ncı ve 97'nci maddelerin 1'inci fıkraları hükümlerine rağmen, bahis

konusu Cemaat Meclisi için, karar tarihinden itibaren en erken otuz gün ve en geç kırk

gün sonra yapılması gereken cemaat genel seçiminin tarihi ve cemaat genel seçimi

tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde olmak üzere yeni seçilecek Cemaat

Meclisinin ilk toplantısının tarihi tesbit edilir ve bu tarihe kadar eski Cemaat Meclisi

görevine devam eder.

3. 96'ncı maddenin 1'inci fıkrası hükümlerine rağmen, fesihten sonra seçilen Cemaat

Meclisinin görev süresi, fesh olunan Meclisin görev süresinin geri kalan kısmı kadar

devam eder. Fesih, ilgili Cemaat Meclisinin beş yıllık görev süresinin son yılı içinde

vukubulduğu takdirde, bu Cemaat Meclisi için Cemaat genel seçimi, hem feshedilen

Cemaat Meclisinin görev süresinin geri kalan kısmı hem de müteakip beş yıllık görev

süresi için yapılır.

MADDE 99

96'ncı maddenin 2'nci fıkrası veya 98'inci maddenin 2'nci fıkrası gereğince yeni seçilen bir Cemaat

Meclisi görevine başlayıncaya kadar görevine devam eden bir Cemaat Meclisi, ilgili kanun veya

kararda açıkça gösterilecek acele ve istisnaî beklenmedik haller dışında herhangi bir konu hakkında

herhangi bir kanun yapmak veya herhangi bir karar almak yetkisine sahip değildir.

MADDE 100

Bir Cemaat Meclisi üyesi, Cemaat Meclisindeki görevine başlamadan evvel ve bu Meclisin genel

bir oturumunda aşağıdaki sözü verir :-"Kıbrıs Cumhuriyetinin, Anayasasına ve buna uygun olarak

yapılmış kanunlara; bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün korunmasına iman ve riayet edeceğine

söz veririm."

MADDE 101

1. Bir Cemaat Meclisi üyeliği görevi, Bakanlık veya Temsilcilik veya Belediye Reisliği de

dahil olmak üzere herhangi bir belediye meclisi üyeliği veya Cumhuriyetin silahlı veya

emniyet kuvvetlerine mensubiyet veya bir amme veya belediye görevi ile veya, bir Türk

Cemaat Meclisi üyesi bakımından, bir din adamı görevi ile birleşemez.

2. Bu madde bakımından "amme görevi", Cumhuriyetin veya bir Cemaat Meclisinin amme

hizmetinde; ücreti Cumhuriyet veya bir Cemaat Meclisince kontrol edilen, ücretli

herhangi bir görevdir ve herhangi bir amme hükmî şahsında veya amme yararına bir

teşekküldeki herhangi bir görevi de içine alır.

MADDE 102

Cemaat Meclisleri, İç Tüzükleri ile, olağan ve olağanüstü toplantıları, bu toplantıların tarih ve

süreleri, reylerin izhar ve işlerinin görülme tarzı da dahil olmak üzere, bütün usûl konularına ait

kaideleri koyarlar.

MADDE 103

1. Cemaat Meclislerinin toplantıları alenîdir ve müzakerelerinin zabıtları yayınlanır.

2. Her bir Cemaat Meclisi, gerekli görürse, üyeleri sayısı toplantının üçte ikisinin ekseriyeti

ile vereceği bir karar üzerine gizli toplantılar yapabilir.

MADDE l04

1. Elen veya Türk Cemaat Meclisi tarafından kabul olunan kanun veya kararlar,

Cemaatlerine mensup Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini tarafından

alınmalarından itibaren onbeş gün içinde imzalandıktan sonra Cumhuriyet Resmî

Gazetesinde derhal yayınlanırlar.

2. Bir Cemaat kanunu, bu kanunla başka bir tarih tayin edilmedikçe Cumhuriyet Resmî

Gazetesinde yayınlanmakla yürürlüğe girer.

MADDE 105

1. Cumhur Başkanı Elen Cemaat Meclisinin ve Cumhur Başkan Muavini Türk Cemaat

Meclisinin kabul ettiği herhangi bir kanun veya kararı, alınmalarından itibaren onbeş gün

içinde, tekrar incelenmesi için ilgili Meclise iade edebilirler.

2. İlgili Cemaat Meclisi kendisine iade edilen kanun veya kararın aynen kalmasında ısrar

ettiği takdirde, hale göre, Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini, bundan bir

evvelki madde hükümlerine uygun olarak bu kanun veya kararı imzalar ve yayınlar.

MADDE 106

1. Bir Cemaat Meclisi üyesi, Mecliste yaptığı her türlü demeç veya reylerinden dolayı

hukukî veya cezaî takibata tabi değildir.

2. Bir Cemaat Meclisi üyesi, üyelik sıfatı devam ettikçe, Yüksek Mahkemenin müsaadesi

olmaksızın, takip olunamaz, yakalanamaz veya hapis edilemez. Ölüm veya beş yıl veya

daha fazla hapis ile cezalandırılabilen bir suç işlemesinde, suçlu, suçüstü yakalandığı

takdirde, bu müsaadenin alınmasına lüzum yoktur. Bu halde yetkili makam tarafından

derhal haberdar edilecek olan Yüksek Mahkeme ilgilinin, üyelik süresince, takibinin

veya tutukluluğunun devamına müsaade edip etmiyeceğini kararlaştırır.

3. Yüksek mahkeme, bir Cemaat Meclisi üyesinin takip edilmesine müsaade etmezse, bu

üyenin bu suretle takip edilemediği süre bahis konusu suçun zaman aşımı bakımından

nazara alınmaz. Yüksek Mahkeme, bir Cemaat Meclisi üyesine yetkili bir mahkeme

tarafından verilen bir hapis cezası hükmünün infazına müsaade etmezse, bu hükmün

infazı, üyelik sıfatı sona erinceye kadar tehir olunur.

MADDE 107

Bir Cemaat Meclisi üyeliği aşağıdaki hallerde inhilal eder: -

(a) ölüm ile; veya

(b) yazılı istifa ile; veya

(c) 95'inci maddenin (c) veya (d) fıkralarında gösterilen hallerden herhangi

birinin vukuu veya Cumhuriyet vatandaşlığı sıfatının kayıbı veya ilgili

cemaat seçim listesine seçmen olarak kaydedilmek vasfını kaybetmek

ile; veya

(d) 101'inci maddede gösterilen görevlerden birini almakla.

MADDE 108

1. Elen ve Türk Cemaatlarından herbiri, kendi Cemaatlarına ait bulunan eğitim, kültür, spor

ve hayır müesseseleri için, hale göre, Yunan veya Türk Hükümetlerinden malî yardım

alma hakkına sahiptir

2. Katolik, Elen veya Türk Cemaatlarından herbiri, kendi müesseselerinin faaliyeti için

yeter sayıda öğretmen, profesör veya din adamına sahip olmadığı kanaatinde olduğu

takdirde bu Cemaat, ihtiyaçlarını karşılamak için, hale göre, Yunan veya Türk

Hükûmetlerinden tamamen lüzumu kadar sağlıyabilecekleri personeli temin ve istihdam

etmek hakkına sahiptir.

MADDE 109

2'nci maddenin (3) üncü fıkrası hükümleri gereğince Cemaatlerden birine mensup olmayı ihtiyar

eden her dinî grup, ilgili bir cemaat kanununun gösterdiği üzere, seçilmiş üye veya üyeleri

tarafından, bu grubun mensup olmayı ihtiyar ettiği Cemaatın Cemaat Meclisinde temsil edilmek

hakkına sahiptir.

MADDE 110

1. Kıbrıs Otosefal Elen-Ortodoks Kilisesi, Mukaddes Kurallara veya yürürlükte olan şartına

uygun olarak kendi iç işlerinin ve mallarının düzenlenmesi ve yürütülmesi münhasır

hakkına sahip olmaya devam eder ve Elen Cemaat Meclisi bu hakka aykırı hareket

etmez.

2 Vakıf müessesesi ve Ahkamül Evkaf, bu Anayasaca tanınır.

Vakıf müessese veya tesisini veya Vakıfları veya, camilere ve herhangi diğer bir İslam

dinî müessesesine ait mallar da dahil olmak üzere; herhangi vakıf malları ilgilendiren

veya herhangi bir suretle bunlara tesir eden bütün konular, münhasıran Ahkamül Evkaf

ve Türk Cemaat Meclisince çıkarılan veya yapılan kanun ve nizamnamelere tabidir ve

bunlara göre ve bunlar gereğince idare olunur ve hiçbir teşrii, icraî veya herhangi diğer

bir muamele, bahis konusu Ahkamül Evkafı ve Türk Cemaat Meclisinin bahis konusu

kanunlarını ve nizamnamelerini ihlal edemez veya onlara üstün gelemez veya müdahale

edemez.

3. Kendisine 2'nci maddenin (3) üncü fıkrası hükümleri uygulanan bir dinî grubun Kilisesi,

bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten hemen önce yürürlükte olan Kıbrıs Sömürgesi

kanunlarına uygun olarak sahip olduğu dinî konular ile ilgili herhangi bir hakkına, bu

Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte ve ondan sonra da sahip olmağa devam eder.

MADDE 111

1. Bu Anayasanın hükümleri mahfuz kalmak şartı ile, Elen Ortodoks Kilisesi veya

kendisine 2'nci maddenin (3)’üncü fıkrası hükümleri uygulanan bir dinî grup üyelerinin

nişanlılık, evlenme, boşanma, evliliğin butlanı; ayrılık veya evlilik haklarının iadesine

veya mahkeme kararı ile yapılan nesep tashihinden veya evlat edinmeden başka aile

münasebetlerine dair herhangi bir konuya, bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte ve

ondan sonra, hale göre, Elen- Ortodoks Kilisesinin veya bahis konusu dinî grubun

Kilisesinin kanunu uygulanır ve buna bahis konusu Kilisenin bir mahkemesi bakar ve

hiçbir Cemaat Meclisi bu kanuna aykırı hareket etmez.

2. Bu maddenin 1'inci fıkrası hükmü, bahis konusu mahkemenin herhangi bir karar veya

emrinin infazına, 90'ıncı maddenin 5'inci fıkrası hükümlerinin uygulanmasını önlemez.

KISIM VI CUMHURİYET'İN BAĞIMSIZ MEMURLARI

Bölüm I

Cumhuriyet Baş Savcısı ve Cumhuriyet Başı Savcı Yardımcısı

MADDE 112

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini bir Yüksek Mahkeme hakimi tayin

edilebilmek için gerekli vasıfları haiz iki şahsı, biri Cumhuriyet Baş Savcısı diğeri

Cumhuriyet Baş Savcı yardımcısı olarak müştereken tayin ederler:

Ancak, Baş Savcı ve Baş Savcı Yardımcısı ayni Cemaate mensup olamazlar.

2. Bağımsız bir daire olup hiçbir Bakanlığa tabi bulunmayan Cumhuriyet Hukuk Dairesinin

Başkanı Cumhuriyet Baş Savcısı ve Başkan Yardımcısı Cumhuriyet Baş Savcı

Yardımcısıdır.

3. Cumhuriyet Baş Savcısı ve Baş Savcı Yardımcısı, herhangi bir mahkemede dinlenmek

hakkına sahiptirler ve bu mahkeme önüne çıkan bütün diğer şahıslara tekaddüm ederler:

Ancak, Cumhuriyet Baş Savcısı, Cumhuriyet Baş Savcı Yardımcısına daima tekaddüm

eder.

4. Cumhuriyet Baş Savcısı ve Baş Savcı Yardımcısı, Cumhuriyet adliyesinin daimi

üyesidirler ve Reisi hariç olmak üzere Yüksek Mahkeme hakimlerinin tabi olduğu ayni

şart ve kayıtlar ile görevlerini görürler ve görevlerine ancak bir Yüksek Mahkeme

hakimine uygulanan ayni sebepler ile ve tarzda son verilebilir.

5. Cumhuriyet Baş Savcısının veya Baş Savcı Yardımcısının Cemaatına mensup şahısları

ilgilendiren bütün konularda, Cumhuriyet Baş Savcısı tarafından bir karar alınmadan

önce, hale göre biri, ilgilinin Cemaatına mensup olan diğeri ile istişare eder:

Ancak, yanlız bir Cemaatın hakimlerinden müteşekkil ceza mahkemelerindeki takibatın

kesin idare ve mesuliyeti, bu Cemaata mensup olan, hale göre, Cumhuriyet Baş Savcısı

veya Cumhuriyet Baş Savcı Yardımcısına aittir.

MADDE 113

1. Cumhuriyet Baş Savcısı, Baş Savcı Yardımcısının yardımı ile, Cumhuriyetin, Cumhur

Başkanının , Cumhur Başkan Muavininin, Bakanlar Kurulunun ve Bakanların Hukuk

Müşaviridir ve kendisine bu Anayasa veya kanun tarafından verilen veya emrolunan

diğer bütün yetkileri kullanır ve diğer bütün iş ve görevleri görür.

2. Cumhuriyet Baş Savcısı, amme menfaatına olmak üzere istediği şekilde kullanacağı,

Cumhuriyet içinde herhangi bir şahısa karşı işlenmiş bir suç hakkında dava açmak ve

iddiada bulunmak, davayı devir almak, devam ettirmek veya ettirmemek yetkisine

sahiptir. Bu yetki bizzat kendisince veya talimatı altında ve ona uygun olarak hareket

eden kendine tabi memurlar tarafından kullanılabilir.

MADDE 114

1. Cumhuriyet Baş Savrı Yardımcısı, normal olarak makamına ait yetkilere sahiptir ve

görevleri görür ve kezalik, Cumhuriyet Baş Savcısının talimatına göre, bu Anayasa

hükümleri gereğince veya kanunla Baş Savcıya verilen bütün yetkileri kullanır ve bütün

iş ve görevleri görür.

2. Cumhuriyet Baş Savcı Yardımcısı, Cumhuriyet Baş Savcısının gaybubeti veya

görevlerini geçici olarak göremediği hallerde kendisine vekalet eder

BÖLÜM II

Baş Murakıp ve Baş Murakıp Muavini

MADDE 115

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, iki uygun ve layık şahsı, biri Baş Murakıp

ve diğeri Baş Murakıp Muavini olmak üzere, müştereken tayin ederler:

Ancak, Baş Murakıp ve Baş Murakıp Muavini ayni Cemaata mensup olamazlar.

2. Bağımsız bir daire olup hiçbir Bakanlığa tabi bulunmayan Cumhuriyet murakıplık

dairesinin Başkanı Baş Murakıp ve Başkan Muavini Baş Murakıp Muavinidir.

3. Baş Murakıp ve Baş Murakıp Muavini, Cumhuriyetin daimî amme memurlarındandırlar

ve görevlerine son verilmesi veya emekliliğe sevkleri ancak bir Yüksek Mahkeme

hakimine uygulanan ayni sebepler ve tarzda yapılabilir.

MADDE 116

1. Baş Murakıp, Baş Murakıp Muavininin yardımı ile, Cumhuriyet adına, bütün tediyat ve

tahsilatı murakabe eder ve Cumhuriyetin verdiği yetki ile veya gereğince tedvir olunan

paraların ve diğer aktif kıymetlerin ve yüklenilen mükellefiyetlerin bütün hesaplarını

murakabe ve teftiş eder ve bu maksatla, bu gibi hesaplara müteallik bütün defter, kayıt ve

raporları görmek ve bahis konusu aktif kıymetlerin muhafaza edildiği yerlere girmek

hakkına sahiptir.

2. Baş Murakıp, Baş Murakıp Muavininin yardımı ile, kendisine kanun tarafından verilen

veya emirolunan bütün diğer yetkileri kullanır ve bütün diğer iş ve görevleri görür.

3. Baş Murakıbın bu Bölümde gösterilen yetkileri, işleri ve görevleri, bizzat kendisi veya

kendi talimatı altında ve ona uygun olarak hareket eden kendine tabi memurlar tarafından

kullanılabilir veya görülebilir.

4. Baş Murakıp, bu Bölümün gösterdiği iş ve görevlerinin görülmesi hakkında Cumhur

Başkanına ve Cumhur Başkan Muavinine her yıl bir rapor sunar ve onlar bu raporun

Temsilciler Meclisinin bilgisine sunulmasını sağlarlar.

MADDE 117

1. Baş Murakıp Muavini, normal olarak makamına ait bulunan yetkilere sahiptir ve iş ve

görevleri görür ve kezalik, Baş Murakıbın talimatı altında, bu Anayasa hükümleri

gereğince veya kanunla Baş Murakıba verilen bütün yetkileri kullanır ve bütün iş ve

görevleri görür.

2. Baş Murakıp Muavini, Baş Murakıbın gaybubeti veya görevlerini geçici olarak

göremediği hallerde kendisine vekalet eder.

BÖLÜM III

Cumhuriyet Emisyon Bankasının Müdür ve Müdür Muavini

MADDE 118

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, iki uygun ve layık şahsı, biri Cumhuriyet

Emisyon Bankasının Müdürü diğeri Müdür Muavinini olmak üzere, müştereken tayin

ederler:

Ancak, Cumhuriyet Emisyon Bankasının Müdürü ve Müdür Muavini ayni Cemaat

mensup olamazlar.

2. Hiçbir Bakanlığa tabi olmıyan Cumhuriyet Emisyon Bankasının Başkanı Bankanın

Müdürü ve Başkan Muavini Müdür Muavinidir.

3. Cumhuriyet Emisyon Bankasının Müdürü ve Müdür Muavini, ya daimî amme hizmeti

üyesidirler veya tayin kararnamelerinde gösterilen kayıt ve şartlara göre tayin edilmiş

şahıslardır.

4. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, herhangi bir zaman, hale göre,

Cumhuriyet Emisyon Bankası Müdürünün veya Müdür Muavininin veya her ikisinin de

görevlerine müştereken son verebilirler.

5. Görevlerine son verilmesinden hemen önce Cumhuriyetin daimî amme memuru olan

Cumhuriyet Emisyon Bankasının Müdürünün veya Müdür Muavininin veya her ikisinin

de görevine, bir evvelki fıkraya göre son verildiği takdirde, hale göre, buna veya bunlara,

bu maddenin 6'ncı fıkrası ve bu Anayasanın Cumhuriyet amme hizmetine dair hükümleri

mahfuz kalmak şartiyle, Cumhuriyetin daimî amme hizmetinde diğer uygun bir görev

verilir.

6. Cumhuriyet Emisyon Bankasının Müdürünün ve Müdür Muavininin görevlerinin

görülmesi ile ilgili herhangi bir disiplin konusu hakkında, 153'üncü maddenin 8'inci

fıkrası gereğince kurulan Kurul yetkilidir.

MADDE 119

1. Cumhuriyet Emisyon Bankasının Müdürü, Cumhuriyet Emisyon Bankası Müdür

Muavininin yardımı ile, Cumhuriyetin para kanunlarını yürütür ve Cumhuriyet Emisyon

Bankasını idare eder ve Cumhuriyet Emisyon Bankasının sahasına giren bütün diğer

yetkileri kullanır ve bütün diğer iş ve görevleri görür.

2. Cumhuriyet Emisyon Bankasının Müdürü, Cumhuriyet Emisyon Bankası Müdür

Muavininin yardımı ile, kanun tarafından kendisine verilen veva emrolunan diğer bütün

yetkileri kullanır ve diğer bütün işleri görür.

3. Cumhuriyet Emisyon Bankası Müdürünün bu Bölümde gösterilen yetkileri, işleri ve

görevleri bizzat kendisi veya kendi talimatı altında ve ona uygun olarak hareket eden

kendisine tabi memurlar tarafından kullanılabilir veya görülebilir.

4. Cumhuriyet Emisyon Bankasının Müdürü, Müdür Muavinin yardımı ile, Bakanlar

Kurulunun malî siyaset hakkında görevini ilgilendiren kararlarını ve herhangi bir

kanunun hükümlerini tatbik eder ve bahis konusu siyasetin tatbik tarzı bakımından,

Maliye Bakanı ile istişare eder ve onun tavsiyeleri kendisine rehber olur.

5. Cumhuriyet Emisyon Bankasının Müdürü; Cumhuriyetin nakit; mevduat, senet ve

tahvillerinin durumuna dair altı ayda bir Cumhur Başkanına ve Cumhur Başkan

Muavinine raporlar sunar ve onlar bu raporları Temsilciler Meclisinin bilgisine

sunulmasını sağlar.

MADDE 120

1. Cumhuriyet Emisyon Bankasının Müdür Muavini, normal olarak makamına ait bulunan

yetkilere sahiptir ve iş ve görevleri görür ve kezalik, Cumhuriyet Emisyon Bankası

Müdürünün talimatına tabi olarak, bu Anayasa hükümleri gereğince veya kanunla

Cumhuriyet Emisyon Bankası Müdürüne verilen bütün yetkileri kullanır ve bütün iş ve

görevleri görür.

2. Cumhuriyet Emisyon Bankası Müdür Muavini, Cumhuriyet, Emisyon Bankası

Müdürünün gaybubeti veya görevlerini geçici olarak göremediği hallerde kendisine

vekalet eder.

MADDE 121

Bu Bölüm hükümleri, Cumhuriyet Emisyon Bankasının bir Merkez Bankası olmasına engel olur

şekilde tefsir olunmaz:

Ancak, bu takdirde, bu Bölüm hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, Cumhuriyet Emisyon Bankasının

Müdürü Cumhuriyet Merkez Bankasının Müdürü ve Cumhuriyet Emisyon Bankasının Müdür

Muavini Cumhuriyet Merkez Bankasının Müdür Muavini olurlar.

KISIM VII - AMME HİZMETİ

BÖLÜM I

Umumî Hükümler

MADDE 122

İlgili metin başka türlü icap ettirmedikçe, bu Bölüm maksatları bakımından-

"amme görevi" amme hizmetinde bir görevi ifade eder

"amme memuru", asaleten veya geçici olarak veya vekaleten bir amme görevini gören şahsı ifade

eder;

"amme hizmeti", Cumhuriyet ordusundaki veya emniyet kuvvetlerindeki hizmet dışında

Cumhuriyet hizmetini ifade eder ve Kıbrıs Yayın hükmî şahsında, Kıbrıs Dahilî Telekomünikasyon

İdaresinde ve Kıbrıs Elektrik İdaresinde ve amme yararına bir kanunla kurulan hükmî şahsiyeti

haiz olan veya olmayan ve sermayesi Cumhuriyet tarafından sağlanan veya teminat altına alınan

veya, işletme münhasıran bahis konusu teşekkül tarafından yapılıyorsa, idaresi Cumhuriyetin

murakabesi altında olan herhangi diğer teşekküllerdeki hizmetleri içine alır, ancak, tayini veya

münhalinin doldurulması bu Anayasa gereğince Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini

tarafından müştereken yapılan bir görevdeki hizmetler veya, Cumhuriyetin veya yukarıda bahis

konusu teşekküllerden herhangi birinin daimî işleri ile ilgili olarak muntazaman , istihdam edilenler

hariç olmak üzere, işçiler tarafından yapılan hizmetler, buna dahil değildir.

MADDE 123

1. Amme hizmeti, yüzde yetmişi Elenlerden ve yüzde otuzu Türklerden müteşekkildir.

2. Bu kemmî dağıtım, amme hizmeti kademelerinin her derecesinde amelî olarak mümkün

olduğu kadar tatbik edilir.

3. İki Cemaatten birinin yüzde yüze yaklaşan bir ekseriyette bulunduğu bölgelerde veya

mahallerde, bu bölgelere veya mahallere yerleştirilen veya buralarda kendilerine görev

verilen amme memurları o Cemaata mensup olur.

MADDE 124

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarafından müştereken tayin olunan bir

Başkan ve diğer dokuz üyeden müteşekkil bir Amme Hizmeti Komisyonu kurulmuştur.

2. Komisyonun yedi üyesi Elen ve üç üyesi Türktür,

3. Komisyonun her üyesi altı yıllık bir süre için tayin olunur, fakat istediği zaman Cumhur

Başkanına ve Cumhur Başkan Muavine hitaben kendi imzasını taşıyan bir yazı ile istifa

edebilir.

4. Komisyon üyelerinin ücreti ve diğer hizmet şartları bir kanunla gösterilir ve bunlar

tayinden sonra aleyhlerine değiştirilemez.

5. Komisyonun bir üyesinin görevine ancak bir Yüksek Mahkeme hakimine uygulanan ayni

sebepler ve tarzda son verilebilir.

6. (1) Ancak, Cumhuriyetin bir vatandaşı, yüksek ahlakî karakter sahibi ve bir

Temsilciler Meclisi üyesi seçilmek için gerekli vasıfları haiz olan şahıslar

Komisyon üyeliğine tayin edilebilir.

(2) Başkan bakımından son oniki ay ve herhangi diğer bir üye bakımından son altı

ay içinde aşağıdaki görevlerden birinde bulunmuş olan veya bulunan bir şahıs,

Komisyon üyesi olarak tayin edilemez veya üye kalamaz: -

(a) Bir Bakan makamı;

(b) bir Temsilciler Meclisi veya herhangi bir Cemaat Meclisinin üyeliği;

(c) bir amme memurluğu veya silahlı kuvvetlerden birine mensubiyet;

(d) herhangi bir mahallî idarenin veya amme maksatları için bir kanunla

kurulmuş hükmî şahıs olan bir teşekkülün veya bir idarenin memuru

veya müstahdemi olmak;

(e) bir sendikanın veya bir sendikaya bağlı bir teşekkül veya birliğin üyeliği.

7. Herhangi bir süre için, Komisyonun bir üyesi izinli olur veya Cumhuriyet dışında olması

veya başka bir sebep yüzünden üyelik görevlerini göreme diği takdirde, Cumhur Başkanı

ve Cumhur Başkan Muavini, bu süre için bu görevleri yapmak üzere, tayin edilmek için

gerekli vasıfları haiz herhangi bir şahsı, onun yerine, müştereken tayin edebilirler.

MADDE 125

1. Bu fıkrada gösterilen herhangi bir konu hakkında bu Anayasada başkaca açık hüküm

konulan haller dışında ve herhangi bir kanunun hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, amme

görevlerinin iki Cemaata tahsisini yapmak ve amme memurlarının tayinlerini,

tasdiklerini, daimî veya emeklilik hakkı veren kadrolara yerleştirilmelerini, terfilerini,

nakillerini, emekliliğe sevklerini ve, azil ve görevden uzaklaştırma da dahil olmak üzere,

disiplin murakabelerini yapmak Amme Hizmeti Komisyonunun görevidir.

2. Başkan Komisyonu toplantılara çağırır ve bu toplantılara başkanlık eder:

Ancak-

(a) bütün üyelere evvelden haber verilmiş olmadıkça hiçbir toplantı

yapılamaz;

(b) reyler eşit olduğu zaman Başkan iki veya üstün reye sahip değildir.

3. (1) Bu fıkranın müteakip hükümleri mafuz kalmak şartiyle, Komisyonun herhangi

bir kararı, üyelerinin mutlak ekseriyetinin reyi ile alınır.

(2) Konu, münhal veya yeni ihdas edilen bir görevi doldurmak üzere bir tayin veya

terfi yapılmasına dair olduğu zaman, böyle bir görevin, bu Anayasa hükümleri

gereğince bir Elen veya bir Türk tarafından mı doldurulacağı hakkında

verilecek karar, Komisyonun en az iki Türk üyesinin reylerini de ihtiva eden

mutlak ekseriyetle alınır:

Ancak, bu gibi bir karar, böyle bir ekseriyetle alınamadığı takdirde, konu, karar

verilmesi için, Komisyon tarafından Yüksek Anayasa Mahkemesine yollanır; bu

Mahkemenin kararı kesindir ve Komisyonu bağlar.

(3) Konu, münhasıran bir Türkü ilgilendirdiği zaman, Komisyonun bu husustaki

herhangi bir kararı, en az iki Türk üyenin reylerini ihtiva eden mutlak bir

ekseriyetle alınır. Konu, münhasıran bir Eleni ilgilendirdiği zaman,

Komisyonun bu husustaki herhangi bir kararı, en az dört Elen üyenin reylerini

ihtiva eden mutlak bir ekseriyetle alınır.

(4) Konu, tayin veya terfi için hangi Elenin veya hangi Türkün seçileceğine dair

olduğu zaman, karar, bu fıkranın (3) 'üncü bendi hükmü mahfuz kalmak

şartiyle, mutlak ekseriyetle alınır:

Ancak, bir Elenin seçilmesi hakkında beş Elen üyenin oy birliği ile yaptığı

tavsiyeye veya bir Türkün seçilmesi hakkında üç Türk üyenin oybirliği ile

yaptığı tavsiyeye, Komisyon riayet eder.

BÖLÜM II

Baş Muhasip ve Baş Muhasip Muavini

MADDE 126

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, iki uygun ve 1âyık şahsı, biri Baş

Muhasip diğeri Baş Muhasip Muavini olmak üzere, müştereken tayin ederler:

Ancak, Baş Muhasip ve Baş Muhasip Muavini ayni Cemaata mensup olamazlar.

2. Baş Muhasip, Hazine Dairesinin Başkanı ve Baş Muhasip Muavini, Başkan Muavinidir.

3. Baş Muhasip ve Baş Muhasip Muavini Cumhuriyetin daimî amme memurudurlar.

4. Baş Muhasip ve Baş Muhasip Muavininin emekliliğe sevkleri ve, azil ve görevden

uzaklaştırma dahil olmak üzere, herhangi disiplin murakabeleri, Amme Hizmeti

Komisyonunun yetkisi dahilindedir.

MADDE 127

1. Baş Muhasip, Baş Muhasip Muavininin yardımı ile, Cumhuriyetin verdiği yetki ile veya

gereğince tedvir olunan, bütün paralara ve diğer aktif kıymetlere ve yüklenilen

mükellefiyetlere müteallik bütün muhasebe işlemlerini yürütür ve bunlara nezaret eder ve

bu Anayasanın veya herhangi bir kanunun hükümleri mahfuz kalmak şartiyle,

Cumhuriyetin bütün para tahsilat ve tediyatını yapar.

2. Baş Muhasip, Baş Muhasip Muavininin yardımı ile, kendisine kanun tarafından verilen

veya emrolunan bütün diğer yetkileri kullanır ve bütün diğer iş ve görevleri görür.

3. Baş Muhasip, bu Bölümde gösterilen yetkileri, işleri ve görevleri bizzat kendisi veya

kendi talimatı altında ve ona uygun olarak hareket eden kendine tabi memurlar tarafından

kullanılabilir veya görülebilir.

MADDE 128

1. Baş Muhasip Muavini, normal olarak makamına ait bulunan yetkilere sahiptir ve iş ve

görevleri görür ve kezalik, Baş Muhasibin talimatına tabi olarak, bu Anayasa hükümleri

gereğince veya kanunla Baş Muhasibe verilen bütün yetkileri kullanır ve bütün iş ve

görevleri görür.

2. Baş Muhasip Muavini, Baş Muhasibin gaybubeti veya görevlerini geçici olarak

göremediği hallerde kendisine vekalet eder.

KISIM VIII - CUMHURİYETİN KUVVETLERİ

MADDE 129

1. Cumhuriyetin yüzde altmışı Elen yüzde kırkı Türk olan iki bin kişilik bir ordusu olur.

2. Mecburî askerlik hizmeti, Cumhur Başkanı ile Cumhur Başkan Muavininin müşterek

mutabakatı olmaksızın konamaz.

MADDE 130

1. Cumhuriyetin emniyet kuvvetleri Polis ve Jandarmadan müteşekkildir ve Cumhur

Başkanının ve Cumhur Başkan Muavininin müşterek mutabakatı ile azaltılıp

çoğaltılabilecek olan iki bin kişilik bir kadrosu olacaktır.

2. Cumhuriyetin emniyet kuvvetleri yüzde yetmiş Elenlerden ve yüzde otuz Türklerden

teşekkül eder:

Ancak, başlangıç devresinde, yardımcı polis kuvvetleri hariç Şubat, 1959 tarihinde

poliste hizmet görmekte olan Türklerin işine son vermemek için, Türklerin yüzde nisbeti

azamî yüzde kırka kadar muhafaza edilebilir ve binnetice Elenlerin yüzde nisbeti yüzde

altmışa kadar indirilebilir.

MADDE 131

1. Cumhuriyet Ordusunun, Polisinin ve Jandarmasının Kumandanları ve Kumandan

Muavinleri Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarafından müştereken tayin

olunurlar.

2. Ordu, Polis ve jandarmadan birinin Kumandanı Türktür ve Ordu, Polis ve Jandarma

Kumandanı hangi Cemaate mensup ise Kumandan Muavini diğer Cemaate mensup olur.

MADDE 132

Cumhuriyet ülkesinin, yüzde yüze yaklaşan bir nisbette yalnız bir cemaat üyelerinin oturduğu

kısımlarında bulunan kuvvetler, o Cemaate mensup olur.

KISIM IX - YÜKSEK ANAYASA MAHKEMESİ

MADDE 133

1. (1) Bir Elen Hakim, bir Türk Hakim ve bir tarafsız Hakimden mürekkep bir

Cumhuriyet Yüksek Anayasa Mahkemesi kurulmuştur. Tarafsız hakim

Mahkemenin Reisidir;

(2) Yüksek Anayasa Mahkemesinin Reisi ve diğer hakimleri Cumhur Başkanı ve

Cumhur Başkan Muavini tarafından müştereken tayin olunurlar:

Ancak, yalnız Elen veya Türk hakimin mevkii münhal olduğu zaman, tayin

edilecek hakimin mensup olduğu Cemaate göre, Cumhur Başkanının veya

Cumhur Başkan Muavininin yapacağı tayin teklifi, böyle bir tekliften itibaren

bir hafta içinde Cumhur Başkanı ile Cumhur Başkan Muavini bu tayin hakkında

mutabakata varamadıkları takdirde üstün sayılır.

2. Yüksek Anayasa Mahkemesi Cumhuriyetin Başşehrinde toplanır.

3. Tarafsız hakim, Cumhuriyetin veya Yunanistan Krallığının veya Türkiye Cumhuriyetinin

veya Birleşik Krallığın ve Müstemlekelerinin vatandaşı veya tebaası olamaz.

4. Yüksek Anayasa Mahkemesinin Elen veya Türk hakimi Cumhuriyet vatandaşlarından

olur.

5. Yüksek Anayasa Mahkemesinin Reisi ve diğer hakimleri yüksek meslekî ve ahlakî

seviye sahibi hukukçular arasından tayin edilirler.

6. (1) Mahkemenin Reisi altı yıllık bir süre için tayin olunur.

(2) Mahkeme Reisinin ücreti ve diğer hizmet şartları tayin kararnamesinde tesbit

edilir:

(3) Mahkeme Reisinin, bu fıkranın (2) nci bendinde gösterilen tayin

kararnamesinde tesbit edilecek olan hizmet şartları aşağıdaki hususları içine

alır: -

(a) bu maddenin 7'inci fıkrasının (3) üncü bendi gereğince Elen veya Türk

hakiminin emekliliğe sevkedilebildiği aynı sebeplerle emekliliğe

sevkedilmesi için hüküm; ve

(b) bu maddenin 7'inci fıkrasının (4) üncü bendi gereğince Elen veya Türk

hakiminin azledilebileceği aynı sebeplerle azli için hüküm.

7. (1) Mahkemenin Elen ve Türk hakimi, Cumhuriyet adliye hizmetinin daimî

üyesidirler ve altmış sekiz yaşına varıncaya kadar görevlerine devam ederler.

(2) Mahkemenin Elen veya Türk hakimi, herhangi bir kanunun hükümleri

gereğince iktisap ettiği herhangi bir emeklilik maaşı, ikramiyesi veya benzeri

diğer haklarına halel gelmeksizin, Cumhur Başkanına ve Cumhur Başkan

Muavinine hitaben kendi imzasını taşıyan bir yazı ile istediği zaman istifa

edebilir.

(3) Mahkemenin Elen veya Türk hakimi, görevini, daimî olarak veya görevine

devamını imkansız kılacak derecede uzun bir süre için, görmesine engel olacak

kadar kendisini aciz kılan aklî veya bedenî yetersizliği veya hastalığı sebebi ile

emekliliğe sevkedilir.

Bu suretle emekliliğe sevkedilen bir hakim, o zaman yürürlükte bulunan

herhangi bir kananun gösterdiği bütün hak ve maaşları alır.

(4) Mahkemelerin Elen veya Türk hakimi kötü hal sebebi ile azledilebilir.

8. (1) Reisi Yüksek Mahkemenin Reisi olan ve üyeleri Yüksek Mahkemenin,

tayinlerine göre, en kıdemli Elen hakimi ile Türk hakimi olan bir kurul

kurulmuştur.

(2) Bu kurul aşağıdaki hususlar ile ilgili bütün konularda karar vermek münhasır

yetkisine sahiptir: -

(a) tayin kararnamesinde gösterilen hizmet şartlarına uygun olarak

Mahkeme Reisinin emekliliğe sevkedilmesi, azli veya diğer bir şekilde

görevine son verilmesi

(b) bu maddenin 7'inci fıkrasının (3) üncü ve (4) üncü bendlerinde gösterilen

sebeplerden herhangi birine müsteriden Mahkemenin Elen veya Türk

hakiminin emekliliğe sevkedilmesi veya azli.

(3) Kurulun bu fıkranın 2'inci bendinde gösterilen işlemleri kazaîdir ve ilgili hakim,

dinlenmek ve davasını kurulda savunmak hakkına sahiptir.

(4) Kurulun ekseriyetle vereceği karar, buna uygun olarak müştereken hareket

edecek olan Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavinini bağlar.

9. Mahkeme Reisinin veya Elen hakimin veya Türk hakimin geçici olarak gaybubeti veya

görevini görememesi halinde, hale göre, Yüksek Mahkemenin Reisi veya iki Elen

hakiminden, tayinlerine göre, en kıdemlisi veya Türk hakimi bu gibi geçici gaybubet

veya görevi görememe sırasında kendisine vekalet eder.

10. Mahkemenin Reisi veya diğer hakimleri aleyhinde, kazaî görevleri sırasında söyledikleri

sözler veya işledikleri fiillerden dolayı hiçbir takibatta bulunulamaz.

11. Mahkemenin Elen ve Türk hakiminin maaşları ve diğer hizmet şartları, bir kanunla tesbit

edilir.

12. Mahkemenin herhangi bir hakimin maaşı ve diğer hizmet şartları, tayininden sonra

aleyhine olarak değiştirilemez.

MADDE 134

1. Yüksek Anayasa Mahkemesinin bütün duruşmaları alenîdir; ancak, Mahkeme,

duruşmaların intizam dahilinde cereyan etmesi yararına olduğu veya Cumhuriyetin

güvenliği veya amme ahlakı gerektirdiği kanaatinde olduğu takdirde, herhangi bir

davaya, eğer varsa yalnız tarafların ve Mahkeme Memurlarının huzuru ile bakabilir.

2. Bir müracaatın fuzûlî olduğu ilk bakışta anlaşıldığı zaman, Mahkeme, ilgili taraflarca

veya onlar namına ileri sürülen iddiaları dinledikten sonra, bu müracaatın hakikaten

fuzulî olduğuna kanaat getirirse, alenî bir celse yapmaksızın müracaatı oybirliği ile red

edebilir.

MADDE 135

Yüksek Anayasa Mahkemesi, bu Anayasa ile kendisine verilen kaza yetkisinin kullanılmasındaki

tatbikat ve usul kaideleri düzenlemek muhakeme muameleleri ile ilgili şekiller ve harçlar tesbit

etmek ve kayıt kaleminin terekkübünü ve memurlarının yetki ve görevlerini tesbit ve düzenlemek

için Mahkeme Tüzüğünü yapar.

MADDE 136

Yüksek Anayasa Mahkemesi, müteakip maddelerde gösterilen bütün konularda kesin olarak karar

vermek hususunda münhasır kaza yetkisine sahiptir.

MADDE 137

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, Temsilciler Meclisinin herhangi bir kanun

veya kararının veya onun herhangi bir hükmünün iki Cemaatten biri aleyhine ayırt edici

olması sebebiyle, bu madde hükümleri gereğince Yüksek Anayasa Mahkemesine, ayrı

ayrı veya müştereken, müracaat etmek hakkına sahiptirler.

2. Bu maddenin 1'inci fıkrası gereğince yapılacak bir müracaat, bahis konusu kanun veya

kararın ilanından itibaren yetmiş beş gün içinde yapılır.

3. Böyle bir müracaat yapıldığına dair bildiri, müracaatın vukuundan itibaren yirmi dört

saat içinde, Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarafından Cumhuriyet Resmî

Gazetesinde yayınlanır. Böyle bir bildirinin Cumhuriyet Resmî Gazetesinde

yayınlanması üzerine, bahis konusu kanun veya kararın yürürlüğü, yayını takibeden

günden itibaren Yüksek Anayasa Mahkemesi müracaat hakkında karar verilinceye kadar

durdurulur.

4. Böyle bir müracaat üzerine, Mahkeme, mezkûr kanun veya kararı veya onun herhangi bir

hükmünü, tamamen veya kısmen, tasdik veya iptal veya tekrar incelemek üzere

Temsilciler Meclisine iade edebilir:

Ancak, bir kanun veya kararın veya onun herhangi bir hükmünün iptal edilmesi halinde,

mezkûr iptal, bahis konusu kanun veya karar veya hükmü gereğince yapılan veya

yapılmamış olan herhangi bir fiil veya muameleye halel gelmeksizin, Yüksek Anayasa

Mahkemesinin kararının bu maddenin 5'inci fıkrası gereğince yayınlandığı tarihten

itibaren muteber olur.

5. Mahkemenin kararı, derhal Cumhur Başkanına ve Cumhur Başkan Muavinine ve

Temsilciler Meclisi Reisine ve Reis Vekiline tebliğ olunur ve Cumhur Başkanı ve

Cumhur Başkan Muavini tarafından Cumhuriyet Resmî Gazetesinde derhal yayınlanır.

MADDE 138

1. Bütçenin Temsilciler Meclisi tarafından kabul olunması üzerine, Cumhur Başkanı ve

Cumhur Başkan Muavini, ayrı ayrı veya müştereken, kanaatına veya kanaatlarına göre

ayırd edici oluşu sebebine müsteniden Bütçeyi Temsilciler Meclisine iade etmek hakkını

veya haklarını kullandıkları ve Meclis kararında israr ettiği takdirde, Cumhur Başkanı ve

Cumhur Başkan Muavini, hale göre, ayrı ayrı veya müştereken, mezkur sebebe

müsteniden Yüksek Anayasa Mahkemesine müracaat etmek hakkına sahiptirler.

2. Mezkûr müracaat, bu Anayasa tarafından Temsilciler Meclisinin kanunlarının veya

kararlarının ilanı için tesbit edilen süre içinde yapılır.

3. Böyle bir müracaat üzerine, Mahkeme, Bütçeyi, tamamen veya kısmen, iptal veya tasdik

veya Temsilciler Meclisine iade edebilir.

4. Mahkemenin kararı, derhal Cumhur Başkanına ve Cumhur Başkan Muavinine ve

Temsilciler Meclisi Reisine ve Reis Vekiline tebliğ edilir ve Cumhur Başkanı ve Cumhur

Başkan Muavini tarafından Cumhuriyet Resmî Gazetesinde derhal yayınlanır.

MADDE 139

1. Yüksek Anayasa Mahkemesi, Temsilciler Meclisi ile Cemaat Meclisleri veya herhangi

bir Cemaat Meclisi arasında veya Cumhuriyet organları veya Cumhuriyet dahilindeki

makamlar arasında kuvvet veya yetki uyuşmazlık veya itirazlarına dair herhangi bir konu

ile ilgili olarak yapılan bir müracaat hakkında kesin olarak karar vermek kaza yetkisine

sahiptir:

Ancak, bu fıkranın hiçbir hükmü, Cumhuriyet dahilindeki mahkemeler veya adlî

makamlar arasındaki herhangi bir uyuşmazlık veya itirazlara uygulanmaz. Bu

uyuşmazlık veya itirazlar Yüksek Mahkeme tarafından karara bağlanır.

Bu fıkra maksatları bakımından, "Cumhuriyet dahilindeki mahkemeler veya adlî

makamlar" tabiri Yüksek Anayasa Mahkemesini içine almaz.

2. Herhangi bir konu ile ilgili olarak Yüksek Anayasa Mahkemesinin yetkisine dair bir

mesele ortaya çıktığı takdirde, bu mesele, Yüksek Anayasa Mahkemesi tarafından karara

bağlanır.

3. Bu maddenin 1'inci fıkrası gereğince aşağıdakiler, eğer uyuşmazlık veya itiraz ile ilgili

iseler, Mahkemeye müracaat edebilirler:

(a) Cumhurbaşkanı veya Cumhur Başkan Muavini; veya

(b) Temsilciler Meclisi; veya

(c) Cemaat Meclislerinden biri veya her ikisi; veya

(d) Cumhuriyetin herhangi diğer bir organı veya Cumhuriyet dahilindeki

diğer bir makam.

4. Mezkur müracaat, bahis konusu kuvvet veya yetkiye itiraz olunmasından itibaren otuz

gün içinde yapılır.

5. Böyle bir müracaat üzerine, Mahkeme, müracaat konusu olan kanunun veya kararın veya

muamelenin, kuvvet veya yetki olmaksızın kabul edildiği veya alındığı veya yapıldığı

sebebine müsteniden, uyuşmazlığın çıkmasından veya itirazın yapılmasından itibaren

veya başlangıcından itibaren, tamamen veya kısmen, hükümsüz olduğuna ve hiçbir

hukukî hükmü olmadığına karar verebilir her iki halde de Mahkeme, böyle bir kanun,

karar veya muamele gereğince yapılan veya yapılmamış olan herhangi bir fiil veya

muamelenin hükmü hakkında talimat verebilir.

6. Böyle bir müracaat üzerine Mahkeme tarafından verilen herhangi bir karar, derhal ilgili

taraflara ve onu derhal Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlayacak olan Cumhur

Başkanına ve Cumhur Başkan Muavinine tebliğ edilir.

7. Bu madde gereğince bir müracaat yapılması üzerine, Mahkeme, bu müracaata konu olan,

hale göre, kanun veya karar veya muamelenin, müracaat hakkında karar verilinceye

kadar, yürürlüğünün durdurulmasını emredebilir; böyle bir emir, derhal Cumhuriyet

Resmî Gazetesinde yayınlanır.

MADDE 140

1. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini müştereken Temsilciler Meclisinin

herhangi bir kanun veya kararının ilanından evvel herhangi bir zamanda, böyle bir

kanunun veya kararın veya herhangi belli bir hükmünün, iki Cemaatten biri aleyhine

ayırd edici olması sebebi dışında, bu Anayasanın her hangi bir hükmüne, aykırı veya ona

uygun olup olmadığı meselesini, mütalaasını vermesi için, Yüksek Anayasa

Mahkemesine yollayabilirler.

2. Yüksek Anayasa Mahkemesi, bu maddenin 1'inci fıkrası gereğince kendisine yollanan

her meseleyi inceler ve Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini namına ve

Temsilciler Meclisi namına ileri sürülen iddiaları dinledikten sonra, mezkûr mesele

hakkında mütalaasını verir ve bunu Cumhur Başkanına, Cumhur Başkan Muavinine ve

Temsilciler Meclisine tebliğ eder.

3. Yüksek Anayasa Mahkemesi, bu gibi bir kanun veya kararın veya onun herhangi bir

hükmünün bu Anayasanın herhangi bir hükmüne aykırı olduğu veya ona uygun olmadığı

mütalaasında bulunduğu takdirde, mezkûr kanun veya karar veya hüküm, Cumhur

Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarafından ilan olunmaz.

MADDE 141

1. Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini, 25'inci madde ile sağlanan hakka

herhangi formaliteler, şartlar veya tahditler koyan herhangi bir kanunun ilanından evvel

herhangi bir zamanda, bahis konusu formalite, şart veya tahdidin amme yararına olup

olmadığı veya kendi Cemaatının menfaatlarına aykırı olup olmadığı meselesini,

mütalâasını vermesi için, Yüksek Anayasa Mahkemesine yollayabilir.

2. Yüksek Anayasa Mahkemesi bahis konusu meseleyi inceler ve, hale göre, Cumhur

Başkanının veya Cumhur Başkan Muavininin namına ve Temsilciler Meclisinin namına

ileri sürülen iddiaları dinledikten sonra, mütalaasını verir ve bunu Cumhur Başkanına ve

Cumhur Başkan Muavinine ve Temsilciler Meclisine tebliğ eder.

3. Yüksek Anayasa Mahkemesi, bahis konusu formalite, şart veya tahdidin amme yararına

olmadığı veya mezkûr Cemaatın menfaatlarına aykırı olduğu mütalaasında bulunduğu

takdirde, bahis konusu formalite, şart veya tahdidi koyan kanun veya onun herhangi bir

hükmü, Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarafından ilan edilmez.

MADDE 142

1. Elen Cemaat Meclisinin herhangi bir kanun veya kararı hakkında Cumhur Başkanı ve

Türk Cemaat Meclisinin herhangi bir kanun veya kararı hakkında Cumhur Başkan

Muavini, böyle bir kanun veya kararın yayınlanmasından evvel herhangi bir zamanda,

mezkûr kanunun veya kararın veya herhangi belli bir hükmünün bu Anayasasının

herhangi bir hükmüne aykırı veya ona uygun olup olmadığı meselesini, mütalaasını

vermek üzere, Yüksek Anayasa Mahkemesine yollayabilir.

2. Yüksek Anayasa Mahkemesi, bu maddenin 1'inci fıkrası gereğince kendisine yollanan

her meseleyi inceler ve, hale göre, Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini

namına ve ilgili Cemaat Meclisi namına ileri sürülen iddiaları dinledikten sonra, mezkur

mesele hakkında mütalaasını verir ve bunu, hale göre, Cumhur Başkanına veya Cumhur

Başkan Muavinine ve ilgili Cemaat Meclisine tebliğ eder.

3. Yüksek Anayasa Mahkemesi, bu gibi bir kanunun veya kararın veya onun herhangi bir

hükmünün, bu Anayasanın herhangi bir hükmüne aykırı olduğu veya ona uygun olmadığı

mütalaasında bulunduğu takdirde, mezkûr kanun veya karar veya hüküm, hale göre,

Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini tarafından yayınlanmaz.

MADDE 143

1. Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini veya yeni seçilen bir Temsilciler Meclisi

üyeleri sayısı toplamının en az beşte birini teşkil eden Temsilciler, 68,inci maddede

gösterildiği üzere, yeni seçilen Meclis görevine başlayıncaya kadar görevine devam eden

bir Temsilciler Meclisini, herhangi bir kanun yapmak veya herhangi bir karar almak için

haklı kılacak mahiyette acele ve istisnaî beklenmedik hallerin mevcut olup olmadığı

meselesi hakkında Yüksek Anayasa Mahkemesine müracaat hakkına sahiptirler.

2. Mezkûr müracaat, Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarafından yapıldığı

takdirde, bu Anayasa tarafından temsilciler Meclisinin kanun ve kararlarının ilanı için

gösterilen süre içinde, ve mezkûr Temsilciler tarafından yapıldığı takdirde, yeni Meclisin

ilk toplantısını yaptığı tarihten itibaren onbeş gün içinde yapılır.

3. Mahkemenin kararı, Cumhur Başkanına ve Cumhur Başkan Muavinine ve Temsilciler

Meclisinin Reisine ve Reis Vekiline derhal tebliğ edilir ve Cumhur Başkanı ve Cumhur

Başkan Muavini tarafından Cumhuriyet Resmî Gazetesinde derhal yayınlanır.

MADDE 144

1. Herhangi bir mahkeme muamelesindeki bir taraf, istinaf muameleleri dahil olmak üzere,

bu muamelelenin herhangi bir safhasında bu muameledeki uyuşmazlık konularından

herhangi birinin karara bağlanmasında tesiri olabilen herhangi bir kanunun veya kararın

veya onun herhangi bir hükmünün Anayasaya aykırılığı meselesini ileri sürebilir ve

bunun üzerine, kendisine karşı böyle bir mesele ileri sürülen mahkeme, bu meseleyi,

kararını vermek üzere Yüksek Anayasa Mahkemesine sunar ve bu mesele hakkında

Yüksek Anayasa Mahkemesince bir karar verilinceye kadar bu muameleyi durdurtur.

2. Yüksek Anayasa Mahkemesi, böylece kendi kararına sunulan bir meseleyi, tarafları

dinledikten sonra, inceler ve kararını verir ve kararını kendisine mezkûr meseleyi sunan

Mahkemeye ulaştırır.

3. Yüksek Anayasa Mahkemesinin bu maddenin 2`nci fıkrası gereğince verdiği herhangi bir

karar, meseleyi kendisine sunan mahkemeyi ve ilgili tarafları bağlar ve mezkûr karar,

kanunun veya kararın veya onun herhangi bir hükmünün Anayasaya aykırı olduğu

yolunda ise, mezkûr kanun veya karar, yalnız mezkûr Mahkeme muamelesine tatbik

edilmez.

MADDE 145

Yüksek Anayasa Mahkemesi, Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini veya Temsilciler

Meclisi veya herhangi bir Cemaat Meclisi üyeleri seçimleri ile ilgili olarak seçim kanunu

hükümleri gereğince yapılacak herhangi bir seçim itirazı hakkında kesin bir karar vermek münhasır

kaza yetkisine sahiptir.

MADDE 146

1. Yüksek Anayasa Mahkemesi, icraî veya idarî bir yetki kullanan herhangi bir organ,

makam veya şahsın bir kararının, muamelesinin veya ihmalinin, bu Anayasanın veya

herhangi bir kanunun hükümlerine aykırı olduğu veya bunların mezkûr organ veya

makam veya şahsa verilen yetkiyi tecavüz veya kötüye kullanmak suretiyle yapıldığı

şikayeti ile kendisine yapılan bir müracaat hakkında kesin bir karar vermek münhasır

kaza yetkisine sahiptir.

2. Böyle bir müracaat, bir şahıs olması veya bir Cemaata mensup olması dolayısiyle sahip

olduğu mevcut meşru bir menfaatı, bu gibi karar veya muamele veya ihmal yüzünden

menfi surette ve doğrudan doğruya müteessir olan bir şahıs tarafından yapılabilir.

3. Mezkûr müracaat, karar veya muamelenin yayınlanması tarihinden veya, yayınlanmadığı

takdirde ve bir ihmal halinde, müracaatı yapan şahsın bunu öğrendiği tarihten itibaren

yetmiş beş gün içinde yapılır.

4. Böyle bir müracaat üzerine Mahkeme, kararında

(a) mezkûr karar veya muamele veya ihmali, tamamen veya kısmen, tasdik

edebilir; veya

(b) mezkûr karar veya muamelenin, tamamen veya kısmen, hükümsüz ve

tesirsiz olduğuna ve hiç netice doğuramıyacağına karar verebilir; veya

(c) mezkûr ihmalin, tamamen veya kısmen; yapılmaması gerektiğine ve

ihmal olunan fiil veya muamelenin yapılması gerektiğine karar verebilir.

5. Bu maddenin 4'üncü fıkrası gereğince verilen herhangi bir karar, Cumhuriyet dahilindeki

bütün mahkemeleri ve bütün organları veya makamları bağlar ve karar, ilgili organ veya

makam veya şahıs tarafından uygulanır ve ona göre hareket edilir.

6. Bu maddenin 4'üncü fıkrası gereğince hükümsüz kılınan herhangi bir karar veya

muamelerin veya yapılmaması gerektiğine karar verilen herhangi bir ihmalin kendisine

zarar verdiği herhangi bir şahıs, ilgili organ, makam veya şahıs tarafından talebi

kendisini tatmin eder şekilde yerine getirilmediği takdirde, zararların tazmini veya

kendisine başka bir tazminat verilmesi için dava açmak ve mahkeme tarafından tesbit

edilecek tam ve muhik bir tazminat almak veya mezkûr mahkemenin vermeğe yetkili

olduğu diğer tam ve muhik bir tazminat almak hakkına sahiptir.

MADDE 147

Yüksek Anayasa Mahkemesi, 44'üncü maddenin 3'üncü fıkrasına uygun olarak, Cumhuriyet Baş

Savcısı ve Baş Savcı Yardımcısı tarafından, Cumhur Başkanının veya Cumhur Başkan Muavininin,

44'üncü maddenin 1'inci fıkrasının (d) bendinde gösterildiği üzere, görevini fiilen görmesine engel

olacak kadar daimî veya geçici aczinin veya, geçici olanlardan gayrı, gaybubetinin mevcudiyeti

meselesi ile ilgili olarak yapacakları bir talep hakkında kesin bir karar vermek münhasır kaza

yetkisine sahiptir.

MADDE 148

144 'üncü maddenin 3'üncü fıkrası hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, Yüksek Anayasa

Mahkemesinin yetkisine veya görevine dahil herhangi bir konu hakkında verdiği herhangi bir

karar, Cumhuriyet dahilindeki bütün mahkemeleri, organları, makamları ve şahısları bağlar.

MADDE 149

Yüksek Anayasa Mahkemesi, aşağıdaki konularda münhasır kaza yetkisine sahiptir:-

(a) bu Anayasanın iki metni arasındaki herhangi bir aykırılığı, 11 Şubat, 1959

tarihli Zurih Anlaşmasının ve 19 Şubat, 1959 tarihli Londra Anlaşmasının metin

ve ruhunu önemle nazara almak kaydiyle, Yunanistan Kırallığı, Türkiye

Cumhuriyeti ve Kıbrıs Elen ve Türk Cemaatleri temsilcileri tarafından,

Lefkoşada 6 Nisan, 1960'da imzalanan bu Anayasanın Taslağı ile buna yapılan

ve 6 Temmuz, 1960'da imzalanan Tadiller Cedveline bakarak karara bağlamak;

(b) müphemiyet halinde bu Anayasanın tefsirini, 11 Şubat, 1959 tarihli Zürih

Anlaşmasının ve 19 Şubat, 1959 tarihli Londra Anlaşmasının metin ve ruhunu

önemle nazara almak kaydiyle, yapmak.

MADDE 150

Yüksek Anayasa Mahkemesi kendisine karşı yapılan riayetsizliği cezalandırmak yetkisine sahiptir.

MADDE 151

1. Bu kısmın yukarıdaki hükümlerine rağmen, Yüksek Anayasa Mahkemesi, 125'inci

maddenin 3'üncü fıkrasının (2)’nci bendi gereğince Amme Hizmeti Komisyonunca

kendisine vaki herhangi bir yollama hakkında kesin bir karar vermek münhasır yetkisine

sahiptir.

2. Bu madde hükmü, Amme Hizmeti Komisyonunun herhangi bir kararı, muamelesi veya

ihmaline dair bir şikayet ile, 146'ncı madde gereğince, Yüksek Anayasa Mahkemesine

herhangi bir müracaat yapılmasına engel olmaz.

KISIM X - YÜKSEK MAHKEME VE ALT MAHKEMELER

MADDE 152

1. IX'uncu Kısım gereğince Yüksek Anayasa Mahkemesi ve bu maddenin 2'nci fıkrası

gereğince bir cemaat kanununda gösterilen mahkemeler tarafından kullanılanın dışında

kazaî kuvvet, bir Yüksek Adalet Mahkemesi ve bu Anayasa hükümlerine tabi olarak ve

onlar gereğince yapılan bir kanunla gösterilen alt mahkemeler tarafından kullanılır.

2. 87'nci madde gereğince Cemaat Meclislerine ayrılan ahvali şahsiye ve dinî konular ile

ilgili hukuk davaları hususunda kazaî kuvvet, bu Anayasa hükümleri gereğince yapılan

bir cemaat kanununda gösterilen mahkemeler tarafından kullanılır.

MADDE 153

1. (1) İki Elen hakimden, bir Türk hakimden ve bir tarafsız hakimden mürekkep bir

Yüksek Adalet Mahkemesi kurulmuştur.

Tarafsız hakim Mahkememenin Reisidir ve iki reye sahiptir.

(2) Yüksek Mahkemenin Reisi ve diğer hakimleri Cumhur Başkanı ve Cumhur

Başkan Muavini tarafından müştereken tayin olunurlar:

Ancak, yalnız Elen hakimlerinden birinin veya Türk hakiminin mevkii münhal

olduğu zaman, tayin edilecek hakimin mensup olduğu Cemaata göre, Cumhur

Başkanının veya Cumhur Başkan Muavininin yapacağı tayin teklifi, böyle bir

tekliften itibaren bir hafta içinde Cumhur Başkanı ile Cumhur Başkan Muavini

bu tayin hakkında mutabakata varamadıkları takdirde, üstün sayılır.

2. Yüksek Mahkeme Cumhuriyetin Başşehrinde toplanır.

3. Tarafsız hakim, Cumhuriyetin veya Yunanistan Kırallığının veya Türkiye

Cumhuriyetinin veya Birleşik Krallığın ve Müstemlekelerinin bir vatandaşı veya tebaası

olamaz.

4. Yüksek Mahkemenin Elen hakimleri ve Türk hakimi Cumhuriyet vatandaşlarından olur.

5. Yüksek Mahkemenin Reisi ve diğer hakimleri yüksek meslekî ve ahlaki seviye sahibi

hukukçular arasından tayin edilirler.

6. (1) Yüksek Mahkemenin Reisi altı yıllık bir süre için tayin olunur.

(2) Yüksek Mahkemenin Reisinin ücreti ve diğer hizmet şartları tayin

kararnamesinde tesbit edilir.

(3) Yüksek Mahkemenin Reisinin bu fıkranın (2)’nci bendinde gösterilen tayin

kararnamesinde tesbit edilecek hizmet şartları, aşağıdaki hususları içine alır:-

(a) bu maddenin 7'nci fıkrasının (3) üncü bendi gereğince bir Elen veya

Türk hakiminin emekliliğe sevkedilebildiği ayni sebeplerle emekliliğe

sevkedilmesi için hüküm; ve

(b) bu maddenin 7'nci fıkrasının (4) üncü bendi gereğince bir Elen veya

Türk hakiminin azledilebileceği ayni sebeplerle azli için hüküm.

7. (1) Yüksek Mahkemenin Elen hakimleri ve Türk hakimi, Cumhuriyet adliye

hizmetinin daimî üyesidirler ve altmış sekiz yaşına varıncaya kadar görevlerine

devam ederler.

(2) Yüksek Mahkemenin herhangi bir Elen veya Türk hakimi, herhangi bir kanunun

hükümleri gereğince iktisap ettiği her hangi bir emeklilik maaşı, ikramiyesi

veya benzeri diğer haklarına halel gelmeksizin, Cumhur Başkanına ve Cumhur

Başkan Muavinine hitaben kendi imzasını taşıyan bir yazı ile istediği zaman

istifa edebilir.

(3) Yüksek Mahkemenin herhangi bir Elen veya Türk hakimi, görevini, daimî

olarak veya görevine devamını imkansız kılacak derecede uzun bir süre için,

görmesine engel olacak kadar kendisini aciz kılan aklî veya bedenî yetersizliği

veya hastalığı sebebi ile emekliliğe sevkedilir. Bu surette emekliliğe sevkedilen

bir hakim o zaman yürürlükte bulunan herhangi bir kanunun gösterdiği bütün

hak ve maaşları alır.

(4) Yüksek Mahkemenin herhangi bir Elen veya Türk hakimi kötü hal sebebi ile

azledilebilir.

8. (1) Reisi Yüksek Anayasa Mahkemesi Reisi olan ve üyeleri Yüksek Anayasa

Mahkemesinin Elen ve Türk hakimleri olan bir kurul kurulmuştur.

(2) Bu Kurul, aşağıdaki hususlar ile ilgili bütün konularda karar verme münhasır

yetkisine sahiptir: -

(a) tayin kararnamesinde gösterilen hizmet şartlarına uygun olarak Yüksek

Mahkeme Reisinin emekliliğe sevk edilmesi azli veya diğer bir şekilde

görevine son verilmesi;

(b) bu maddenin 7'nci fıkrasının (3)' üncü ve (4) 'üncü bendlerinde

gösterilen sebeplerin herhangi birine, müsteniden Yüksek Mahkemenin

Elen hakimlerinden herhangi birinin veya Türk hakiminin emekliliğe

sevk edilmesi veya azli.

(3) Kurulun bu fıkranın (2)’nci bendinde, gösterilen çalışmaları kazaîdir ve ilgili

hakim, dinlenmek ve davasını Kurula sunmak hakkına sahiptir.

(4) Kurulun ekseriyetle vereceği karar, buna uygun olarak ve müştereken hareket

edecek olan Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavinini bağlar.

9. Yüksek Mahkemenin Reisinin veya Elen hakimlerinden birinin veya Türk hakiminin

geçici olarak gaybubeti veya görevini görememesi halinde, hale göre, Yüksek Anayasa

Mahkemesinin Reisi veya Elen hakimi veya Türk hakimi, bu gibi geçici gaybubet veya

görevi görememe sırasında kendisine vekalet eder:

Ancak, Yüksek Anayasa Mahkemesinin Elen veya Türk hakiminin vekalet etmesi

imkansız veya uygun değilse bu takdirde, hale göre, Cumhuriyet adliye hizmetindeki en

kıdemli Elen veya Türk hakimi, bu vekalet görevini görür.

10. Yüksek Mahkemenin Reisi veya diğer hakimleri aleyhinde kazaî görevleri sırasında

söyledikleri sözlerden veya işledikleri fiillerden dolayı hiçbir takibatta bulunulamaz.

11. Yüksek Mahkemenin Elen hakimlerinin ve Türk hakiminin maaşları ve diğer hizmet

şartları, bir kanunla tesbit edilir.

12. Yüksek Mahkemenin herhangi bir hakiminin maaşı ve diğer hizmet şartları, tayininden

sonra aleyhine olarak değiştirilemez.

MADDE 154

Yüksek Mahkemenin bütün duruşmaları alenîdir; ancak, Mahkeme, duruşmaların intizam dahilinde

cereyan etmesi yararına olduğu veya Cumhuriyetin güvenliği veya amme ahlakı gerektirdiği

kanaatinde olduğu takdirde, herhangi bir davaya, eğer varsa yalnız tarafların ve Mahkeme

Memurlarının huzuru ile bakabilir.

MADDE 155

1. Yüksek Mahkeme Cumhuriyette en yüksek istinaf Mahkemesidir ve bu Anayasanın ve

onun gereğince yapılan Mahkeme Tüzüğünün hükümlerine tabi olarak, Yüksek Anayasa

Mahkemesinden gayri diğer herhangi bir mahkemenin kararının istinafına ait davalara

bakmak ve karara bağlamak kaza yetkisine sahiptir.

2. Bu maddenin 3'üncü ve 4'üncü fıkraları hükümleri mahfuz kalmak şartiyle; Yüksek

Mahkeme, bu Anayasanın veya bir kanunun gösterdiği ilk mahkeme olarak ve istinafen

davalara bakmak kaza yetkilerine sahiptir:

Ancak, ilk mahkeme olarak yetki verildiği hallerde bu yetki, 159'uncu madde

hükümlerine tabi olarak, Yüksek Mahkemenin tayin edeceği Yüksek Mahkeme hakimi

veya hakimleri tarafından kullanılır:

Ancak yine, bu suretle verilecek kararlara karşı Yüksek Mahkemeye istinafen müracaat

etmek hakkı vardır.

3. Davacısı ile davalısının ayrı Cemaatlara mensup olduğu bir hukuk davasına bakacak

mahkemenin ve suçlusu ile zarar gören şahsı ayrı Cemaatlara mensup olduğu bir ceza

davasına bakacak rnahkemenin terekkübünü tesbite, münhasıran Yüksek Mahkeme

yetkilidir. Bu gibi mahkemeler Elen ve Türk Cemaatlarına mensup hakimlerden terekküp

eder.

4. Habeas Corpus, mandamus, prohibition, quo warranto ve certiorari mahiyetinde olan

emirnameleri çıkarmaya, münhasıran Yüksek Mahkeme yetkilidir.

MADDE 156

Aşağıdaki suçlara, birinci derecede, Yüksek Mahkemenin tesbit edeceği her iki Cemaata mensup

hakimlerden mürekkep ve Yüksek Mahkeme Reisinin riyasetindeki bir mahkeme tarafından bakılır:

(a) vatan hainliği ve Cumhuriyetin güvenliği aleyhindeki diğer suçlar;

(b) Anayasaya ve Anayasa düzeni aleyhindeki suçlar:

Ancak, bu mahkemenin bir kararına istinafen bakılmasında, Yüksek

Mahkemeye, Yüksek Mahkeme Reisi yerine Yüksek Anayasa

Mahkemesinin Reisi riyaset eder ve bu takdirde, Yüksek Anayasa

Mahkemesinin Reisi, Yüksek Mahkeme, Reisinin bütün yetkilerine

sahiptir.

MADDE 157

1. Bu Anayasanın Yüksek Anayasa Mahkemesi hakkında gösterdiğinin dışında olmak

şartiyle, Yüksek Mahkeme, Yüksek Adliye Kurulunu teşkil eder ve Reisinin iki reyi

vardır.

2. Adliye hizmeti üyelerinin tayini, terfii, nakli, tayinine son verilmesi, azli ve disiplin

konuları hakkında münhasıran Yüksek Adliye kurulu yetkilidir.

3. Bir adliye hizmeti üyesi, ancak bir Yüksek Mahkeme hakimine uygulanan ayni sebepler

ve tarzda emekliliğe sevk veya azil edilebilir.

MADDE 158.

1. Bu Anayasanın hükümleri mahfuz kalmak şartıyle, bir kanun, 160'ıncı madde gereğince

bir cemaat kanunu ile kurulacak mahkemelerin dışında kalan, hukuki ve cezaî kaza

yetkisine sahip mahkemelerin kurulmasını, yetki ve vazifelerini gösterir.

2. Böyle bir kanun, adaletin gereği gibi ve gecikmeden sağlanması ve kendi yetkilerinin

sınırları içinde bu Anayasanın ana hak ve hürriyetleri sağlayan hükümlerinin müessir

suretle tatbikini temin etmeleri için yeter sayıda ve kifayette mahkemelerin kurulması

için hükümler koyar.

3. Bir kanun, bu maddenin 1'inci fıkrası gereğince kurulan mahkemelerin hakimlerin

maaşlarına ve diğer hizmet şartlarına dair Hükümleri koyar. Bu Hakimlerin maaşları ve

diğer hizmet şartları, tayinlerinden sonra aleyhlerine olarak değiştirilemez.

MADDE 159

1. Davacısı ve davalısının ayni Cemaata mensup olduğu bir hukuk davasına, yalnız bu

Cemaate mensup hakim veya hakimlerden mürekkep bir hukuk mahkemesi bakar.

2. Suçlusu ile zarar gören şahsı ayni Cemaata mensup olan veya zarar gören şahsı

bulunmayan bir ceza davasına, ayni Cemaata mensup hakim veya hakimlerden mürekkep

bir ceza mahkemesi bakar.

3. Davacısı ve davalısı ayrı Cemaatlara mensup olan bir hukuk davasına, Yüksek

Mahkemece tayin edilen her iki Cemaata mensup hakimlerden mürekkep bir mahkeme

bakar.

4. Suçlusu ve zarar gören şahsı ayrı Cemaatlara mensup olan bir ceza davasına, Yüksek

Mahkemece tayin edilen her iki Cemaata mensup hakimlerden mürekkep bir mahkeme

bakar.

5. Tüm hakkında tahkikat; ölen şahıs Elen Cemaatına mensup olduğu takdirde bir Elen

hakim ve ölen şahıs Türk Cemaatına mensup olduğu takdirde bir Türk hakim tarafından

yapılır. Ayrı Cemaatlara mensup birden fazla ölü bulunduğu hallerde ölüm tahkikatı,

Yüksek Mahkemenin göstereceği hakim tarafından yapılır.

6. Bir hukuk veya ceza mahkemesinin herhangi bir hüküm veya emri, mahkeme Elen hakim

veya Elen hakimlerden mürekkep bir mahkemenin Elen memurları tarafından, mahkeme

Türk hakim veya Türk hakimlerden mürekkep ise mahkemenin Türk memurları

tarafından ve diğer hallerde davayı gören mahkemenin göstereceği memurlar tarafından

icra veya infaz edilir.

MADDE 160

1. Bu Anayasanın hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, ilgili Cemaat Meclisi tarafından

yapılan bir cemaat kanunu, bu Anayasa hükümleri ile Cemaat Meclislerinin yetkisine

ayrılmış olan ahvali şahsiye ve dinî konular ile ilgili hukuk davalarına bakacak

mahkemelerin kuruluş, terekküp ve yetkilerine ait hükümleri koyar.

2. Böyle bir kanunla, bu gibi mahkemelerin kararlarının istinafı, bu istinaflara ait davalara

bakacak ve onları karara bağlıyacak mahkemelerin terekkübü ve bu istinaf

mahkemelerinin yetki ve vazifeleri hakkında hükümler konur. Bu fıkra gereğince yapılan

bir cemaat kanunu, böyle bir istinaf mahkemesinin, yalnız Yüksek Mahkemeye mensup

bir hakim veya hakimlerden veya bunlarla birlikte ayni kanunun tayin edeceği

Cumhuriyet adliye hizmetine mensup diğer hakim veya hakimlerden terekküp edeceğini

gösterebilir.

3. Yukarıda gösterilen şekilde terekküp eden bir mahkeme, yetkisini kullanırken, ilgili

Cemaat Meclisi tarafından yapılan kanunları tatbik eder:

Ancak, bu fıkra hükmü, bir Cumhuriyet mahkemesinin, ahvali şahsiye veya dinî

konularla ilgili bir hususun tali olarak ileri sürüldüğü bir davada, ilgili cemaat kanununu

tatbik etmesini önlemez.

MADDE 161

160'ıncı maddenin 3'üncü fıkrası hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, Cumhuriyet mahkemeleri,

ahvali şahsiye ve dinî konularla ilgili olanların dışında diğer ilgili cemaat kanunlarını da tatbik

etmek yetkisine sahiptirler.

MADDE 162

Yüksek Mahkeme, kendisine karşı gösterilen, her hangi bir riayetsizliği cezalandırmak yetkisine

sahiptir; ve 160,ıncı madde gereğince bir cemaat kanunu tarafından kurulan bir mahkeme de dahil

olmak üzere Cumhuriyet dahilindeki herhangi bir mahkeme, bir karar veya emrine itaatsizlik eden

herhangi bir şahsı, mezkûr karar veya emre itaat edinceye kadar ve her halde on iki ayı aşmayan bir

süre için hapsetme yetkisine sahiptir.

60'ıncı madde hükümlerine rağmen, hale göre, bir kanun veya bir cemaat kanunu, mahkemeye

riayetsizlik için ceza koyabilir.

MADDE 163

1. Yüksek Mahkeme, kendisinin ve, 160'ıncı madde gereğince kurulan bir mahkeme hariç

olmak üzere, Anayasanın bu Kısmı gereğince kurulan herhangi bir diğer mahkemenin

tahkikat ve usul kaidelerini düzenlemek için Mahkeme Tüzüğünü yapar.

2. Bu maddenin 1'inci fıkrasının genelliğine halel gelmeksizin, Yüksek Mahkeme,

aşağıdaki maksatlar için Mahkeme Tüzüğüne hükümler koyabilir:

(a) mahkemelerin oturumlarının düzenlenmesi ve herhangi bir maksat için

hakimlerin seçimi;

(b) Yüksek Mahkemedeki veya diğer bir mahkemedeki istinaf veya diğer

muamelelerden fuzuli veya taciz edici olduğu veya adaletin tecellisini

geciktirmek maksadile yapıldığı görünenlerinin seri muhakeme usulü ile

karara bağlanmaları;

(c) mahkemelerdeki muhakeme muameleleri ile ilgili şekillerin ve harçların

ve bu muamelelerin ve onlarla ilgili masrafların düzenlenmesi;

(d) mahkemelerin kayıt kalemlerinin terekkübünü ve mahkeme

memurlarının yetki ve görevlerinin tesbit ve düzenlenmesi;

(e) Mahkeme Tüzüğündeki herhangi bir hükmün yerine getirilmesi için

gereken mehilin tesbiti;

(f) Yüksek Adliye Kurulunun adliye hizmeti üyelerine dair olan disiplin

konuları hakkındaki yetkisini kullanırken takip edeceği tatbikat ve usul

kaidelerinin tesbiti.

3. Bu madde gereğince yapılan Mahkeme Tüzüğü, herhangi belli bir konuya bakacak

Yüksek Mahkeme hakimlerinin sayısını tesbit edebilir:

Ancak, bu Anayasa ile veya gereğince Yüksek Mahkemeye verilen yetkilerin

kullanılmasında, 159'uncu madde hükümleri yerine getirilmeden hiçbir konu karara

bağlanamaz ve, 156'ncı madde gereğince yapılan da dahil olmak üzere herhangi bir

istinafa ait davalara bakılmasında, Yüksek Mahkeme, 160'ıncı maddenin 2'nci fıkrası

hükmü mahfuz kalmak şartiyle, bütün üyelerinden terekküp eder. .

MADDE 164

1. 160'ıncı maddenin 2'nci fıkrası gereğince kurulan herhangi bir istinaf mahkemesi,

kendisinin ve kararları aleyhine kendisine istinaf edilebilen herhangi bir mahkemenin

tatbikat ve usul kaidelerini düzenleyen bir Mahkeme Tüzüğü yapar.

2. Bu maddenin 1'inci fıkrasının genelliğine halel gelmeksizin, böyle bir istinaf mahkemesi,

kendisi ve kararları aleyhine kendisine istinaf edilebilen herhangi bir mahkeme için

Mahkeme Tüzüğüne aşağıdaki maksatlarla hükümler koyabilir: -

(a) bu gibi mahkemelerin oturumlarının düzenlenmesi;

(b) bu gibi mahkemelerdeki mahkeme muameleleri ile ilgili şekillerin ve

harçların tesbiti ve bu muamelelerin ve onlarla ilgili masrafların

düzenlenmesi;

(c) bu gibi mahkemelerin kayıt kalemlerinin terekkübünü ve mahkeme

memurlarının yetki ve görevlerinin tesbit ve düzenlenmesi;

(d) bu Mahkeme Tüzüğündeki herhangi bir hükmün yerine getirilmesi için

gereken mehilin tesbiti.

KISIM XI -- MALİ HÜKÜMLER

MADDE 165

1. Cumhuriyet tarafından, hangi tarzda olursa olsun, sağlanan veya tahsil edilen bütün

gelirler ve paralar, bu Anayasa ve kanun hükümlerine tabi olarak, Cumhuriyet Konsolide

Fonu adını alacak olan tek bir fon teşkil eder ve buna yatırılır.

2. Bir Cemaat Meclisi tarafından, hangi tarzda olursa olsun, sağlanan veya tahsil edilen

bütün gelirler ve paralar, herhangi bir cemaat kanununa tabi olarak, bu Cemaat

Meclisinin Konsolide Fonu adını alacak tek bir fon teşkil eder ve buna yatırılır.

3. İlgili metin başka türlü icap ettirmedikçe, bu Anayasada Konsolide Fona yapılan

herhangi bir atıf, bu maddenin 1'inci fıkrasında gösterilen Cumhuriyet Konsolide Fonuna

yapılan bir atıfdır.

MADDE 166

1. Bu Anayasanın diğer herhangi bir hükmü veya kanun tarafından yüklenen tahsisat, maaş

veya diğer paralara ilaveten aşağıdakiler Konsolide Fona yüklenir: -

(a) Cumhuriyetin ödemeğe mecbur olduğu bütün emeklilik maaşları ve

ikramiyeleri;

(b) Cumhur Başkanının ve Cumhur Başkan Muavininin tahsisatları ve

Yüksek Anayasa Mahkemesinin ve Yüksek Mahkemenin hakimlerinin,

Cumhuriyet Baş Savcısı ve Baş Savcı Yardımcısının, Baş Murakıbın ve

Baş Murakıp Muavininin, Cumhuriyet Emisyon Bankası Müdürünün ve

Müdür Muavininin ve Amme Hizmetleri Komisyonu üyelerinin

maaşları;

(c) Cumhuriyetin yüklendiği bütün borç mükellefiyetleri; ve

(d) herhangi bir mahkeme tarafından Cumhuriyet aleyhine verilen herhangi

bir hükmün, kararın veya hakem kararının yerine getirilmesi için gerekli

herhangi bir para.

2. Bu madde maksatları bakımından borç mükellefiyetlerine, faiz, itfa fonuna ayırmalar,

borç itfası için yapılan ödeme ve Konsolide Fonun teminatı altında istikrazlar yapılması

ve bu suretle ihdas edilen borçtan dolayı hizmetler ve bu borcun itfası ile ilgili olarak

yapılan bütün masraflar dahildir.

MADDE 167

1. Maliye Bakanı, Cumhuriyetin her Bakanlığının ve her bağımsız Dairesinin bütçe

tahminlerini aldıktan sonra, her malî yıl bakımından o yıl için, Cumhuriyetin umumî

Bütçesini hazırlatır ve bu, Bakanlar Kurulunca tasvip edildikten sonra Temsilciler

Meclisine sunulur.

2. Bütçedeki masraf tahminleri-

(a) Konsolide Fona yüklenen masrafları karşılamak için gerekli meblağların

toplamını; ve

(b) diğer masrafların herbirini karşılamak için gerekli meblağları, ayrı ayrı

gösterir.

3. Mezkûr Bütçe kezalik, tatbikatta mümkün olduğu ölçüde, Cumhuriyetin tamamlanan son

malî yılın sonundaki aktif ve pasiflerini, aktiflerini ne tarzda yatırıldığını veya

tutulduğunu ve bakiye borçlar hakkındaki tafsilatı gösterir.

4. Konsolide Fona yüklenmemiş fakat bu Fondan ödenmesi gereken masraflar Temsilciler

Meclisinin tasvibine sunulur ve tasvip olunduğu takdirde bahis konusu malî yıla ait

Bütçeye konurlar.

5. Herhangi bir malî yıl bakımından Temsilciler Meclisince herhangi bir maksat için tasvip

edilen tahsisatın yetersiz olduğu veya hiçbir tahsisat verilmeyen bir maksat için masraf

yapılması zarureti hasıl olduğu görüldüğü takdirde, gerekli tahsisatı gösteren ek bir bütçe

Temsilciler Meclisinin tasvibine sunulur ve Temsilciler Meclisi tarafından tasvip edildiği

takdirde, bahis konusu malî yıla ait Bütçeye eklenir.

6. Temsilciler Meclisi, ek bir bütçedeki herhangi bir masrafı tasvip veya red edebilir; fakat,

masrafın miktarını arttıramaz veya sarf mahallinde herhangi bir değişiklik yapamaz.

MADDE 168

1. Maliye Bakanı tarafından imzalanmış bir verile emri olmadıkça, Konsolide Fondan veya

diğer bir amme fonundan hiçbir masraf ödenemez:

Ancak, Maliye Bakanı Bütçede gösterilen bir masraf için böyle bir verile emrini

imzalamayı red edemez.

2. Bu maddenin 3'üncü fıkrası hükümleri mahfuz kalmak şartı ile, bahis konusu verile

emrinin ait olduğu masraf, bu verile emrinin ait olduğu malî yıl Bütçesinde gösterilmiş

olmadıkça, böyle hiç bir verile emri verilemez.

3. Bütçe, ait olduğu malî yılın ilk gününe kadar Temsilciler Meclisi tarafından tasvip

olunmadığı takdirde, Temsilciler Meclisi, bu Anayasa hükümleri mahfuz kalmak şartı ile

alacağı bir kararla, Bütçede gösterilen amme hizmetlerinin devamı için gerekli göreceği

herhangi bir masrafın, her defasında azamî bir aylık bir süre için, fakat her halde toplamı

iki ayı geçmeyecek olan bir süre için, bu sürenin sonuna kadar, Konsolide Fondan veya

diğer amme fonlarından karşılanmasına müsaade edebilir:

Ancak, her hangi bir hizmet için bu suretle müsaade olunan masraf, ayni hizmet için bir

evvelki malî yılın Bütçesinde tasvip edilmiş olan meblağın ayni süreye isabet eden

nisbeti geçemez.

KISIM XII - ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER

MADDE 169

50'nci madde ve 57'nci maddenin 3'üncü fıkrası hükümleri mahfuz kalmak şartiyle

(1) ticarî konular, (tediye ve kredi dahil) ekonomik işbirliği ve modus vivendi ile

ilgili olarak yabancı bir Devlet veya herhangi bir Milletlerarası Teşkilat ile

yapılacak her milletlerarası anlaşma Bakanlar Kurulunun bir kararı gereğince

akdedilir;

(2) diğer herhangi bir andlaşma, sözleşme veya milletlerarası anlaşma, Bakanlar

Kurulunun bir kararı gereğince müzakere ve imza olunur ve Temsilciler Meclisi

tarafından bir kanunla tasdik olunarak akdedilir ve ancak bu surette yürülüğe

girer ve Cumhuriyeti bağlar;

(3) Bu maddenin yukarıdaki hükümlerine uygun olarak akdolunan andlaşmalar,

sözleşmeler ve anlaşmalar, Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlanmasından

itibaren, diğer tarafın mezkûr andlaşmaları, sözleşmeleri ve anlaşmaları tatbik

etmesi şartı ile, herhangi bir iç kanundan üstün tutulur.

MADDE 170

1. Cumhuriyet, mahiyetleri ne olursa olsun bütün anlaşmalar bakımından, Yunanistan

Kırallığına, Türkiye Cumhuriyetine ve Büyük Britanya ve Şimalî İrlanda Birleşik

Kırallığına, uygun şartlı anlaşmalarla, en ziyade müsaadeye mazhar millet muamelesi

uygular.

2. Bu maddenin 1'inci fıkrası hükümleri, Cumhuriyet ile Yunanistan Kırallığı, Türkiye

Cumhuriyeti ve Büyük Britanya ve Şimalî İrlanda Birleşik Kırallığı arasındaki Birleşik

Kırallığa bahşolunan üsler ve askerî kolaylıklara dair Kıbrıs Cumhuriyetinin Tesisine ait

Andlaşmaya uygulanmaz.

MADDE 171

1. Ses ve rüyet yayınlarında Elen ve Türk Cemaatlarının her ikisi için programlar yer alır.

2. Ses yayınlarında Türk Cemaatı için olan programlara ayrılan zaman, yedi günlük bir

haftada yetmiş beş saatten az olmaz ve normal yayın devreleri halinde böyle bir haftanın

bütün günlerine tevzi edilir:

Ancak, yayın sürelerinin toplamının azaltılması gerektiği ve bu sebeple Elen Cemaatı

için olan programlara ayrılan zaman yedi günlük haftada yetmiş beş saatin altına düştüğü

takdirde, böyle bir haftada Türk Cemaati için olan programlara ayrılan zaman dahi, Elen

Cemaatı için olan programlara ayrılan zamanın yetmiş beş satten aşağı düştüğü saat

sayısı kadar indirilir. Ancak yine, Elen Cemaatı için olan programlara ayrılan zaman yedi

günlük bir haftada yüz kırk saatı geçecek surette arttırıldığı takdirde, Türk Cemaatı için

olan programlara ayrılan zaman dahi, Elen Cemaatı için olan her yedi saate karşılık Türk

Cemaatı için üç saat nisbetinde arttırılır.

3. Rüyet yayınlarında, birbirini takibeden her on yayın gününden üçü Türk Cemaatı için

olan programlara ayrılır ve bu on yayın gününde Türk Cemaatı için olan programlara

ayrılan zamanın toplamı bu on yayın gününde Elen Cemaatı için olan programlara

ayrılan her yedi saata karşılık üç saat nisbetinde olur.

4. Bütün resmî ses ve rüyet yayınları hem Elence ve hem Türkçe olur ve bunlar bu maddede

gösterilen zaman hesablarında nazara alınmaz.

MADDE 172

Cumhuriyet, memurlarının veya makamlarının, görevlerini görmeleri sırasında veya görevleri

dolayısiyle işledikleri zarara sebebiyet veren herhangi bir haksız fiil veya ihmalden mesuldür.

Bir kanun bu mesuliyeti düzenler.

MADDE 173

1. Cumhuriyetin en büyük beş şehrinde, yani Lefkoşe, Leymosun, Mağusa, Larnaka ve

Bafta bunların Türk halkı tarafından ayrı belediyeleri kurulur:

Ancak, bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört sene içinde, Cumhur

Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, yukarıdaki şehirlerdeki belediyelerin

ayrılmalarının devam edip etmemesi meselesini incelerler.

2. Yukarıdaki şehirlerde, Elen Belediye Meclisleri şehrin Elen seçmenleri tarafından ve

Türk Belediye Meclisleri Türk seçmenleri tarafından seçilirler.

3. Yukarıdaki şehirlerin herbirinde, Elen belediye meclisi tarafından seçilen iki üyeden,

Türk belediye meclisi tarafından seçilen iki üyeden ve bahis konusu belediye meclisleri

arasında varılacak mutabakatla seçilen bir Başkandan müteşekkil bir koordinasyon

komitesi kurulur. Bu kordinasyon komitesi, müştereken yapılmasına ihtiyaç olan işlere

bakar, şehirdeki iki belediyenin meclislerinin mutabakatı ile kendisine verdiği müşterek

hizmetleri görür ve belli bir derecede iş birliğini gerektiren konular ile ilgilenir.

MADDE 174

Yukarıdaki şehirlerin herhangi birinin sınırları içinde, bahis konusu herhangi bir belediye

tarafından, bunun ait olduğu Cemaata mensup olmadıkça hiç bir kimseye hiçbir belediye vergisi,

mülk vergisi, ücreti veya diğer her hangi bir gelir konamaz veya tahakkuk ettirilemez veya hiçbir

kimseden tahsil edilemez:

Ancak-

(a) yukarıdaki şehirlerin her birindeki belediyelerden birinin meclisinin içinde

yetkisini kullandığı bölge içinde bulunan belediye çarşılarının, mezbahalarının

ve belediyelere ait diğer mahallerin kullanılması ile ilgili ücretler;

(b) yukarıdaki şehirlerin herhangi birindeki belediyelerden birinin meclisinin içinde

yetkisini kullandığı bölge içinde bulunan binalar ve mahaller ile ilgili eğlence

resimleri;

(c) yukarıdaki şehirlerin herhangi birinde bir belediyenin kendi Cemaatine mensup

bulunmayan bir şahsa karşı, bir belediyenin mutad olarak, yaptığına ilave veya

fazla olarak, yaptığı hizmetler hakkında bahis konusu şehirdeki iki belediye

meclisi arasında mutabık kalınarak tesbit edilecek resimler, bahis konusu

belediye meclisine ödenir :

Ancak yine, yukarıdaki şehirlerin herhangi birinde, belediyelerden biri

tarafından diğer belediyenin ait olduğu Cemaata mensup bir şahsa, mürakabe,

teftiş ve benzeri neviden herhangi bir hizmet yapıldığı takdirde, bunlar ile ilgili

herhangi bir resim de bu hizmeti yapan belediyeye ödenir.

MADDE 175

Yukarıdaki şehirlerin herhangi birinde bir belediye tarafından kendi Cemaatına mensup olmıyan bir

şahsa hiçbir ruhsat veya müsaade verilemez:

Ancak, yukarıdaki şehirlerin herhangi birinde bahis konusu Belediyelerden birinin içinde yetkisini

kullandığı bölge içindeki gayrimenkullere, mahallere veya inşaat işlerine rnüteallik ruhsat veya

müsaadeler, bahis konusu belediyenin meclisi tarafından verilir ve bu gibi ruhsat veya müsaadeler

ile ilgili herhangi bir hizmet, murakabe veya nezaret, mezkûr belediyenin meclisi tarafından yapılır

ve bu husustaki herhangi bir resim, bu meclis tarafından tahsil edilir.

MADDE 176

173 ila 178’inci, ikisi de dahil, maddelerdeki hiçbir hüküm, aşağıdaki şartlara tabi olarak, bu gibi

herhangi bir belediye ile ilgili şehir planlamasını bir kanunun göstermesini önler şekilde tefsir

olunmaz :-

(a) yukarıdaki şehirlerden herhangi birisi için kurulan planlama komisyonu on

üyeden müteşekkil olup bunlardan yedisi Elen ve üçü Türk olur;

(b) bu komisyonun bütün kararları mutlak ekseriyetle alınır :

Ancak böyle bir ekseriyetle verilecek herhangi bir karar, Elen belediyesini

ilgilendirenler asgarî dört Elen üyenin reylerini ihtiva etmedikçe ve Türk

belediyesini ilgilendirenler asgarî iki Türk üyenin reylerini ihtiva etmedikçe

alınamaz;

(c) yukarıdaki şehirlerden herhangi birini ilgilendiren şehir planlamasına dair bütün

konularda ve bu gibi konuların düzenlenmesinde münhasıran bahis konusu

planlama komisyonu yetkilidir.

MADDE 177

173 ilâ 178'inci, ikisi de dahil, maddeler hükümlerine tabi olmak kaydiyle, yukarıdaki şehirlerin

herhangi birindeki her belediye, kendi yetkilerini ve bütün görevlerini, sınırları, her belediye için,

Cumhur Başkanının ve Cumhur Başkan Muavininin mutabakatı ile tesbit edilen bir bölge içinde

kullanır ve görür.

MADDE 178

Diğer mahallerde belediyelerin organlarının, mümkün olduğu kadar, iki Cemaatın nisbî temsili

esasına göre teşekkülü için hususî hüküm konur.

KISIM XIII - SON HÜKÜMLER

MADDE 179

1. Bu Anayasa Cumhuriyetin en yüksek kanunudur.

2. Temsilciler Meclisinin veya Cemaat Meclislerinden herhangi birinin hiçbir kanun veya

kararı ve Cumhuriyet dahilinde icra kuvvetini kullanan veya herhangi bir idarî görev

gören herhangi bir organ, makam veya şahsın hiçbir muamele veya kararı hiçbir suretle,

bu Anayasa hükümlerinden herhangi birine aykırı veya uyuşmaz olamaz.

MADDE 180

1. Bu Anayasanın Elence ve Türkçe metinlerinden her ikisi de asıldır ve ayni derecede

muteber ve ayni hukukî hükmü haizdir.

2. Bu Anayasanın iki metni arasındaki her hangi bir aykırılık, Yüksek Anayasa Mahkemesi

tarafından, 11 Şubat, 1959 tarihli Zurich Anlaşmasının ve 19 Şubat, 1959 tarihli Londra

Anlaşmasının metin ve ruhunu önemle nazara almak kaydiyle, Yunanistan Kırallığı,

Türkiye Cumhuriyeti ve Kıbrıs Elen ve Türk Cemaatleri temsilcileri tarafından,

Lefkoşada 6 Nisan, 1960 da Karma Anayasa Komisyonunda imzalanan bu Anayasanın

Taslağı ile buna yapılan ve 6 Temmuz, 1960'da imzalanan Tadiller Cedveli'ne bakılarak

karara bağlanır.

3. Müphemiyet halinde bu Anayasanın tefsiri, Yüksek Anayasa Mahkemesi tarafından, 11

Şubat, 1959 tarihli Zurih Anlaşmasının ve 19 Şubat, 1959 tarihli Londra Anlaşmasının

metin ve ruhu önemle nazara alınarak yapılır.

MADDE 181

Suretleri Ek I ve II olarak bu Anayasaya eklenmiş bulunan Cumhuriyetin bağımsızlığını, toprak

bütünlüğünü ve Anayasasını teminat altına alan ve Cumhuriyet, Yunanistan Kırallığı, Türkiye

Cumhuriyeti ve Büyük Britanya ve Şimalî İrlanda Birleşik Kırallığı arasında aktedilen Andlaşma

ve Cumhuriyet, Yunanistan Kırallığı ve Türkiye Cumhuriyeti arasında aktedilen Askerî İttifak

Andlaşması Anayasa hükmünü haizdirler.

MADDE 182

1. Bu Anayasanın, 11 Şubat, 1959 tarihli Zurih Anlaşmasından ithal edilmiş bulunan ve Ek

III'ünde gösterilen maddeleri veya maddelerin kısımları, bu Anayasanın Temel

Maddeleri olup hiçbir suretle gerek değiştirme, gerek ilave veya gerekse kaldırma

suretile tadil edilemezler.

2. Bu maddenin 1'inci fıkrası mahfuz kalmak şartiyle, bu maddenin 3’üncü fıkrasında

gösterildiği üzere bu Anayasanın herhangi bir hükmü, gerek değiştirme, gerek ilave veya

gerekse kaldırma suretile tadil edilebilir.

3. Böyle bir tadil, Elen Cemaatına mensup Temsilcilerin sayısı toplamının asgarî üçte

ikisini ve Türk Cemaatına mensup Temsilcilerin sayısı toplamının asgarî üçte ikisini

ihtiva eden bir ekseriyet reyi ile kabul edilecek bir kanun ile yapılır.

MADDE 183

1. Cumhuriyetin veya herhangi bir kısmının, hayatını tehdit eden harp veya diğer umumî bir

tehlike halinde Bakanlar Kurulu bu hususta alacağı bir kararla Fevkalade Hal İlanına

yetkilidir:

Ancak, Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, böyle bir karara karşı, bu kararın

dairelerine ulaştırıldığı tarihten itibaren kırk-sekiz saat içinde, ayrı ayrı veya müştereken,

veto hakkına sahiptirler.

2. Bu gibi her İlanda, bahis konusu Fevkalade Halin devamı süresince yürürlüğü

durdurtulan Anayasa maddeleri açıkca gösterilir:

Ancak, bu gibi herhangi bir İlan ile Anayasanın yalnız aşağıdaki maddelerinin yürürlüğü

durdurultulabilir: -

Yalnız müsaade edilmiş bir harp fiili ile sebebiyet verilen ölüm bakımından 7'nci madde;

10'uncu maddenin 2'nci ve 3'üncü fıkraları; 11'inci madde; 13'üncü madde; 16'ncı madde;

17'nci madde; 19'uncu madde; 21'inci madde; 23'üncü maddenin 8'inci fıkrasının (d)

bendi; 25'inci madde ve 27'nci madde.

3. Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, bu maddenin 1’inci fıkrasında gösterilen

veto haklarını, ayrı ayrı veya müştereken, kullanmamışlarsa, bahis konusu İlanı derhal

Cumhuriyet Resmi Gazetesinde yayınlamak suretile ilan ederler.

4. Bu maddenin yukarıdaki hükümleri gereğince yapılan bir fevkalade Hal İlanı derhal

Temsilciler Meclisine sunulur. Temsilciler Meclisi toplantı halinde değilse bu maksatla

en kısa zamanda toplantıya çağrılır.

5. Temsilciler Meclisi, bahis konusu Fevkalade Hal İlanını red veya tasvip etmek hakkına

sahiptir. Red halinde, Fevkalade Hal İlanının hiçbir hükmü olmaz. Tasvip halinde,

Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, Temsilciler Meclisinin bu kararını

Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlamak suretile derhal ilan ederler.

6. Temsilciler Meclisi, Bakanlar Kurulunun talebi üzerine, fevkalade hal süresini uzatmağa

karar vermedikçe, Fevkalade Hal İlanı, Temsilciler Meclisinin tasvibi tarihinden itibaren

iki ayın sonunda yürülükten kalkar. Temsilciler Meclisinin fevkalade hal süresini uzatma

kararına karşı, Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, 50'nci maddeye uygun

olarak kullanılmak üzere, ayrı ayrı veya müştereken, veto hakkına sahiptirler.

7. (1) Bir Fevkalade Hal İlanı yürürlükte olduğu zaman; bu Anayasanın hükümlerine

rağmen, Bakanlar Kurulu, kendince derhal harekete geçilmesi gereken hallerde,

Cumhur Başkanının ve Cumhur Başkan Muavininin 57'nci madde gereğince,

ayrı ayrı veya müştereken, kullanabilecekleri veto hakkına tabi olmak kaydiyle;

münhasıran fevkalade hal ile ilgili kanun hükmünü haiz herhangi bir kararname

çıkarabilir.

(2) Bir Fevkalade Hal İlanı yürürlükte olduğu zaman; bu Anayasanın hükümlerine

rağmen, Bakanlar Kurulu, kendince derhal harekete geçilmesi gereken hallerde,

Cumhur Başkanının ve Cumhur Başkan Muavininin 57'nci madde gereğince,

ayrı ayrı veya müştereken, kullanabilecekleri veto hakkına tabi olmak kaydiyle;

münhasıran fevkalade hal ile ilgili kanun hükmünü haiz herhangi bir kararname

çıkarabilir.

Bu fıkranın yukarıdaki (1) inci bendi gereğince veto hakkı kullanılmamışsa,

Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini, bahis konusu kararnameyi derhal

Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlamak suretiyle ilan ederler.

(3) Bahis konusu kararname, daha evvel kaldırılmamışsa, fevkalade halin sona

ermesi ile yürürlükten kalkar.

MADDE 184

1. 183’üncü maddenin 7’nci fıkrasının (2)’nci bendi gereğince ilan edilen herhangi bir

kararnamede önleyici tutukluk konduğu takdirde(

a) bu kararname gereğince herhangi bir şahsın tutukluğunu emreden, en kısa

zamanda, bu şahsa tutukluğunun Sebeplerini ve bu maddenin 3'üncü fıkrası

hükmü mahfuz kalmak şartı ile, emrin dayandığı isnad edilen vakıaları bildirir

ve kendisine mümkün olan en kısa zamanda em aleyhine müracaatta bulunma

imkanını verir;

(b) bu maddenin 2'nci fıkrasında gösterildiği üzere kurulan bir istişare heyeti, bahis

konusu kararname gereğince bu tutukluğa tabi olan bir vatandaşın bu fıkranın

(a) bendi gereğince yaptığı herhangi bir müracaatı tetkik edip bir ay içinde

tutukluk için yeter sebep bulunduğuna dair rapor vermedikçe bu vatandaş, bu

kararname gereğince bir aydan fazla bir süre için tutukluğa tabi olamaz.

2. Bu madde maksatları için kurulacak istişare heyeti, Yüksek Mahkeme hakimi olan veya

olmuş bulunan veya mezkûr Mahkemede hakim olmak için gerekli vasıfları haiz bulunan

şahıslar arasından Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarafından müştereken

tayin olunacak bir Başkandan ve Yüksek Mahkemenin Reisi ile istişareden sonra

Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarafından müştereken tayin olunacak diğer

iki üyeden teşekkül eder.

3. Bu madde, hiçbir makama, açıklanmasının millî menfaatlara aykırı olduğunu telakki

ettiği vakıaları açıklamak mükellefiyetini yüklemez.

MADDE 185

1. Cumhuriyetin ülkesi birbütün olup parçalanamaz.

2. Kıbrısın tamamen veya kısmen herhangi diğer bir devletle birleşmesi veya ayrılığı güden

bir bağımsızlık konu haricidir.

MADDE 186

1. Bu Anayasada, ilgili metinde açıkça başka türlü konmadıkça veya bu metin başka türlü

gerektirmedikçe-

(1) "Cemaat", Elen veya Türk cemaatını ifade eder;

"mahkeme", bu mahkemenin herhangi bir hakimini de içine alır;

"Elen", 2'nci maddede tarif edildiği üzere Elen Cemaatının bir üyesini ifade

eder;

"kanun", bu Anayasanın yürürlüğe girmesinden sonraki devre ile ilgili olarak

kullanıldığı takdirde bir Cumhuriyet kanununu ifade eder;

"şahıs", hükmî şahsiyeti haiz olan veya olmayan herhangi bir şirketi, ortaklığı,

derneği, birliği, müessese veya teşekkülü içine alır;

"Cumhuriyet", Kıbrıs Cumhuriyetini ifade eder;

"Türk", isim ve sıfat olarak 2'nci maddede tarif olunduğu üzere Türk

Cemaatının bir üyesini ifade eder;

(2) müzekker olan kelimeler müennesi de ve tekil olan kelimeler çoğulu da ifade

ederler.

2. Bu Anayasa ile herhangi bir emir, kaideler, tüzükler veya talimatnameler yapmak veya

herhangi bir talimat vermek yetkisi verilmiş olduğu hallerde bu yetki, bahis konusu emir,

kaideler, tüzükler, talimatnameler veya talimatları ayni tarzda tadil veya kaldırma

yetkisini içine alır şekilde yorumlanır.

GEÇİCİ HÜKÜMLER

MADDE 187

1. Bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten hemen evvel yürürlükte olan herhangi bir

kanun gereğince

(a) ilk Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini;

(b) bir Temsilciler Meclisinin üyesi veya herhangi bir Cemaat Meclisinin

üyesi, seçilen herhangi bir şahıs, bu Anayasa hükümleri gereğince, hale

göre, Cumhur Başkanı veya Cumhur Başkan Muavini, bir Temsilciler

Meclisi üyesi veya ilgili Cemaat Meclisinin bir üyesi seçilmiş sayılır.

2. Bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükten kalkan seçimlere dair bütün

kanunlar ve nizamnameler, yürürlükten kalkmış olmalarına rağmen, hale göre,

Temsilciler Meclisi veya herhangi bir Cemaat Meclisi tarafından bu Anayasanın

yürürlüğe girmesi tarihinden itibaren en geç on sekiz ay içinde yeni bir seçim kanunu

yapılıncaya kadar, bahis konusu devre içinde Cumhur Başkanı, Cumhur Başkan Muavini,

herhangi bir Temsilci veya herhangi bir Cemaat Meclisi üyesinden boşalan münhali

doldurmak için yapılacak herhangi bir ara seçimi bakımından yürürlükte olurlar.

MADDE 188

1. Bu Anayasanın hükümleri ve bu maddenin aşağıdaki hükümleri mahfuz kalmak şartı ile,

bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan bütün kanunlar, bu Anayasa

gereğince yapılan, hale göre, herhangi bir kanunla veya cemaat kanunu ile, gerek

değiştirme, gerek ilave veya gerekse kaldırma sureti ile, tadil edilinceye kadar; bahis

konusu tarihte ve bundan sonra yürürlükte kalırlar ve bahis konusu tarihten itibaren bu

Anayasaya uymaları için yapılması gerekli tahvillerin yapılması suretile yorumlanır ve

uygulanır.

2. Bu Anayasanın geçici hükümlerinde başka türlü gösterilmedikçe, bu gibi herhangi bir

kanunun bu Anayasanın herhangi bir hükmüne aykırı veya uyuşmaz olan hiçbir hükmü,

ve 78'inci madde gereğince ayrı bir ekseriyeti gerektiren hiç bir kanun, yukarıda

gösterildiği şekilde yürürlükte kalamaz:

Ancak, belediyelere dair kanunlar, bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı

aylık bir devre için yürürlükte kalabilirler ve vergiler veya resimler koyan herhangi bir

kanun, 31 Aralık, 1960'a kadar yürürlükte kalabilir.

3. Bu maddenin 1'inci fıkrası gereğince yürürlükte kalan herhangi bir kanunda, ilgili metin

başka türlü gerektirmedikçe-

(a) Kıbrıs Sömürgesine veya “Kıraliyete” yapılan herhangi bir atıf, bu

Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte veya ondan sonra başlıyan herhangi

bir devre bakımından, Cumhuriyete yapılan bir atıf olarak yorumlanır;

(b) Vali'ye veya Valilik Meclisi'ne yapılan herhangi bir atıf, ayni devre

bakımından, bu Anayasanın açık hükümlerine göre, ayrı ayrı veya

müştereken Cumhur Başkanına ve Cumhur Başkan Muavinine, Cemaat

Meclislerine açıkça ayrılanlar dışında teşriî kuvvetin kullanılması ile

ilgili konularda Temsilciler Meclisine, bu Anayasa gereğince yetkisine

dahil bütün konularda ilgili Cemaat Meclisine ve icra kuvvetinin

kullanılmasına dair konularda Bakanlar Kuruluna yapılan bir atıf olarak

yorumlanır;

(c) İdarî Sekretere veya Malî Sekretere yapılan herhangi bir atıf, ayni devre

bakımından, yorum zamanında atfın yapıldığı konu ile ilgili mesuliyetin

kendisine yüklendiği Bakanlığa veya Cumhuriyetin bağımsız Dairesine

yapılan bir atıf olarak yorumlanır;

(d) Baş Savcıya veya Baş Savcı Yardımcısına yapılan herhangi bir atıf, ayni

devre bakımından, yerine göre; Cumhuriyet Baş Savcısına ve

Cumhuriyet Baş Savcı Yardımcısına yapılan bir atıf olarak yorumlanır;

(e) bir amme görevini gören herhangi diğer bir şahsa veya herhangi bir

makama veya teşekküle yapılan herhangi bir atıf, ayni devre bakımından,

Cumhuriyetin buna tekabül eden amme memuruna, makamına,

teşekkülüne veya dairesine yapılan bir atıf olarak yorumlanır.

4. Bu maddenin 1'inci fıkrası gereğince yürürlükte kalan herhangi bir kanunun hükümlerini

uygulayan Cumhuriyet dahilindeki herhangi bir mahkeme, ayni devre bakımından,

bunları, Geçici hükümleri dahil olmak üzere bu Anayasa hükümlerine uygun kılmak için

gerekli olabilecek tahvilleri yaparak uygular.

5. Bu maddedeki-

"kanun"a, bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce böyle bir kanun gereğince

yapılan her nevi amme enstrumanları dahildir;

"tahviller"e, tadiller, intibaklar ve kaldırmalar dahildir.

MADDE 189

3'üncü madde hükümlerine rağmen, bu Anayasanın yürürlüğe, girdiği tarihten itibaren beş yıllık bir

süre için-

(a) 188'inci madde gereğince yürürlükte kalacak olan bütün kanunlar

İngilizce olarak kalabilirler;

(b) Cumhuriyet dahilindeki herhangi bir mahkeme önünde herhangi bir

mahkeme muamelesinde İngilizce kullanılabilir:

MADDE 190

1. Bu maddenin müteakip hükümleri mahfaz kalmak şartı ile bu Anayasanın yürürlüğe

girdiği tarihten hemen önce mevcut olan herhangi bir mahkeme, bu Anayasa

hükümlerine rağmen, bahis konusu tarihten itibaren ve Cumhuriyet mahkemelerinin

teşekkülüne dair yeni bir kanunu yapılıncaya kadar ve her halde bu tarihten itibaren dört

ayı geçmemek üzere, o zamana kadar olduğu gibi çalışmağa devam eder fakat, rnümkün

olduğu nisbette, bu Anayasasa hükümlerine uygun olarak teşkil olunur:

Ancak, bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte açılmış bulunan ve kısmen dinlenmiş

olan herhangi bir hukuki veya cezaî davaya, bu Anayasa hükümlerine rağmen, bahis

konusu dava için teşkil edilmiş olan mahkeme tarafından bakılmaya devam edilir ve

neticelendirilir.

2. Bu Anayasa hükümlerine rağmen, bu Anayasa gereğince kurulan Yüksek Anayasa

Mahkemesi, bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç aylık devre

içinde teşkil edilinceye kadar, Yüksek Mahkemenin kayıt kalemi Yüksek Anayasa

Mahkemesinin kayıt kalemi görevini görür.

3. Yüksek Mahkemenin kayıt kalemi, bir müracaat da dahil olmak üzere bütün maksatları

bakımından, Yüksek Anayasa Mahkemesi teşkil edilinceye kadar, bu Mahkemenin kayıt

kalemi sayılır.

Yüksek Anayasa Mahkemesi, bu Anayasanın yürürlüğe girmesi tarihinden itibaren en

geç üç ay içinde teşkil edilir.

4. Bu Anayasa hükümleri gereğince Yüksek Anayasa Mahkemesine yapılacak bir müracaat

ile ilgili herhangi bir mehilin hesaplanmasında, bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarih ile

yukarıda gösterildiği üzere Yüksek Anayasa Mahkemesinin teşkili tarihi arasındaki devre

hesaba katılmaz.

(a) Bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten hemen önce mevcut olan

Yüksek Mahkeme, bu Anayasa hükümleri gereğince kurulan Yüksek

Mahkeme teşkil edilinceye kadar, bu Anayasa gereğince kurulan Yüksek

Mahkeme sayılır. Yüksek Mahkeme, bu Anayasanın yürürlüğe girmesi

tarihinden itibaren en geç üç ay içinde teşkil edilir

Ancak, Mahkeme Reisine yapılan bir atıf bahis konusu Mahkemenin en

kıdemli üyesine yapılmış bir atıf sayılır ve üyeleri dörtten az olsa da,

bahis konusu Mahkeme bu devre için muteber bir şekilde teşkil edilmiş

sayılır.

MADDE 191

Bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte açılmış bulunan ve Kıbrıs Sömürgesi Hükümeti adına Baş

Savcının veya herhangi bir Dairesinin veya memurunun taraf olduğu herhangi bir davanın

görülmesine, bahis konusu tarihte ve bundan sonra, Cumhuriyetin veya tekabül eden Daire veya

memurunun taraf olması sureti ile, devam olunur.

MADDE 192

1. Bu Anayasada başka türlü hüküm konmuş olmadıkça bu Anayasanın yürürlüğe girdiği

tarihten hemen önce bir amme hizmeti görevinde bulunan herhangi bir şahıs, bu tarihten

sonra kendisine bu tarihten önce uygulanan ayni hizmet kayıt ve şartlarına tabi olmak

hakkına sahiptir ve bu kayıt ve şartlar, bahis konusu tarihte veya ondan sonra

Cumhuriyetin amme hizmetinde bulunduğu müddetçe, aleyhine olarak değiştirilemez.

2. Bu maddenin 1'inci fıkrası mahfuz kalmak şartı ile, bu Anayasanın yürürlüğe girdiği

tarihten hemen önce görevli bulunan, Mahkeme Reisi hariç; Yüksek Mahkemenin

hakimleri ve alt mahkemelerin hakimleri, 153'üncü ve 157'inci maddeler hükümlerine

bakılmaksızın, bahis konusu tarihten itibaren mezkûr maddeler hükümleri gereğince bir

tayin yapılıncaya kadar, bu maddeler hükümlerine uygun olarak tayin edilmiş gibi

görevlerine devam ederler ve kendilerine bu Anayasa hükümleri uygulanır.

3. Bu maddenin 1'inci ve 2'nci fıkralarında gösterilen herhangi bir görevde bulunan

herhangi bir şahıs, Cumhuriyet amme hizmetine tayin olunmadığı takdirde; kendisine

uygulanabilen hizmet kayıt ve şartlarına tabi olmak şartı ile, kendisine, Cumhuriyet

fonlarından, hangisi daha ziyade lehinde ise, muhik bir tazminat veya görevin

kaldırılması halinde ödenen emeklilik maaşı ödenmesi hakkına sahiptir.

4. Bu maddenin 5'inci fıkrası hükümleri mahfuz kalmak şartiyle, bu maddenin 1'inci ve

2'nci fıkralarında gösterilen ve görevi bu Anayasa gereğince bir Cemaat Meclisinin

yetkisine giren bir şahıs, arzu ettiği takdirde bu maddenin 3'üncü fıkrası gereğince haiz

olduğu haklardan feragat ederek bahis konusu Cemaat Meclisinin hizmetine girmeyi

tercih edebilir ve bu takdirde, bu şahıs, bu Anayasa yürürlüğe girdiği tarihten hemen

önceki kanuna göre, bu tarihten önceki devredeki hizmet süresi için, yalnız bu süre veya

bu süreye ilave edilecek bahis konusu Cemaat Meclisinin hizmetindeki herhangi bir

hizmet süresi ile birlikte olan hizmet süresi için mezkur kanun gereğince almağa haklı

olduğu herhangi bir emeklilik maaşı, ikramiyesi veya diğer benzeri hakları,

Cumhuriyetten almak hakkına sahiptir.

5. Bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten hemen önce öğretmenlik görevinde bulunan ve

Kıbrıs Sömürgesi bütçesinden para almakta olan ve bu Anayasa gereğince görevi bir

Cemaat Meclisinin yetkisine giren herhangi bir öğretmen, bu Anayasanın yürürlüğe

girdiği tarihten hemen önceki kanuna göre, bu tarihten önceki devredeki hizmet süresi

için, yalnız bu süre veya bu süreye ilave edilecek bahis konusu Cemaat Meclisinin

hizmetindeki herhangi bir hizmet süresi ile birlikte olan hizmet süresi için mezkûr kanun

gereğince almağa haklı olduğu herhangi bir emeklilik maaşı, ikramiyesi veya diğer

benzeri hakları, Cumhuriyetten almak hakkına sahiptir.

6. Bu Anayasanm yürürlüğe girdiği tarihten hemen önce Kıbrıs Sömürgesi amme

hizmetinde olup da emekliliğe sevkedilmeden evvel izinli bulunan veya bahis konusu

hizmetten Cumhuriyetinkinden başka bir hizmete nakil olunan herhangi bir şahsın,

Cumhuriyet vatandaşı olup olmadığına bakılmaksızın, bu tarihten önce bu durumda

kendisine uygulanan ayni hizmet kayıt ve şartlarının kendisine uygulanması hakkına

sahip olmakta devam eder ve bahis konusu kayıt ve şartlar, aleyhine olarak değiştirilmez.

7. Bu madde maksatları bakımından -

(a) "amme hizmeti", bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten önceki hizmet

hakkında, Kıbrıs Sömürgesi hükümetindeki hizmeti ve bu tarihten

sonraki hizmet hakkında, Cumhuriyetteki mülkî bir hizmeti ifade eder ve

Cumhuriyet emniyet kuvvetlerindeki hizmeti de içine alır;

(b) "hizmet kayıt ve şartları", bu Anayasa hükümleri gereğince yapılması

lüzumlu intibaklara tabi olmak şartıyla, azil veya görevden

uzaklaştırılma, emeklilik maaşı; ikramiyeleri ve benzeri hakları ifade

eder.

8. Bu maddenin 6'ıncı fıkrasında gösterilen dışında bu madde hükmü Cumhuriyet vatandaşı

olmayan bir şahsa uygulanmaz.

MADDE 193

Bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten hemen önce, Dul ve Yetim Maaşları Fonu da dahil olmak

üzere Kıbrıs Sömürgesi amme Fonlarından her hangi bir emeklilik maaşı alan veya emeklilikten

dolayı diğer bir hakka sahip olan herhangi bir şahsa, bu Anayasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte ve

sonra Cumhuriyetin amme fonlarından, bahis konusu emeklilik maaşı veya emeklilikten dolayı

sahip olduğu diğer hakları, mezkur emeklilik maaşına veya emeklilik dolayısiyle sahip olduğu

diğer haklara bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten hemen önce uygulanan ayni kayıt ve şartlar

arasında veya bu tarihten sonra konulan ve kendi durumuna uygulanabilecek ve daha az lehinde

olmayacak olan kayit ve şartlara göre verilmeğe devam olunur.

MADDE 194

Herhangi bir şahsın Dul ve Yetim Maaşları Fonundan bir maaş almak hakkı, bu Anayasanın

yürürlüğe girdiği tarihte ve ondan sonra, bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten hemen önce

yürürlükte olan ayni kayıt ve şartlara tabi olmağa devam eder ve bunlar, mezkûr hak devam ettiği

müddetçe bahis konusu şahsın aleyhine olarak değiştirilemez.

MADDE 195

Bu Anayasanın hiçbir hükmüne rağmen, Cumhuriyetin ilk Cumhur Başkanı seçilen ve

Cumhuriyetin ilk Cumhur Başkan Muavini seçilen ve 187'nci madde gereğince Cumhuriyetin ilk

Cumhur Başkanı ve ilk Cumhur Başkan Muavini sayılan şahıslar, 42'nci maddede gösterildiği

üzere görevlerine başlamadan önce veya sonra Cumhuriyet, Yunanistan Kırallığı, Türkiye

Cumhuriyeti ve Büyük Britanya ve Şimalî İrlanda Birleşik Kırallığı arasındaki Kıbrıs

Cumhuriyetinin Tesisine dair Andlaşma ile bu Andlaşma ile birlikte imzalanmaları için hazırlanan

Nota Teatilerini ve Cumhuriyet, Yunanistan Kırallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Büyük Britanya ve

Şimalî İrlanda Birleşik Kırallığı arasındaki Cumhuriyetin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve

Anayasasını teminat altına alan Andlaşmayı ve Cumhuriyet, Yunanistan Kırallığı ve Türkiye

Cumhuriyeti arasındaki Askerî İttifak Andlaşmasını ve bu memleketler arasında akdolunan İttifak

Andlaşmasının uygulanması için Cumhuriyet, Yunanistan Kırallığı ve Türkiye Cumhuriyeti

arasındaki Anlaşmayı, Cumhuriyet adına imzalamak ve akdeylemek münhasır hak ve yetkisine

müştereken sahiptirler ve sahip sayılırlar ve bahis konusu andlaşmalar, anlaşmalar ve teati olunan

Notalar bu suretle Cumhuriyet adına muteber şekilde akdolunmuş olurlar ve böylece imzalandıkları

tarihten itibaren yürürlüğe girerler ve bağlayıcı olurlar.

MADDE 196

İlk Cemaat Meclislerinin görev süresi bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihte başlar.

MADDE 197

1. Bu Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten hemen önce bu Anayasa hükümleri ile veya

gereğince Cemaat Meclislerinin yetkisine giren herhangi bir okul veya diğer teşekkül

veya müessese için ve adına veya bunlar için emaneten, Kıbrıs Sömürgesi Hükümetinin

veya herhangi diğer bir şahsın veya teşekkülün uhdesinde bulunan, elinde olan veya

adına kayıtlı bulunan herhangi bir menkul veya gayrımenkul mal veya bunun, üzerindeki

herhangi bir hak veya menfaat, Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren , ilgili

Cemaat Meclisinin bir kanunu ile gösterilen şahsın, teşekkülün veya makamın, bahis

konusu cemaat kanununun koyabileceği kayıt ve şartlar gereğince, uhdesine geçirilir ve

eline verilir :

Ancak, bahis konusu kanun, bahis konusu malın Cemaat Meclisinin kendi uhdesine

geçirilmesi veya kendi eline verilmesi hakkında hüküm koyamaz.

2. Bu madde hükmü, herhangi bir eğitim maksadı ile ilgili, mutemet veya mütevelliler

tarafından idare olunan ölüme bağlı bir tasarrufla yapılan bir teberrüye veya başka bir

bağışa veya herhangi bir vakfa uygulanamaz.

MADDE 198

1. Aşağıdaki hükümler, bu hükümleri içine alan bir vatandaşlık kanunu yapılıncaya kadar,

yürürlükte olurlar: -

(a) vatandaşlığa dair herhangi bir konu, Tesis Andlaşmasının 'D' Ek'inin

hükümlerine tabi olur

(b) bu Anayasa yürürlüğe girdiği tarihte veya ondan sonra Kıbrıs'ta doğan herhangi

bir şahıs, doğumu tarihinde babası Cumhuriyetin bir vatandaşı ise veya ölmemiş

olsa idi Tesis Andlaşmasının `D' Ek'i hükümleri gereğince olacak idi ise,

doğumu tarihinde Cumhuriyetin bir vatandaşı olur.

2. Bu madde maksatları bakımından, "Tesis Andlaşması", Cumhuriyet ile Yunanistan

Kırallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Büyük Britanya ve Şimalî İrlanda Birleşik Kırallığı

arasındaki Kıbrıs Cumhuriyetinin Tesisine dair Andlaşmayı ifade eder.

MADDE 199

1. Türk Cemaat Meclisi, Birleşik Kırallık adına Vali ile Türk Cemaat Temsilcileri arasında

6 Temmuz 1960'da imzalanıp teati edilen Notalarda gösterilen meblağları, Büyük

Britanya ve Şimalî İrlanda Birleşik Krallığından almak hakkına sahiptir.

2. Bu madde hükmü, iki Cemaattan herhangi birinin bu Anayasa hükümleri gereğince

haklarını hiçbir suretle tahdit eden şekilde yorumlanamaz.

EK I

GARANTİ ANDLAŞMASI

Bir taraftan Kıbrıs Cumhuriyeti, diğer taraftan Yunanistan, Türkiye ve Büyük Britanya ve Şimalî

İrlanda Birleşik Kırallığı,

I. Kıbrıs Cumhuriyetinin, Anayasasının Temel Maddeleri ile kurulan ve düzenlenen

bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve güvenliğinin tanınması ve idame edilmesinin

müşterek menfaatları iktizasından olduğunu mülahaza ederek,

II. Bu Anayasa ile ihdas edilen düzene riayeti sağlamak maksadıyla işbirliği yapmayı arzu

ederek, aşağıda gösterildiği üzere anlaşmaya varmışlardır: -

Madde I

Kıbrıs Cumhuriyeti, bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve güvenliğinin idamesini ve ayni

zamanda Anayasasına riayet edilmesini sağlamayı taahhüt eder.

Kıbrıs Cumhuriyeti, herhangi bir devlet ile, tamamen veya kısmen, herhangi bir siyasî veya iktisadi

birliğe katılmamağı taahhüt eder. Bu itibarla, herhangi diğer bir devlet ile birleşmeyi veya Adanın

taksimini, doğrudan doğruya veya dolayısıyla, teşvik edecek her nevi hareketi yasak ilan eder.

Madde II

Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Kırallık, Kıbrıs Cumhuriyetinin bu andlaşmanın I'nci maddesinde

gösterilen taahhütlerini nazara alarak, Kıbrıs Cumhuriyetinin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve

güvenliğini ve ayni zamanda Anayasasının Temel Maddeleri ile kurulan nizamı tanırlar ve garanti

ederler.

Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Kırallık, ayni şekilde, kendilerini ilgilendirdiği nisbette, Kıbrıs'ın

herhangi diğer bir devlet ile birleşmesini veya Adanın taksimini, doğrudan doğruya veya

dolaysiyle, teşvik etmek gayesini güden herhangi bir hareketi yasak etmeyi taahhüt ederler

Madde III

Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan ve Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyetinin tesisi zamanında Birleşik

Kırallığın hükümranlığında kalan bölgelerin bütünlüğüne riayet etmeği ve bu gün Lefkoşa'da

imzalanan Kıbrıs Cumhuriyetinin Tesisine dair Andlaşmaya uygun olarak Kıbrıs Cumhuriyeti

tarafından kendisine tanınacak olan hakların Birleşik Kırallık tarafından kullanılmasını ve onlardan

istifade edilmesini garanti etmeği taahhüt ederler

Madde IV

Bu Andlaşmanın hükümlerine bir riayetsizlik halinde, Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Kırallık, bu

hükümlere riayeti sağlamak için gereken teşebbüsler veya tedbirler hakıkında birbirleri ile istişare

etmeyi taahhüt ederler.

Müşterek veya anlaşarak hareket mümkün olmadığı takdirde, garanti veren üç devletten her biri, bu

Andlaşma ile ihdas edilen nizamı tekrar kurmak münhasır maksadı ile harekete geçmek hakkını

muhafaza eder.

Madde V

Bu Andlaşma imzalanması tarihinden itibaren yürürlüğe girer.

Bu Andlaşmanın asıl metinleri Lefkoşa'da muhafaza edilecektir.

Yüksek Akit Taraflar, bu Andlaşmayı, en erken bir zamanda, Birleşmiş Milletler Andlaşmasının

102'nci maddesine uygun olarak Birleşmiş Milletler Sekretaryası nezdinde kaydettireceklerdir.

EK II

İTTİFAK ANDLAŞMASI

Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan ve Türkiye,

I. Sulhu idame ettirmek ve birbirlerinin güvenliğini muhafaza etmek müşterek arzusu ile,

II. Sulhun ve güvenliğin muhafazası hususundaki gayretlerinin Birleşmiş Milletler Andlaşmasının

prensiplerine uygun olduğunu nazara alarak, aşağıda gösterildiği üzere anlaşmaya varmışlardır :—

Madde I

Yüksek Akit Taraflar, müşterek savunmaları için işbirliği yapmayı ve bu savunma dolayısıyle

çıkan meseleler hakkında birbirleri ile istişare etmeği taahhüt ederler.

Madde II

Yüksek Akit Taraflar, Kıbrıs Cumhuriyetinin bağımsızlığına veya toprak bütünlüğüne karşı,

doğrudan doğruya veya dolayısıyle, yöneltilen herhangi bir hücum veya saldırganlığa mukavemet

etmeği taahhüt ederler.

Madde III

Bu ittifakın maksatları bakımından ve yukarıda gösterilen amma erişmek için, Kıbrıs

Cumhuriyeti toprağında bir Üçlü Karargâh kurulur.

Madde IV

Yunanistan ve Türkiye, bu suretle kurulan Üçlü Karargâha, bu Andlaşmaya Ek I numaralı

protokolda gösterilen askerî birliklerle katılacaklardır.

Bu Birlikler, Kıbrıs Cumhuriyeti ordusunun talim ve terbiyesini sağlayacaklardır.

Madde V

Üçlü Karargâhın Kumandanlığı, herbiri bir sene müddetle olmak üzere, münavebe ile, hale

göre, Yunanistan ve Türkiye Hükümetleri ve Kıbrıs Cumhuriyetinin Cumhur Başkanı ve

Cumhur Başkan Muavini tarafından tayin edilecek olan bir Yunan, bir Türk ve bir Kıbrıslı

General Subayı tarafından deruhte edilir.

Madde VI

Bu andlaşma, imzalandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer.

Yüksek Akit Taraflar, bu Andlaşmanın tatbikatı gerektirdiği takdirde, ek anlatmalar

akdedeceklerdir.

Yüksek Akit Taraflar, bu Andlaşmayı, en erken bir zamanda, Birleşmiş Milletler

Andlaşmasının 102'nci maddesine uygun olarak Birleşmiş Milletler Sekretaryası nezdinde

kaydettireceklerdir.

EK PROTOKOL

No. I

I. Üçlü Karargâha katılacak olan Yunan ve Türk birlikleri, sırayla, dokuz yüz elli Yunan subay,

astsubay ve erden ve altı yüz elli Türk subay, astsubay ve erden terekküb edecektir.

II. Kıbrıs Cumhuriyetinin Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini anlaşarak hareketle,

Yunan ve Türk Hükümetlerinden Yunan ve Türk birliklerini arttırmayı veya azaltmayı talep

edebilirler.

III. Üçlü Karargâha katılan Yunan ve Türk birliklerinin kamplarının yerleri, hukukî statüleri,

gümrük resimleri ve vergilere dair muafiyetleri ve kolaylıkları, bunlardan başka muafiyet ve

imtiyazları ve yukarıda mezkûr Karargâhın teşkilâtına ve çalışmasına müteallik herhangi

diğer askerî ve teknik meselelerin, İttifak Andlaşmasının yürürlüğe girdiği tarihte veya evvel

yürürlüğe girecek olan bir Hususi Sözleşme ile kararlaştıracakları hakkında mutabakata

varılmıştır.

IV. Kezalik, Üçlü Karargâhın Kıbrıs Anayasası Karma Komisyonunun görevlerini

tamamlamasından sonra üç ay zarfında kurulacağı ve başlangıç devresinde Kıbrıs

Cumhuriyetinin silâhlı kuvvetlerinin talim ve terbiyesi ile görevli mahdud sayıda subaydan

teşekkül edeceği hakkında da mutabakata varılmıştır.

V. Yukarıda mezkûr Yunan ve Türk birlikleri, Kıbrıs’a İttifak Andlaşmnsının

imzalandığı gün geleceklerdir.

EK PROTOKOL No. II

Madde 1

Kıbrıs, Yunanistan ve Türkiye Dışişleri Bakanlarından müteşekkil bir Komite

kurulacaktır. Bu Komite, Üçlü İttifakın en yüksek siyasî organı olacak ve üç Müttefik

memleketin Hükümetlerinin kendisine sunmayı kararlaştıracakları, İttifakı ilgilendiren

herhangi bir meseleyi tetkik edebilecektir.

Madde 11

Bakanlar Komitesi, yılda bir defa olağan oturum halinde toplanacaktır. İvedi bir mesele

çıktığında Bakanlar Komitesi, ittifakın üyelerinden birinin talebi üzerine Başkan tarafından

hususi oturum İmlinde toplantıya çağrılabilir.

Bakanlar Komitesinin kararlan ittifakla alınacaktır.

Madde 111

Üç Dışişleri Hakanından lıerbiri sıra ile ve bir yıl süre ile Bakanlar Komitesi’ne aşkanlık

edecektir. Başka türlü kararlaştırılmış olmadıkça, Komitenin olağan oturumları Başkanın

memleketinin başşehrinde yapılacaktır. Başkan, görev yaptığı yıl içinde, Bakanlar

Komitesinin olağan ve hususi oturumlarına başkanlık edecektir.

Komite, görevinin ifası için lüzumlu gördüğü zaman tali teşekküller kurabilir.

Madde IV

İttifak Andlaşması ile kurulan Üçlü Karargâh, görevlerinin ifasında Bakanlar Komitesine karşı

sorumlu olacaktır. Komitenin olağan oturumu esnasında Karargâhın faaliyetlerinin teferruatlı

dökümünü muhtevi yıllık bir raporu Komiteye sunacaktır.

EK III

ANAYASANIN TEMEL MADDELERİNİN LİSTESİ

(Madde 182)

Maddeler ve Madde Kısımları

Madde Fıkra

1

3 fıkra 1 ve2

4 fıkra 1

fıkra 2 Cumhuriyet makamlarını ilgilendirdiği nisbette

fıkra 3 Cemaat makamlarınını ilgilendirdiği nisbette

fıkra 4 Cumhuriyet vatandaşlarını ilgilendirdiği nisbette

5

23 fıkra 4 Cumhuriyeti veya bir belediye teşkilatını ve (c) bendini

ilgilendirdiği nisbette

fıkra 5 Zorla iktisap edilen malların Cumhuriyet veya bir belediye

teşkilatı tarafından kullanılmasını ve sahibine iadesini

ilgilendirdiği nisbette

Fıkra 6

Fıkra 11 Cumhuriyet veya bir belediye teşkilatı tarafından yapılan zorla

iktisaba ve bu fıkranın mahkemelere müracaat etmeğe ve bunun

icrayı durdurucu tesirine taalluk ettiği nisbette

36 Fıkra 2

39 Fıkra 1 Genel oy hakkını ilgilendirdiği nisbette

42 Fıkra 1 Söz vermenin Anayasaya iman ve riayet etmeye dair olan kısmı

dışındaki metni hariç olmak üzere

Fıkra 2

43 Fıkra 1 Beş yıllık devreyi ilgilendirdiği nisbette

44 Fıkra 2 ve 4

46 Dördüncü fıkrası hariç olmak üzere

50 Fıkra 1 (a) bendinin (i)’dan-dahil-(vi)’ya-dahil-kadar olan kısmı hariç

olmak üzere

51 Fıkra 1 ve 2

Fıkra 3 Bütçe için konulan otuz günlük zaman hariç olmak üzere

Fıkra 4 ve 6

52 140’ncı madde gereğince Yüksek Anayasa Mahkemesine

müracaata dair kısmı hariç olmak üzere

53 Fıkra 1,2, ve 3

57 Fıkra 2 Mehil tahditlerine dair kısım hariç olmak üzre

Fıkra 4 İlanı ilgilendirdiği nisbette

61

62 Fıkra 2 Yüzde nisbetlerini, ayrı ve genel oy hakkını ve nisbetin herhangi

istatisik sayısından bağımsız olmasını ilgilendirdiği nisbette

65 Fıkra 1 Beş yıllık devreyi ilgilendirdiği nisbette

78

86

87 fıkra 1 (a)dan-dahil-(e)’ye-dahil-kadar olan bendler ve 88’inci maddeye

atıf yapan son kelimleri hariç olmak üzere (f) bendi

89 Fıkra 1 (b) ve (c) bendleri ve 2’inci ve 3’üncü fıkralar

92 Yalnız Cemaat Meclilerinin üyelerinin sayısını tayin etmelerini

ilgilendirdiği nisbette

108

112 Fıkra 1 Vasıflara dair kısmı hariç olmak üzere

115 Fıkra 1 Vasıflara dair kısmı hariç olmak üzere

118 Fıkra 1 Vasıflara dair kısmı hariç olmak üzere

123

126 Fıkra 1 Vasıflara dair kısmı hariç olmak üzere

129

130

131

132

133 Fıkra 1 Bend(2)’deki şart hariç olmak üzere

137 Fıkra 1

Fıkra 3 Yalnız kanunların veya kararların yürürlüklerinin durdurtulmasını

ilgilendirdiği nisbette

Fıkra 4 Şartı hariç olmak üzere

138 Fıkra 1

139 Fıkra 1 Temsilciler Meclisi ile Cemaat Meclisleri arasındaki yetki

uyuşmazlığını ilgilendirdiği nisbette

153 Fıkra 1 Bend (2)’deki şart hariç olmak üzere

157 Fıkra 1 ve 2

159 Fıkra 1,2,3, ve

4

160 Fıkra 1 Mahkemelerin baktıkları konuları gösteren kısmı

Fıkra 3 Şartı hariç olmak üzere

170

173 Fıkra 1 Şehirlerini isimleri hariç olmak üzere

Fıkra 3 Koordinasyon Komitesine verilen müşterek hizmetlerin

görülmesine dair kısmı hariç olmak üzere

178

181

182

185 Fıkra 2

Son DüzenlenmeCuma, 07 Şubat 2014 01:03
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık